Ana Menü
Ana Sayfa
Makaleler
Haberler
Destekleyenler
Destek Resimleri
Destekleyen Siteler
Görüntü Kayıtları
Ses Kayıtları
Tartışma Alanı
Gaspıralı

Reklâm
Türk Dili Yaz?lar?
  Kültür
  Dil-Kültür ?lgisi
  Dilbilgisi
  Modern Türkçe Dönemi
  Yeni Türkçe Dönemi
  Yeryüzündeki Diller
  Türk Dilinin Tarihi Dönemleri
  Ekler
  Türkçenin Bugünkü Durumu Ve Yay?lma Alanlar?
  Türkçede Yeni Kavramlar? Kar??lama Yollar?
  Türk Dilinin Bugünkü Durumu ve Yay?lma Alanlar?
  Lehçeler
  Kökler
  Dil Nedir - 2
  Türk Yaz? Dilinin Tarihi Geli?imi
  Türkler'in tarih Boyunca Kulland?klar? Yaz?lar
  Türkçenin Dünya Dilleri Aras?ndaki Yeri - 2
  Türkçenin Tarihi Geli?imi
  A??z
  Kültür Ta??y?c? Olarak Dil

Türk Dili Yazıları Arşivi
Türkçe Kar??l?k
 Destekleyici 
İngilizce sponsor sözü, "kefil; vaftiz babası; manevi baba" gibi anlamlar taşımaktadır. Dilimizde ise "Bir işi, bir etkinliği, bir programı destekleyen kuruluş veya kişi." anlamında kullanılmaktadır. Bu kullanım için önerdiğimiz karşılık: destekleyici. Sözün "sponsorluğu ile" biçimindeki kullanımı için de desteğiyle karşılığı uygun olacaktır.
 Sponsor 
doğal zayıflama, özel ders, orjinal pembe maske, ozoderm, tercüme, maydanoz hapı, smoky 7, sandalose, metrik kılavuz, psikolog, african mango,

mesut yar antakya biber hapı ile zayıfladı

Türk cumhuriyetleri ortak Latin alfabesinin neresinde
Prof. Dr. Mehmet Kara

Sovyetler Birli?i'nin da??lmas?ndan önce Türkiye'nin Türk cumhuriyetleriyle ili?kileri sa?l?kl? de?ildi. Rusya'n?n yay?lmac? politi­ka­s?na kar?? Türkiye dikkatli olmaya çal???yor, Rusya da egemenli?i alt?ndaki Türk yurtlar?yla Türkiye'nin ilgilenmesinden ve el alt?ndan yürüttü?ü faaliyetlerden rahats?zl?k duyuyordu.

1991'de Sovyetlerin da??lmas?yla birlikte Türk cumhuriyetleri de ba??ms?zl???na kavu?tu. Bunun sonucunda be? ba??ms?z Türk cumhuriyeti daha ortaya ç?km?? oldu: Azerbaycan, Kazakistan, K?rg?zistan, Özbekistan ve Türkmenistan. Dünyan?n de?i?ik bölgelerinde heyecan ve ilgiyle izlenen bu geli?meler, Türkiye'yi yak?ndan ilgilendiriyordu. "Haz?rl?ks?z yakaland?k" sözlerini o günlerde s?kça duyduk. Ne yapaca??m?z, ili?kilerimizi hangi çizgide yürütece?imiz tam olarak belli de?ildi. Milliyetçi çevrelerde daha bask?n olmakla birlikte Türkiye'de büyük ço?unluk y?llarca esir Türklerin bu esaretten kurtulmas?n? dillendiriyordu. Ancak esir Türkler ba??ms?z olunca neleri nas?l yapacakt?k, bunlar üzerinde fazla durulmuyordu. Çünkü Türk yurtlar?n?n büyük bir k?sm?n?n bu kadar k?sa sürede ba??ms?z olmas?na ihtimal verilmiyordu. Ba??ms?zl?k; yeni ordu, yeni bayrak, yeni para birimi gibi birçok "yeni"yi beraberinde getiriyordu. Bu hareketlilik içerisinde Türk dünyas?n?n kültür birli?i gündeme gelmeye ba?lad?. Kültür birli?inin sa?lanmas?nda, alfabe birli?i önemli oldu?u için Kiril'den Lâtin'e geçi?le ilgili tart??malar da gündemdeki yerini ald?.

Ortak alfabe için ilk giri?imler
Geçmi?te çok de?i?ik din ve kültürle yüz yüze gelen Türkler, yüzy?llar içerisinde bu kültür ve dinlerin etkisiyle alfabelerini de de?i?tirmi?lerdir. Bugüne kadar Türkçe metinlerde Göktürk, Uygur (So?d), Mani, Brahmi, Arap, Grek, ?brani, Kiril, Lâtin alfabeleri kullan?lm??t?r. Belki bu aç?dan yeni cumhuriyetler, alfabe de?i?tirme prati?ine yatk?n olabilirlerdi. Üstelik bir as?r içerisinde üç alfabe kullanm??lard?. Orta Asya ve Kafkaslardaki Türk boylar?, yaz?l? edebiyatlar?n?n ba?lang?c?ndan yakla??k 1928'e kadar (birkaç y?ll?k farkla) Arap alfabesini kullanm??lard?. 1928'de Rusya'n?n telkinleriyle Lâtin alfabesine geçmi?ler, bu alfabeyi de 1940 y?l?na kadar kullanm??lard?. 1940'tan 1990'l? y?llara kadar Kiril alfabesini i?lettikten sonra ba??ms?zl???n ard?ndan kimisi tekrar Lâtin'i kabul etmi?ler, kimisi de hâlâ Kiril'i kullanmaktad?rlar. Lâtin alfabesinin Türklere önerilmesi ve kabul etmelerinin sa?lanmas?nda amaç, büyük bir ihtimalle, onlar? önce Arap harflerinden bu yolla koparmak, daha sonra da Slav as?ll? Kiril alfabesini kendilerine kabul ettirmekti. Türkiye Cumhuriyeti 1928'de Lâtin'e geçince bir derece alfabe paralelli?i ortaya ç?kt??? için ilelebet bu alfabeyle yazmalar? da Sovyetlerin pek i?ine gelmezdi.

1991 ve hemen sonras?ndaki y?llarda dil alan?nda Türkiye ve Türk cumhuriyetlerinde önemli görü?meler ve heyecanl? tart??malar yap?l?r. 1991 y?l?nda Marmara Üniversitesi Türkiyat Ara?t?rmalar? Enstitüsü taraf?ndan "Milletleraras? Ça?da? Türk Alfabeleri Sempozyumu" düzenlenir. Bu sempozyuma kat?lan delegeler Türk lehçeleri için tavsiye edilen 34 harfli ortak alfabeye imza atarlar. Bu alfabe, Türkiye Türkçesinde kullan?lan Lâtin temelli alfabeye be? harfin daha ilâve edilmesiyle olu?turulur. ?lâve harfler büyüklü küçüklü ?unlard?r: "Ä ä", "Ñ ñ", "X x", "Q q", "W w". Bu toplant?lar ve tart??malar meyvesini vermeye ba?lar ve de?i?ik zamanlarda Azeri, Türkmen ve Özbekler kademeli olarak Lâtin alfabesine geçmeyi kararla?t?r?rlar. Azerbaycan, 25 Aral?k 1991'de Kiril harflerini b?rak?p Lâtin alfabesine geçme karar? al?r. Ancak "Ä ä" harfi yerine "? ?"yi kabul eder. Bu kabul, ayn? zamanda 34 harfli ortak alfabeden ilk sapmad?r. Buna ra?men söz konusu ortak alfabeye en sad?k kalan Azerbaycan'd?r. Bu alfabenin Türkiye'de yürürlükte olan alfabede bulunmayan karakterleri ?unlard?r: "", "Q q" ve "X x". Yeni Azeri alfabesiyle yaz?lm?? bir metin, kod farkl?la?mas? olmad??? için Lâtin temelli alfabe kullanan biz Türkiye Türkleri taraf?ndan kelimelerin rahat anla??lmas?nda büyük kolayl?klar sa?lam?? oldu. 12 Nisan 1993'te Türkmenistan, 2 Eylül 1993'te de Özbekistan Lâtin alfabesini kabul ederler. Bu iki Türk cumhuriyetinin kabul ettikleri alfabede 34 harfli ortak alfabeden sapma epeyce fazlad?r. Türkmenistan, farkl? kodlar? benimseyerek, kabul edilen 34 harfli Türk alfabesinin biraz d???na ç?km?? oldu ve "?" yerine "y", "y" yerine "y", "c" yerine de "j"yi kabul etti. Örnek olarak; "dizgici" veya "ürün toplay?c?" anlamlar?na gelen "y?g?c?" kelimesi, "yygyjy" ?eklinde yaz?l?nca, bu kelimenin ya?ad??? bir ba?ka lehçe ana dili olanlar için ilk andaki h?zl? ça?r???m yok edilmi? oldu. Türkiyeli birisi "y?l?n?" kelimesini ""yylyny" ?eklinde görünce onda hiçbir ça?r???m yapmaz. Özbekistan bir yandan "?", "ç" gibi harflerin ?ngilizcedeki yaz?l??lar? olan "sh" ve "ch"yi esas al?rken bir yandan da yuvarlakla?an "a" ile "o"nun tek kodla gösterilmesini kabul ederek iki farkl? harfi birle?tirmi? oldu. Lâtin temelli alfabeyi kullanan Türkler taraf?ndan "çiçek" kelimesi "chichek" ?eklinde yaz?l?rsa, ilk bak??ta farkl? kod seçimini bilmeyenlerce bu kelimenin ?ngilizce san?lmas? kaç?n?lmazd?r. "Çocuk çok nazl? bir çiçektir" cümlesini "Chocuk chok nazl? bir chichek­tir" biçiminde yazd???m?zda bütün kelimelerini çok iyi bildi?imiz Türkiye Türkçesine ait bir cümle bizden bu kadar uzakla??rsa, baz? kelimelerini bilemeyece?imiz Özbekçe bir metnin böyle bir tercihle ne kadar uzakla?aca??n? siz dü?ünün. Bu yakla??mlar?n bir sonucu olarak, kelimeyi anlamak için harcamam?z gereken ilk gayreti alfabeyi çözmeye ay?rmak durumunda kal?yoruz. Verdi?imiz örneklerdeki gibi farkl? kodla gösterilmi? olan ayn? karakterlerin bütün metin örgüsü içinde var oldu?unu dü?ündü?ümüzde, Türk lehçeleriyle yaz?lm?? metinlerin i?aretlerin arkas?na gizlenmesiyle Türkler aras?nda anla?ma birkaç ad?m daha zorla?m?? olacakt?r. Türkmenistan ve Özbekistan da günün birinde bu farkl? kod tercihinin birlikten çok ayr?l??a sebep olaca??n? anlay?p gerekli düzeltmeyi yapacaklard?r. Nitekim Türkmenistan, bu anlamda daha önce 34 harfli ortak Türk alfabesinin d???nda kabul etti?i baz? karakterleri sonradan düzeltmi?tir. Azeri, Türkmen ve Özbeklerin d???nda ?u ana kadar Gagavuzlar, Karakalpaklar, K?r?m ve Kazan Tatarlar? da Lâtin alfabesine geçme karar? alm??lard?r. Ancak 2002 y?l?nda Duma'n?n ald??? karar? meclis de onay?p kanun hâline getirince Kazan Tatarlar?n?n alfabe de?i?tirme giri?imi engellenmi?tir. Ç?kar?lan kanuna göre, Rusya Federasyonu içindeki bütün halklar ana dillerini yazarken Kiril esasl? kendi alfabelerini kullanmak zorundad?rlar.

Kazakistan ve K?rg?zistan ba??ms?z olduklar? için onlar?n bu tür s?k?nt?lar? yoktur. ?sterlerse hür iradeleriyle Lâtin'e geçebilirler. 23 Kas?m 2007 tarihinde Cumhurba?kan? Abdullah Gül'e Türk Ocaklar? Genel Ba?kan? Nuri Gürgür taraf?ndan sunulan 18 maddeli raporun 13. maddesinde ortak alfabe ve Kazakistan'?n tavr? konusunda ?öyle denilmi?tir: "Ortak alfabe konusu sürekli gündemde tutulmal?d?r. Karde? cumhuriyetler Latin alfabesine geçme konusunda oldukça mesafe alm?? bulunuyorlar. Daha önce Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan'?n bu yöndeki kararlar?ndan sonra, son olarak Kazakistan'?n da ayn? yönde ad?m atmas? sevindirici bir geli?medir." "Dil ve alfabe konusunda ortak bir paydada bulu?mam?z? sa?lamak amac?yla ili?kiler her alanda geli?tirilmelidir. Daha önce bilimsel toplant?larda ortaya ç?kan görü? birli?ine paralel ?ekilde 34 harfli çerçeve alfabe gibi kararlar hayata geçirilmelidir. Bu hususta Türkiye de dahil ülkelerin kendi alfabelerini koruma dirençleri gözlenmektedir. Bu konuda örnek bir davran?? sergileyebiliriz, alfabemizde esasen ihtiyaç bulunan iki harfin eklenmesini yeniden dü?ünebiliriz. Ortak e?itim kitaplar?, tarih, dil ve edebiyat konular?nda al?nan birçok karar?n temenni mahiyetinde kalm?? olmas?, gerçekçi ve kal?c? at?l?mlar?n yap?lmamas? büyük bir handikapt?r."

Do?ru kültür politikalar? ?art
Azeri ve Türkmenlerin alfabe de?i?ikli?ini h?zl?ca benimseyip hayata geçirmelerinde uzun y?llard?r Lâtin alfabesi kullanan Türkiye Türklerinin O?uz soyundan gelmeleri etkili olmu? olabilir. Bu aç?dan Latin'e geçmekte istekli olan Kazaklara Lâtin alfabesinin kabulü konusunda her türlü deste?in sa?lanmas? gerekir. Çünkü onlar Lâtin'e geçtiklerinde yine K?pçak soyundan gelen K?rg?zlar?n Lâtin alfabesine geçi?i daha erken ve kolay olacakt?r. Öte yandan Kazaklar Lâtin alfabesine tam olarak geçerlerse, Kiril alfabesi kullanan tek Türk cumhuriyeti olarak K?rg?zistan kalacak, bu durum da onlar? Lâtin'e geçmeye te?vik olacakt?r. Kazakistan'?n Türkiye Türklerinin kulland??? 29 harfe ilâveten yeni kabul edece?i alfabeye 34 harfli ortak Türk alfabesinden "Ä ä", "Ñ ñ", "Q q", "X x", "W w" harflerini ekleyebilir. Rusça kelimelerde "V v", Türkçe kelimelerde ise "W w" harfini kullanabilirler. Kiril'den Lâtin'e geçi?te siyasî iradeyi yönlendirenler; dilbilimcilerin görü?lerine itibar etmeli, karar verirken kendilerine sunulan raporlardaki bilimsel ölçütleri mutlaka göz önünde bulundurmal?d?rlar.

Dikkat edilmesi gereken ba?ka hususlar da vard?r. 1940 y?l?nda kullan?lmaya ba?layan Kiril alfabeleri her cumhuriyet için ayr? ayr? karakterler göz önüne al?narak haz?rlanm??t?r. Bu, Ruslar?n özel tercihine dayan?yordu. Paralel karakterler kullan?lm?? olsayd?; o zaman Türk boylar? de?i?ik lehçelerde yaz?lm?? metinleri, en az?ndan ortak ö?eler söz konusu oldu?unda, çok kolay anlayabilirlerdi. Ancak alfabe örüntüsündeki kar???kl?k, ?uuralt?ndaki h?zl? ça?r???ma engel oluyordu. Kiril alfabesi, ayr?ca Türkçe için gerekmeyen "E e", "E e" "" "I-O I-O ", ("Ye y?", "Yo yo", "Ya ya", "Yu yu") gibi ikili karakteri gösteren harflere sahipti. Bu ?ekilde yap?lan tercihler, ayn? milletin çocuklar?n? birbirinden uzakla?t?rmay? amaçlayan özel bir tasar?m?n ürünüydü. Türk cumhuriyetlerinin yetkilileri, ak?ll? davran?p ba??ms?zl??a kans?z/ac?s?z kavu?mu?ken Rusya'n?n yapmaya çal??t??? ?ekilde bir tercihle hareket etmemeliydiler. Aksine ihtiyaç duyduklar? birkaç harfi 34 harfi alfabeden ilâve etmekle birlikte ayn? karakterleri kullanarak ?uur alt?n? harekete geçirip dilde yak?nla?may? do?urabilecek paralel kodlar?n kullan?lmas?na özen göstermeliydiler.

Özal'dan sonra kesintili olarak yürütülen ili?kiler, Cumhurba?kan? Abdullah Gül'ün Azerbaycan ve Türkmenistan ziyaretleriyle yeni bir ivme kazanm??t?r. Cumhurba?kan?'n?n Kazakistan'a yapt??? seyahatte alfabe konusunun tekrar gündeme gelmi? olmas? ve ileriye yönelik olumlu geli?melerin ya?anacak olmas? sevindiricidir. Bu yeni dönemde Cumhurba?kan? ve Ba?bakan'?n Orta Asya ve Kafkaslar ile gerçek anlamda ilgilenmeleri beklenmektedir. ?ran, Çin, Rusya ve Amerika'n?n bölgedeki giri?imlerini Türkiye görmezden gelmemelidir. ?u ana kadarki ini?li ç?k??l? ili?kilere ra?men Türkiye bu bölgelerle ileti?im kurmada hâlâ daha avantajl? durumdad?r. ?uuralt?n? harekete geçirecek imkânlara sahip bir ülkeyiz. Yeter ki do?ru politikalar? belirleyebilelim. Öte yandan ?u ana kadar bu bölgelerde okullar aç?lm??, ticarî ve ekonomik ili?kiler yava? da olsa derinle?meye ba?lam??t?r. Yap?lacak olan en önemli i?; daha önce buralarda e?itim hizmetinde, ticarî ve ekonomik hizmetlerde bulunmu? olanlarla ileti?im kurarak do?ru at?lan temellerin üstüne bina kurmaya devam etmektir. Orta Asya bizim her zaman gönlümüzde etkili bir yere sahiptir. Atalar?m?z, bir zamanlar oradan gelerek Anadolu'yu maddî ve manevî anlamda yurt hâline getirmi?lerdi. Yeni ili?kilerde zorluklar her zaman kar??m?za ç?kacakt?r. Ancak birbirimizi iyi anlay?p sevgi, dayan??ma, kayna?ma, yard?mla?ma gibi de?erleri iyi temsil edersek; Türkiye, her yönüyle anayurdumuzdaki gönüllerde kal?c? bir ?ekilde yer edecek ve Orta Asya'n?n gelece?i daha ayd?nl?k olacakt?r.

PROF. DR. MEHMET KARA / FAT?H ÜN?VERS?TES? Ö?RET?M ÜYES?

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=625190


  
Prof. Dr. Mehmet Kara
mehkara@yahoo.com




Bu köşe yazısı 6217 defa okunmuş.

Prof. Dr. Mehmet Kara 'nın Diğer Yazıları



Anasayfa | Tartışma Alanı | Destekleyenler | Destek Resimleri | Haberler | Makaleler | Yazım Kuralları | Künye | İletişim

®2005 - 2006 Anadilim.org Türkçe ve diğer Türk Lehçeleri(Dilleri) hakkında bilgi vermek ve bu dillerin kullanımını en üst seviyede tutmak için kurulmuştur.
Tüm Haklari N. Kaan Fakılı ya aittir. Bu site Php Nuke kodlarının % 70 değiştirilmesi ile oluşturulmuştur.