Ana Menü
Ana Sayfa
Makaleler
Haberler
Destekleyenler
Destek Resimleri
Destekleyen Siteler
Görüntü Kayıtları
Ses Kayıtları
Tartışma Alanı
Gaspıralı

Reklâm
Türk Dili Yaz?lar?
  Kültür
  Dil-Kültür ?lgisi
  Dilbilgisi
  Modern Türkçe Dönemi
  Yeni Türkçe Dönemi
  Yeryüzündeki Diller
  Türk Dilinin Tarihi Dönemleri
  Ekler
  Türkçenin Bugünkü Durumu Ve Yay?lma Alanlar?
  Türkçede Yeni Kavramlar? Kar??lama Yollar?
  Türk Dilinin Bugünkü Durumu ve Yay?lma Alanlar?
  Lehçeler
  Kökler
  Dil Nedir - 2
  Türk Yaz? Dilinin Tarihi Geli?imi
  Türkler'in tarih Boyunca Kulland?klar? Yaz?lar
  Türkçenin Dünya Dilleri Aras?ndaki Yeri - 2
  Türkçenin Tarihi Geli?imi
  A??z
  Kültür Ta??y?c? Olarak Dil

Türk Dili Yazıları Arşivi
Türkçe Kar??l?k
 Hayal 
Yunanca utopia "olmayan ülke" anlamına gelmektedir. Buradan hareketle ütopya sözü, "Gerçekleştirilmesi imkânsız görünen tasarı, düşünce." anlamında kullanılmaktadır. Sözün bu anlamı için dilimizde hayal karşılığı bulunmaktadır. Aynı söz edebiyatta "hayal edilen ülke" anlamıyla da kullanılabilmektedir. Sözün bu anlamı için, hayal ülke; türevlerinden ütopik için hayalî ve ütopist için de hayalci karşılıkları uygun olacaktır.
 Ütopik 
doğal zayıflama, özel ders, orjinal pembe maske, ozoderm, tercüme, maydanoz hapı, smoky 7, sandalose, metrik kılavuz, psikolog, african mango,

mesut yar antakya biber hapı ile zayıfladı


?smail Gasp?ral?'n?n Fikirleri
?smail Gasp?ral?'n?n fikirlerinin tam bir tasnif ve tahlilini yapabilmek için onun Tercüman'da ve Tonguç, ?afak, Kamer, Ay, Y?ld?z, Güne? gibi küçük gazetelerde ç?kan yaz?lar?n? toplay?p ne?retmek lâz?md?r. Ayn? ?ekilde mühim kitaplar?n?n da ne?rine ihtiyaç vard?r. Ancak bundan sonra Gasp?ral?'n?n bütün fikirlerine eri?ebilmemiz mümkün olur. Türk âlemine bu kadar büyük tesiri olmu? bir insan?n, do?umundan 140 sene, ölümünden 77 sene geçti?i halde makale ve eserlerine sahip olamay???m?z, teessüf edilecek bir haldir. Gasp?ral? hakk?nda, G. Burbiel taraf?ndan 1950'de Almanya'da; E.J. Lazzerini taraf?ndan 1973'te Amerika Birle?ik Devletlerinde yap?lm?? doktora tezleri de yay?mlanm?? de?ildir. Tercüman ve Gasp?ral? ?smail Bey'in ne?retti?i di?er mecmua ve kitaplar? da tam koleksiyon halinde Türkiye kütüphanelerinde bulmak mümkün de?ildir. O halde Gasp?ral?'n?n fikirlerini tetkik için ?imdilik elimizde, kütüphanelerimizde mevcut çok az say?daki Tercüman nüshalar? ile onun hakk?nda yaz?lm?? makaleler ve birkaç kitap kal?yor. Bu kitaplar içinde ilk ve önemli olan? Cafer Seydahmet K?r?mer'in 1934'te ?stanbul'da ne?retti?i Gasp?ral? ?smail Bey ad?ndaki eserdir.



?ki ilim adam?m?z?n son y?llarda ne?retti?i iki eser, bu sahadaki bo?lu?u dolduracak k?ymetli kitaplard?r.





Bunlardan birincisi 1987'de Ankara'da Türk Kültürünü Ara?t?rma Enstitüsü taraf?ndan ne?redilen, Prof. Dr. Mehmet Saray'?n haz?rlad??? Türk Dünyas?nda E?itim Reformu ve Gasp?ral? ?smail Bey adl? eserdir.





?kincisi, Doç. Dr. Nâdir Devlet taraf?ndan haz?rlanan ve 1988'de Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanl???'nca ne?redilen ?smail Bey (Gasp?ral?) isimli eserdir.





Bu son iki eser, Amerikal? ilim adam? Lazzerini'nin ?smail Bey Gasp?rinski and Müslim Modernism in Russia 1878-1914 adl? doktora tezinden de geni? ölçüde istifade etmi?lerdir.





??te biz de Gasp?ral?'n?n fikirlerini incelerken onun ula?abildi?imiz makalelerine ve yukarda adlar?n? sayd???m?z eserlere müracaat edece?iz. Gasp?ral?'n?n fikirlerini üç esas maddede toplamak mümkündür:





1. Bat?n?n yeni ve faydal? fikirlerini ö?renip müslüman dünyas?nda yaymak,


2. Maarifi yeni usule göre ?slah eylemek,


3. Osmanl? Türkçesini, bütün Türk dünyas?n?n anlayaca?? mü?terek bir edebî dil haline getirmek.





Bunlara s?ra ile göz atal?m.





1- Bat?n?n yeni ve faydal? fikirlerini ö?renip müslüman dünyas?nda yaymak. Gasp?ral? bu konuda yaln?z makaleler yazmakla kalmam??; Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-? Muvâzene (1885), Kolera Vebas? ve Onun Deva ve Dârûsu (1887), Beden-i ?nsan (1901), Mir'ât-? Cedid (1901) gibi eserler de yazarak ne?retmi?, çe?itli sohbet ve konferanslar?yla da halk? ve müslüman dünyas?n? ayd?nlatma?a çal??m??t?r.





?smail Gasp?ral?'ya göre kalk?nma ve ilerleme, her milletin ve co?rafyan?n hususî ?artlar?na göre olur. O, "maârifin usûl-i inti?âr?n?n her bir iklim ve kavmin ahvâl-i husûsiyesine muvaf?k bulunmas? kaide ve kanun halindedir" der. ?çtimaî hadiselerde ve hatta edebiyatta ?rk ve muhitin önemli rolü oldu?u, 19. asr?n sonlar?nda Avrupa'da çok yayg?n ve hakim bir fikirdir. Gasp?ral? hep Japonya'y? örnek gösterenlere de ayn? görü?le itiraz eder ve ?öyle der: "Zaman?m?zda Japonya pek modad?r. Japonya'n?n s?naî terakkisi numune gösterilip misal olabilece?i söylenmektedir. Biz böyle zannetmiyoruz. Japonya'n?n ahvâl-i içtimâiyesi memâlik-i islâmiyeden ba?kacad?r. Japonlar ve Çinliler, kadimden beri ehl-i san'att?rlar Ne bizim Türkler ve ne de ?ranîler bunlarla k?yas edilemez."





?slâm dünyas?nda zanaat ve ticaretin yayg?n olmad???n?, müslümanlar?n buna al???k olmad???n? dü?ünen Gasp?ral?, kalk?nmaya ziraattan ba?lanmas?n? istemektedir. Önce ziraat geli?tirilmeli, ziraî mahsuller iyi pazarlan?p sat?lmal?; sermaye birikiminden sonra sanayie geçilmeli. Gasp?ral?'n?n bu fikirleri tabiata uygundur. Her ülke elindeki imkânla i?e ba?lamak zorundad?r. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti de öyle yapm??, önce ziraati geli?tirmi?, sonra sanayie geçmi?tir.





Bu dü?ünce tarz? dolay?s?yle Gasp?ral?, yabanc? sermayeye de itiraz eder. Osmanl? ülkesindeki kapitülâsyonlar?n zararl? oldu?unu söyler.





Bat?n?n ya?ay?? tarz?nda ve ilerlemesinde kad?n?n rolü de önemlidir. Gasp?ral? müslüman kad?n?n da cemiyette ve i? hayat?nda aktif rol almas?n? ister; Tercüman'da s?k s?k ba?ar?l? Türk kad?nlar?n?n faaliyetlerinden bahsederek onlar? över(3). ?smail Bey, kad?n mevzuuna o kadar ehemmiyet verir ki 1906 y?l?nda hususî bir kad?n dergisi ne?rettirir. Bu dergi, k?z? ?efika Han?m'?n idaresinde ç?kan Âlem-i Nisvan, yani "Kad?nlar Dünyas?"d?r. Gasp?ral?, çocu?un terbiyesinde, birinci derecede kad?n?n rolü oldu?una inand??? için kad?n?n kültürlü ve bilgili olmas?na önem verir.





Gasp?ral?, Tercüman'daki "Bizim Hal ve Mai?et" adl? makalesinde yeni fikirlerle eski fikirleri, ?u alâka çekici cümlelerle anlat?r:





"... Umumiyet ve ekseriyet üzere görenek esiri muhafazakâr (konservatör) olan ahâliden terakki ve ?slahat muhibleri (liberaller) ayr?l?p, e?ya ve ahvâle bak?? ve dünyadan istek ve matlab cihetlerinde birbirlerinden tefrik oldular."





"Bunlardan terakki ve ?slahat isteyenlere "yeni fikirli" istemeyenlere "eski fikirli" nam? verip bahsedece?iz"(4).





?smail Gasp?ral?, eskiden toy, bayram, ziyafet ve meclislerde, havadan sudan bahsedilir, masal ve rüyalar anlat?l?rken, ?imdi maariften, mektepten bahsedildi?ini anlat?r. "Yeni fikirlilerin matlab? millî mekteblerde tedrisi ?slah, talebe ahvâlini nizamlamak, Rus dilini ve fünûn ve bilük tahsil etmek edebî ve yeni tertip risaleler ve fen kitaplar? okumak, cem'iyet-i hayriyeler ve umumi kütüb ve k?raathaneler tesis etmek gibi i?lerden ibârettir. . . Eski ve güzel âdetlere ve hallere ra?bet ederler, lâkin her gördüklerini, her i?ittiklerini mîzân-? akla çekip ibret ve tenkîdâta hevestirler, Eski fikirlilerin matlab ve efkâr? pek sâdedir. 'Dural?m, ileri gitmeyelim'den ibarettir. Gün gelir, gün gider bunlar berkarar kalmal?. Ku?lar yaz?n gelir, k???n gider-Bunlar ta? gibi hareketsiz durmal?. . . ba?lar?nda bulunan kalpak k?yamettir, giydikleri ruban?n endâm?-ilme hürriyettir; gömleklerinde olan kir ve ter güya eser-i keramettir, her ne i?e göz atsalar âh?r-? nedâmettir"(5).





2- Bat?n?n ilerlemesinde maarifin birinci derecede rolü oldu?una inanan Gasp?ral? kalk?nman?n hangi s?ra ile gerçekle?ece?ini gayet iyi tesbit etmi?tir: "Terakki meselesi maârifin terakkisine, maârifin terakkisi de ulemâ ilerlemesine tevakkuf etmektedir" (6). Yani önce âlimler ço?alacak, ilerleyecek; onlar maârifi ilerletecekler ve maârif bütün memleketi kalk?nd?racak. Bugün de geçerli olan bu düstur, ?smail Gasp?ral?'n?n ba?l?ca gayesi hâline gelmi? ve ömrünün uzun senelerini o, bu i?e vakfetmi?tir.





Gasp?ral?, eski ö?retim usûlüne kar??, usûl-i savtiye ad?n? verdi?i ve okuma yazmay? çok çabuk ö?reten yeni bir metot geli?tirmi?, bu metodu önce hocalara ö?retmi?, usûl-i cedid mektepleri denilen yeni okullar açm?? ve açt?rm??t?r. 1884'te Bahçesaray'?n Kaytmaz A?a mahallesinde Gasp?ral?'-n?n bizzat açt??? "birinci mekteb-i cedid" Rusya Türkleri aras?nda h?zla yay?lm??, 1914'te yani 30 y?l sonra say?lar? 5000'e ula?m??t?r(7).





?stanbul'da ç?kan Türk Yurdu dergisine 1911'de yazd??? "Türk Yurducular?na" adl? uzunca makalesinde Gasp?ral? "Usûl-i Cedid nas?l ba?lat?p yayd???n? tatl? bir üslûpla anlat?r(8).





3- 13. as?rdan önce bütün Türklerin edebî dilleri tek ve mü?terek idi. Çe?itli Türk boylar?n?n ayr? ayr? a??z ve ?iveleri vard?; fakat bunu sadece konu?mada kullan?rlard?; yaz?da kulland?klar? edebî dil ortakt?. Bilge Ka?an, Köl Tigin, Tonyukuk âbideleri; Altun Yaruk, Sekiz Yükmek, Irk Bitig gibi Uygur devri eserleri; Kutadgu Bilig, Atabetü'l-Hakay?k gibi Karahanl? eserleri bu mü?terek edebî dille yaz?lm??t?. 11. as?rda Ka?garl? Mahmud bu edebî dile "Hâkaniye" ad?n? vermi?ti.





11. as?rdan itibaren O?uz Türklerinin Azerbaycan ve Anadolu'ya gelmesiyle ortaya ç?kan co?rafî, siyasî, kültürel ve. lengüistik durum; O?uz a?z?n?n yeni bir yaz? dili hâline gelmesine sebep oldu. Böylece 13. as?rdan 19. asr?n sonlar?na kadar Türkler, iki edebî dil kulland?lar. Bunlardan birincisi; Türkistan, Harezm, Kuzey-Kafkasya ve ?dil-Ural'da, hattâ birkaç as?r M?s?rda kullan?lan ve Hâkaniye Türkçesinin devam? olan Kuzey-do?u Türkçesi idi. Ara?t?r?c?lar buna "Mü?terek Orta Asya Türkçesi", "Ça?atayca" gibi isimler de verirler. ?kinci edebî dil; Azerbaycan, Anadolu, Kuzey Irak ve Suriye ile Balkanlarda, hattâ birkaç as?r Kuzey Afrika'da kullan?lan Bat? Türkçesidir. Buna "Osmanl?ca" da denmi?tir. Ancak Türklerin kendileri, Kuzeyde olsun, Do?uda veya Bat?da olsun kulland?klar? dile "Türk dili" veya "Türkî" diyorlard?. Azeri Türkçesi Osmanl?'dan pek farkl? olmad??? için onu ayr? bir edebî dil saym?yoruz. Fuzulî, hem Azerbaycanl?lar?n, hem de Osmanl?lar?n ?âiri idi. K?r?m Türkleri de 1475'-ten sonra Osmanl? edebî dilini kulland?lar Gazi Giray Han gibi, Â??k Ömer gibi divan ve halk ?airleri yeti?tirdiler.





19. as?rda Türk dilinin ortakl???n? Zeki Velidi Togan ?u sat?rlarla anlat?r:





"19. asr?n ortalar?na kadar Türkistan?n her taraf?nda Bat? ve Do?u Türkistan'da Kazak ve Kazan ülkelerinin hepsinde umumî Ça?atay dili kullan?l?yordu. 19'uncu as?rda Ka?garda Khocalar'?n ve Yakub Be?in târihine ait yaz?lan eserlerle, Kh?yvada (Hîve'de) Munis ve Âgehî gibi müelliflerin ve Kazakistanda An?lay ve Bükey Ordas?nda Cihangir Han?n yaz?lar?nda kullan?lan dil ayn? dildir" (9).





19. asr?n ikinci yar?s?nda Ruslar?n Türkistan'? almas?ndan sonra Türk edebî dilinde dalgalanmalar ba?lad?.





Rusya'daki Türkleri Rusla?t?rmak ve hristiyanla?t?rmak için büyük gayret sarfeden ve ?smail Gasp?ral? gibi ayd?nlar? bu yolda büyük engel kabul eden Nikolay ?lminskiy, 25 May?s 1876'da "çe?itli i?aretlerle hareketlenmi? Rus alfabesinin müslüman Türklerin kulland??? ayr? lehçelere uygulanmas?n? teklif etti. Bununla da yetinmeyen ?lminskiy, mü?terek bir Türk-Tatar dili yerine, her bir boy için boy ?ivesinin ana dil olarak kabul ettirilmesini" ileri sürdü"(10). ?lminskiy, Tatar ve Kazak ayd?nlar?na tesir ederek onlara da kendi boy dillerinde gramerler, alfabeler ve eserler yazd?rtt?"(l1). Bir yandan da Türkistan'da Mikola Ostroumov "Türkistan Vilâyetinin Gazeti"ni ç?kar?yor ve 1883'ten 1917'ye kadar bu gazetede ?ehir a?z?na dayanan Özbekçeyi yaz? dili hâline getirmeye çal???yordu(12).





??te Gasp?ral?'n?n ç?k??? da tam bu y?llara rastlar. Daha ilk ç?kard??? Tonguç gazetesinde "Türk-Tatarlar?n lisanda birli?i meselesini ortaya atar ve fiilen her tarafta anla??labilecek bir Türk dili ile yazar"(l3). bu gazetenin mukaddimesinde ?öyle der: "Milletimizin eseri olan lisan?m?z edebiyatça i?lenmemi? ise de e?itime ve kaidelere gelecek lisand?r. Gayet nâzik Tatar türkülerinden, Nogay cönklerinden, K?rg?z ve Türkmen c?rlar?ndan anla??l?r ki e?er lisân?m?z usta bulup, kelime al?n?p i?lenirse, ?imdikine göre çok dereceler parlak ve kullan??l? olur"(14).





?kinci olarak ç?kard??? ?afak'ta "malum bir türkünün Kazan'da ve K?r?m'da nas?l söylendi?ini yazar ve bu iki lehçenin yak?nl???n? mü?ahhas misâllerle gösterir"(15).





?smail Gasp?ral? ömrü boyunca Osmanl? Türkçesini bütün Türklerin umumî edebî dili hâline getirmeye çal??t?. Fakat onun istedi?i yabanc? unsur ve kaidelerle dolu bir Osmanl?ca de?il, halk taraf?ndan anla??lmayan yabanc? unsurlardan temizlenmi? sade bir Osmanl? Türkçesi idi. Kendisi de ömrü boyunca Tercüman'da ve bütün eserlerinde böyle sade bir Osmanl? Türkçesi kullanm??t?r. Büyük Türk ?airi Mehmet Emin Yurdakul'un Türkçe ?iirler kitab?na te?ekkür için ?airimize yazd??? mektupta ?öyle der:





"... Âsâr-? edebiyye ve ?i'riyye aras?na böyle meslekli bir eser arala?t?rmak Türk âlemine büyük bir hizmettir ki denmen tebrik ediyorum. Türk âlemine dedi?im mübalâ?a zannolunmas?n; mübalâ?ay? ne severini ve ne ederim; do?rusudur, çünkü ?iirlerinizi Edirne, Bursa, Konya, Ankara, Erzurum Türkleri anlay?p, lezzetlenip okuyacaklar? gibi, Tiflis, Tebriz, ?irvan, Horasan, Türkistan, Kâ?gar, De?t-i K?pçak, Sibirya, Kazan ve K?r?m Türkleri de okuyacakt?r ki, bu ?erefe Fuzulî ve Nâbî nail olamad?lar. K?rk elli milyonluk ve otuz as?rl?k bu âleme iptida bir ka??k o?ul bal?n? yediren siz oldunuz ki size ?erefti, bize saadettir. . . Tebrik ediyorum... Tercüman'?n da çabalad??? bu yolda hizmettir. Sade ve kaba lisand?r ki, Dersaadetin hamal ve kay?kç?lar?na,' Çin dahilinde bulunan Türk devecilerine gazeteyi tan?tm???n; Kazan'da, Sibirya'da oldu?u gibi. Tebriz'de ve Horasan'da da Bahçesaray dilini ö?renme?e meyil do?urmu?tur"(16).





Gasp?ral? ?smail Bey, yukar?daki sat?rlarda müdafaa etti?i ve yaz?lar?nda bizzat tatbik etti?i mü?terek Türk edebî dili gayesini, nihayet 1905 senesinde bir ?air haline getirmi? ve me?hur "dilde, fikirde, i?te birlik" ?iar?n? "Tercüman" ad?n?n ba??na ilâve etmi?tir"(17).





Gasp?ral?'n?n dilde birlik gayesini ?lminskiy de fark etmi? ve savc? Pobedobçev'e yazd??? mektuplarda Gasp?ral? ?smail Bey'in "kendi yay?n organlar?yla Osmanl?cay? Türk soyundan gelen bütün müslümanlar?n ortak dili yapmak" istedi?ini ifade etmi?tir(18). "Duydu?uma göre" diyor ?lminskiy, "Kazan'da Türkçe gazetelerin ve ayr?ca ders kitaplar?n?n say?s? her geçen y?l artmaktad?r. Kitaplar?n muhteviyat? Avrupaî, dili Osmanl?cad?r"(19).





Gasp?ral?'n?n ba?latt??? ve ?lminskiy'nin de kendisine göre tehlikeli bir gidi? olarak mü?ahede etti?i bu proses, Kazan'da oldu?u gibi Azerbaycan'da da tesirini gösteriyordu. 20. asr?n ba?lar?nda Azerbaycan edebî dilinin alaca?? ?ekil hakk?nda epeyi tart??malar olmu?; Osmanl? Türk edebî dilini kullananlarla, Azerbaycan'da diyalektik hususiyetlere dayanan yeni bir edebî dil yaratmak isteyenler ?iddetli münaka?alara tutu?mu?lard?. Daha 1876'da Azerbaycan'da Hasan Bey Zerdabî, Ekinci gazetesinde (say?: 14) "Türkçenin umumile?tirilmesi teklifinde bulunmu?tur" (20). Osmanl? Türk edebî dilini müdafaa edenler 1900'lü y?llarda Hüseyinzade Ali Bey'in "Füyuzat" mecmuas?nda, 1910'lu y?llarda, "?elâle" ve "Dinrilik" dergilerinde toplanm??lard?(21). 1920'li y?llarda Türkiye edebî dili Azerbaycan'da art?k ö?retim dili olmu?tu Bu durumun 1930'lu y?llar?n ortalar?na kadar devam etti?ini Azerbaycan'l? dilci Tevfik Hac?yev, ders ve gramer kitaplar?ndan, resmî yaz?lardan, edebî ve ilmî eserlerden Örnekler vererek anlat?r(22).





Hüseyin Cavid, Mehmed Hadi gibi büyük ?airler tamamen Osmanl? Türkçesini kullan?yorlard?, ?smail Gasp?ral?'n?n gayesi, 1920'li y?llarda Azerbaycan'da tamamen muvaffak olmu?tur.





Ancak 1920'lerden sonra durum tekrar de?i?ti. Yeni idareciler ?lminskiy'nin sistemini benimsediler ve her boyun ?ivesine dayal? yeni edebî diller yaratt?lar. ?ayet Türkler kendi kararlar?n? kendileri verebilseydiler Gasp?ral? ?smail Bey'in ba?latt??? ve büyük mesafe kateden proses devam edecek ve bugün belki de mü?terek bir edebî dile kavu?mu? olacakt?k. Yeni sistem her boyun edebî dilini birbirinden ay?r?p yerli diyalektlere ba?lad??? gibi, 1929 y?l?nda K?r?m'da da, ?smail Gasp?ral?'n?n kulland??? dil yerine, Orta Yolakl? ?iveyi esas kabul eden edebî dilin kullan?lmas?n? kararla?t?rm??t?r(23).





Türk dünyas? ?imdi Perestroyka siyaseti ile yeni bir proses içine girmi?tir. Muhtemeldir ki Türk ayd?nlar?, kulland?klar? edebî diller üzerinde yeniden dü?üneceklerdir. Bu yeni durumda ve do?umunun 140. senesinde ?smail Gasp?ral?'y? ve onun fikirlerini hat?rlamamak mümkün de?ildir. Son olarak "Usûl-i Cedid"de edebî dil meselesine temas ederek konuyu ba?lamak istiyorum.





?smail Gasp?ral?'n?n "tavsiye etti?i programa nazaran Usûl-i Cedid yani Avrupa tarz?nda tanzim etmi? ibtidaî mekteplerde ilk ö?retim mahallî lehçelerle olacakt?; fakat üç sene kadar ibtidaiyede okuyanlar, mutlaka edebî lisan dedi?i Umumî Türk dilini ö?renecekler ve dördüncü seneden itibaren ö?retim art?k umumî Türk diliyle yap?lacakt?" (24).





* Akmescit, Mart 1991


(1) Cafer Seydahmet K?r?mer, Gasp?ral? ?smail Bey. ?stanbul, 1934, s. 166.


(2) a.e., s. 158.


(3) Doç. Dr. Nâdir Devlet, ?smail Bey (Gasp?ral?), Ankara. 1988, s. 33.


(4) "Bizim Hal ve Mai?et". Tercüman, 16 April 1895, s. 29-31.


(5) a. mak.


(6) K?r?mer, a.e., s, 168.


(7) Doç. Dr. Mehmet Saray, Türk Dünyas?nda E?itim Reformu ve Gasp?ral? ?smail Bey ,Ankara, 1987, s. 58.


(8) Türk Yurdu'nun 7. ve 8. say?lar?nda yer alan bu makale, M. Saray'?n eserinde de (s. 81-96) bulunmaktad?r.


(9) Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidî Togan, Bugünkü Türkili (Türkistan) ve Yak?n Tarihi, ?stanbul, 1981, s. 486.


(10) Mehmet Saray, a.e., s. 28.


(11) Z.V. Togan, a.e., s. 490.


(12) a.e., s. 501-503.


(13) Prof. Yusuf Akçura, Yeni Türk Devletinin Öncüleri
1928 Y?l? Yaz?lar?, Ankara, 1981 s. 64.

(14) a.e., s. 70-71.


(15) a.e., s. 71.


(16) Doç. Dr. Mehmet Saray, a.e., s. 75, 76.


(17) Prof Dr. Yusuf Akçura a.e., s. 73.


(18) Doç. Dr. Nâdir Devlet, a.e., s. 47.


(19) a.y.


(20) a.e., s. 56.


(21) T.? Hac?yev, Azerbaycan Edebî Dili Tarihi-2 Bak?, 1987, s. 184-188.


(22) a.e., s. 275 vd. Ancak Hac?yev, bunun aleyhindedir.


(23) A.N. Garkavets, Ana Tili 7.


(24) Prof. Yusuf Akçura, a.e., s. 74.



Prof. Dr. Ahmet B. ERC?LASUN





 
Anasayfa | Tartışma Alanı | Destekleyenler | Destek Resimleri | Haberler | Makaleler | Yazım Kuralları | Künye | İletişim

®2005 - 2006 Anadilim.org Türkçe ve diğer Türk Lehçeleri(Dilleri) hakkında bilgi vermek ve bu dillerin kullanımını en üst seviyede tutmak için kurulmuştur.
Tüm Haklari N. Kaan Fakılı ya aittir. Bu site Php Nuke kodlarının % 70 değiştirilmesi ile oluşturulmuştur.