Ana Menü
Ana Sayfa
Makaleler
Haberler
Destekleyenler
Destek Resimleri
Destekleyen Siteler
Görüntü Kayıtları
Ses Kayıtları
Tartışma Alanı
Gaspıralı

Reklâm
Türk Dili Yaz?lar?
  Kültür
  Dil-Kültür ?lgisi
  Dilbilgisi
  Modern Türkçe Dönemi
  Yeni Türkçe Dönemi
  Yeryüzündeki Diller
  Türk Dilinin Tarihi Dönemleri
  Ekler
  Türkçenin Bugünkü Durumu Ve Yay?lma Alanlar?
  Türkçede Yeni Kavramlar? Kar??lama Yollar?
  Türk Dilinin Bugünkü Durumu ve Yay?lma Alanlar?
  Lehçeler
  Kökler
  Dil Nedir - 2
  Türk Yaz? Dilinin Tarihi Geli?imi
  Türkler'in tarih Boyunca Kulland?klar? Yaz?lar
  Türkçenin Dünya Dilleri Aras?ndaki Yeri - 2
  Türkçenin Tarihi Geli?imi
  A??z
  Kültür Ta??y?c? Olarak Dil

Türk Dili Yazıları Arşivi
Türkçe Kar??l?k
 Çırpıcı 
"Çeşitli yiyecek maddelerini karıştırmaya yarayan elektrikli alet, karıştırıcı, harç karma aleti, karmaç." gibi anlamlarda kullanılan Batı kökenli bu söz için Kurumumuz, çırpıcı, doğrayıcı karşılıklarını önermektedir.
 Mikser 
doğal zayıflama, özel ders, orjinal pembe maske, ozoderm, tercüme, maydanoz hapı, smoky 7, sandalose, metrik kılavuz, psikolog, african mango,

mesut yar antakya biber hapı ile zayıfladı


Dünyada Bir Türk Dili - Doç. Dr. Timur Kocao?lu
Sosyo-Politik Bir Yakla??m

Bugünkü konu?mam?n üstba?l??? Dünyada Türk Dili ise de, altba?l???n? Sosyo-Politik Bir Yakla??m diye adland?rd?m. Konu?mamda bügün dünyada Türk dilinin çe?itli kollar?n?n tam say?s?, nerelerde ve say?ca kaç ki?i taraf?ndan konu?uldu?u hakk?nda ansiklopedik ve istatistik bilgiler vermek amaç?nda de?ilim. Ben burada hem kullanmakta oldu?umuz baz? tart??mal? terimler üzerinde durmak, hemde dünyadaki Türk dilinin çe?itli kollar?n?n bügünkü durumuna onlar?n tarihi geli?imlerini de gözönünde bulundurarak sosyo-politik aç?dan yakla?mak istiyorum. Benim burada vurgulamak istedi?im tez ?udur: tarih boyunca oldu?u gibi bügün de Türk dilinin çe?itli kollar?n?nortaya ç?k??lar?, varl?klar?n? sürdürmeleri, baz?lar?n?n yaz? dili durumuna gelmeleri gibi dilbilim olaylar? asl?nda o yörelerdeki Türk topluluklar?n?n sosyo-politik geli?meleriyle s?ms?k? ba?l? olagelmi?tir. Bu konu?mamda böyle geli?meleri sizlerle tart??maya açarken, ancak bir kaç örnekle yetinece?imi, Türk dilinin geçmi?teki ve bügünkü bütün kollar?n? içine alan geni? boyutlu bir ara?t?rma raporu sunmayaca??m? da önceden belirteyim.

?lk Türk dilcisi ve ayn? zamanda ilk Türkolog say?lan Ka?garl? Mahmud 11. yüzy?ldaki Türk boylar? hakk?nda bilgi verirken, "Türkler asl?nda 20 kabiledirler ve her kabilenin de çok say?da dallar? vard?r ki, onlar?n say?s?n? ancak Allah bilir" der. Ka?garl? Mahmud'un 11. yüzy?ldaki Türk boy adlar?ndan baz?lar? bügün de ayn? adla ya?arken (K?rg?z, Tatar, Ba?k?rt gibi), baz? adlar ise yaln?z bügünkü boylar?n tarihi boy grubu ad? olarak hat?rlan?yor (O?uz Kipçak Karluk gibi). Baz? boy adlar? i?e, çoktan tarih sahnesinden çekilmi?ler (Peçenek, Basmil, Yemek gibi). Ka?garl? Mahmud'un sayd??? Türk boy adlar?n?n bir ço?u da 8. yüzy?ldaki Orhun yaz?tlar?nda geçmekteydi. Ka?garl? Mahmud Türk boylar?n?n dil özelliklerinden bir bölümü hakk?nda da Divan'?nda iyi bir dilci dikkati ile bize bilgi aktar?yor.



Ka?garl? Mahmud'dan tam 8 yüzy?l sonra 19. yüzy?l sonlar?nda Alman as?ll? Rus Türkolo?u Wilhelm Radloff Türk lehçeleri Edebiyat?ndan örnekler serisi antolojilerinde özellikle Güney Sibirya ve Altay bölgesindeki çok say?da Türk boylar?n?n a??zlar?ndan derlenmi? halk edebiyat? örneklerine, 4 ciltlik Türk A??zlar? (Diyalektleri) ?özlügü'nde de onlar?n sözvarl???na yer vermi?tir (Koybal Kaçin, çulim, Soyon, Altay-Kiji gibi).



?örüldügü gibi, Türk boylar? ve onlar?n konu?ma dillerinin say?s? tarih boyunca tam olarak tesbit edilemeyecek kadar çok oldu?u gibi, bügün de çöktür. Türkoloji çal??malar?n?n bügünkü düzeyinde bile, biz Türk dilinin bütün kollar? ve onlar?n alt-kollar?n? hepimizi tatmin edecek yeterlikte ay?rdederek topluca s?ralama imkan ve bilgisine sahip de?iliz.



Türkiye'de s?kça kullan?lan Türk lehçeleri teriminin tam anlam? benim için o kadar aç?k ve belirgin de?il. 9Astelik, Türk lehçeleri dedi?imiz zaman bügün dünyan?n çe?itli yörelerinde ya?ayan ve genel bir Türk dilinin kollar?ndan birini kulland??? varsay?lan topluluklar?n konu?ma ve yaz? dillerinden hangilerini bu Türk lehçeleri terimi içinde toplayaca??m?z? da yüzde yüz kesinlikle bilmedi?imi burada itiraf etmeliyim. Buyüzden, konu?mam?n ba??nda genel olarak Türk dili, Türk lehçeleri, Türk ?iveleri, Türk a??zlar?, Türk dilinin kollar? terimlerinden ne anla??ld???n? yine bir kez sizlerle tart??mak istiyorum.



Türkçe ve Türk dili terimleri bizde, yan? Türkiye'de, biri dar, ikincisi geni? olmak üzere iki ayr? anlamda kullan?l?yor. Dar anlamda bügün Türkiye'deki konu?ma ve yaz? dilini Türkçe ve Türk dili diye adland?r?yoruz. Geni? anlamda i?e, Türkiye'deki Türk dili ile birlikte yeryüzündeki ba?ka Türk konu?ma ve yaz? dillerini de topluca Türkçe ve Türk dili diye kar??l?yoruz.



Re?it Rahmeti Arat Türk dilinin kollar?n? s?n?fland?rmada lehçe ve ?ive terimlerini kulland?. çuvasça ve Yakutçay? Türk dilinin lehçeleri ve geri kalan Türk dil kollar?n? ise Türk dilinin siveleri diye ikiye ay?rd?. Hocam?z Muharrem Ergin bu s?n?fland?rmaya ba?l? kal?rken, Saadet ça?atay Türk dilinin bütün kollar? için yaln?z lehçe terimini kulland?. Türkiye'deki ba?ka Türkologlar ya lehçe terimini ye?leyerek "Türk Lehçeleri" sözünü veya ?ive terimine ba?l? kalarak "Türk DEiveleri" sözünü kullan?yorlar. Talat Tekin i?e, bat?daki Türkologlara uyarak "Türk dilleri" terimi üstünde ?srar etmektedir. Tekin ayr?ca, çuvasçay? Türk dillerinden ay?rarak, "çuvas-Türk Dilleri" diye bir s?n?fland?rmaya gidiyor.







Eski Sovyetler Birli?i'nde Türk dilinin kollar? iç?n "Türk dilleri" terimi kullan?lm??t?, bu gelenek SSCB da??ld?ktan sonra da ba??ms?zl?klar?na kavu?an Türk cumhuriyetleri ile Rusya Federasyonu içinde ya?ayan Türk boylar? taraf?ndan da art?k benimsendi?inden, onlar "Türk dilleri" veya "Türk? diller" terimlerini sürdürüyorlar. De?i?ik Türk yaz? dillerinde a??z (yan? dialekt) kar??l??? olarak i?e, ço?unlukla lehçe, az olarak ise ?ive terimine ba?vuruluyor. Bu "dil" ve "lehçe" terimlerinin Türkiye'de ve Türkiye d???nda birbirinden farkl? anlamlarda kullan?mlar? dolay?s?yle Türkiyeli dilciler ile eski Sovyet sisteminde yeti?mi? dilciler aras?nda zaman zaman tatl? tart??malar ve anla?mazl?klar ç?k?yor. Eski SSCB'indeki Türk boylar?n?n temsilcisi dilciler bazen biraz al?ngan bir tav?rla "Siz bizim dilimizi küçümsiyerek lehçe (yan? a??z) durumuna düsürüyorsunuz!" diye üzüntülerini dile getiriyorlar.



Tabii ki, burada biraz onlar?n ve biraz da bizim kar??l?kl? kabahat?m?z var. Biz Türkiye'de kendi konu?ma ve yaz? dilimiz iç?n çekinmeden sadece "dil" terimini kullan?rken, d??arda da Türkiye Türkçesini "Türk dili" (Türkish language) diye tan??t?r?yoruz. Ancak, bir Azeri, bir özbek veya bir Tatar kendi ana dili iç?n "Azeri dili", "özbek dili" veya "Tatar dili" terimine ba?vurdu mü, aceleyle at?larak, "Yok, bu yanl??t?r, Azeri dili yok, Azeri Türk lehçesi var!" diye ?srar ediyoruz. Bu i?e, ister istemez Türkiye d???ndaki Türk boylar?n?n aras?nda bizim biraz "üstünlük" tasar-lad???m?z kan?s?n? yayg?nla?tiriyor. Sanki, bizimki?i "Türk dili"de, onlar?nki "bizim birer lehçemiz" gibi!



Hele ?ive terimini "lehçe"anlam?nda tamamen b?rakmam?z gerekti?i görüsündeyim. Bizde de "?ive"nin ikinci anlam? a??z veya aksand?r: ?stanbul ?ivesi (yan? ?stanbul aksani), Laz ?ivesi Külhanbeyi ?ivesiyle gibi. Türk boylar?n?n ço?u da kendi anadillerinde ?ive terimini a??z (diyalekt) anlam?nda kullan?yorlar.



Lehçe terimi eskiden baz? Türk yaz? dillerinde bizim bügün anlad???m?z "Türk dilinin kollar?" anlam?nda kullan?lm??t?. Mesela, özbek dilcilerinden Abdurrauf Fitrat 1920 sonlar?ndaki eserlerinde "?ive" ve "tarmak" (yan? kol, dal) terimlerini kulland?: "Bizning t?l?m?z yalp? Türk tilining kuç bir tarma??dir." (Bizim Dilimiz genel Türk dilinin geni? bir koludur). Ancak, Fitrat gibi ?uurlu dil bilginleri ve ayd?nlar?n?n 1937-1940 y?llar? aras?nda öldürülmesinden sonra, Sovyetler Birli?i'nin ba?ka yerlerinde oldu?u gibi özbekistan'da da "Türk dilleri" veya "Türk? diller" terimleri yerle?ti.



Ben bu konu?mamda ?u "lehçe" kelimesi dünyadaki bütün Türk boylar? taraf?ndan anla??lan ortak bir terime dönüsene kadar, 'Türk lehçeleri" terimi yerine, "Türk dilinin kollar?" terimini kullanman?n daha do?ru olaca?? görüsündeyim. Bunun yan?nda çe?itli Türk yaz? (yan? edebi) dillerini de vurgulamak için de, Türkiye Türkçesi iç?n 'Türk yaz? dili", ba?kalar iç?n "özbek yaz? dili", "Kazak yaz? dili", "çuva? yaz? dili" diye "yaz? dili" (veya "edebi dil") terimini, yeri gelince de k?saca Türkçe, Azerice, Tatarca, Uygurca adlar?n? kullanabiliriz.



Bizdeki gibi "dil, lehçe, a??z" olarak üçlü s?n?fland?rma birçok yabanc? dil ve Türk dilinin ba?ka kollar?nda yok. Onlarda yaln?z "dil ve a??z (yan? lehçe)" "langua?e and dialect" ikili s?n?fland?rma vard?r.



Bu "dil mi, lehçe mi" tart??mas?n? ?imdilik burada b?rakarak, genel olarak modern dilbilimde de "dil ve a??z" konusunun oldukça tart??mal? ve karma??k oldu?unu, dil ile a??z aras?ndaki ayr?m?n her zaman o kadar da iyi yap?lamad???n? hat?rlatmak isterim. Günümüz Amerikal? dilbilimcilerinden Noam Chomsky "Dil Hakk?nda Bilgi: Onun Tabiat? Kökeni ve Kullan?l???" adl? çal??mas?nda, dil ile a??z aras?ndaki ay?r?m?n asl?nda sosyo-politik bir olgu oldu?una i?aret ederken, Max Weinreich adl? dilciye atfedilen a?a??daki espiriyi hat?rlat?r: "Bir dil ordu ve deniz kuvvetlerine sahip bir a??zd?r!" Biz burada bu cümledeki kelimelerin s?ras?n? biraz de?i?tirerek, anlam?n? daha da belirginle?tirebiliriz: "Bir a??z orduya sahip oldu?u zaman dil ölür!" Chomsky ayn? eserinde dilin sosyo-politik boyutuna de?inerek, "Biz çincede n bir dil olarak sözederiz, halbuki çe?itli çin a??zlar? birbirinden Roman dilleriç kadar apayr?d?rlar. Biz Alman ve Hollanda dillerinden apayr? iki dil olarak sözederiz, halbuki Almancan?n baz? a??zlar? Hollandacaya yak?nd?r ve Almancaya anla??lmayacak derecede uzaktir." der.



Chomsky dil ve a??z aras?ndaki ay?r?m?n temelde sosyo-politik boyutuna gönderme yapt??? halde, bu konuyu daha detayl? olarak i?lemez. Biz burada sunu belirtebiliz: Dilbilimde asl? olan "Konu?ma Dili"dir. Yani sosyolojik bir varl?k olan dil elbette insan topluluklar?nda ilk önce konu?ma dili olarak do?ar, o toplulu?un sosyal geli?mesine paralel olarak geli?erek kültürel boyut kazan?r ve politik olaylar sonucunda ise a??z durumundan dil düzeyine yükselerek yaz? diline sahip olur. Bunun örneklerini dünyadaki türlü dillerin geli?mesinde görebildi?imiz gibi, kendi dilimizin tarihinde de açik-?eç?k olarak yak?ndan izleyebiliriz.



Türk dilinin bügün ayr?nt?l? olarak inceleyebildi?imiz en eski örnekleri 8. yüzy?ldaki Orhun yaz?tlar?dir. Hiç kimse Orhun yaz?tlar?ndaki dilin bir a??z, yan? dar anlamda yaln?z Göktürklerin bir a?z? oldu?unu iddia edemez. Halbuki, bu yaz?tlardan ö?rendi?imiz gibi o s?ralarda çok say?da Türk boyu Göktürk devleti içinde ve etraf?nda ya?ad??? halde, onlar ayr? ayr? yaz? dillerine sahip de?illerdi. 8. yüzy?lda Türk boylar? birbirinden az veya çok farkl? a??zlarda konu?tuklar? halde, tek bir yaz? dili etraf?nda birle?mi?lerdi ve bu da tabii ki Göktürk devletinin yaz? dili olan Orhun Türkçesi diye bügün tan?mlad???m?z Türkçe yan? Türk yaz? dili idi. Bizim o yaz?tlarda bügün okudu?umuz yaz? dili belki de o s?radaki Türk a??zlar?ndan birisi veya bir ikisi üzerinde temellenmi?ti. Bunu bügün kesinlikle bilemezsek de, bildi?imiz tek nokta art?k o yaz?tlardaki dilin bir yaz? dili oldu?u ve kendisinden ç?km?? oldu?u a??z veya a??zlardan apayr? bir dil öldü?üdür. Yani bir veya birden fazla a??z Göktürk devleti içindeki sosyo-politik de?i?melere paralel olarak bir yaz? diline dönüsmüstür.



Daha sonraki yüzy?llarda Eski Uygurca Karahanl?ca, Harezmce Kipçakça, Ça?atayca (veya Müsterek Orta Asya Türkçesi ya da Do?u Türkçesi) diye adland?rd???m?z Türk yaz? dilinin tarihi dönemlerinin ortaya çikisi yine türlü yüzy?llarda Türk boylar?n?n çe?itli yerlerdeki sosyo-politik geli?melerine s?ms?k? ba?l?d?r. Bu sayd???m?z Türk yaz? dili dönemlerinde elbette çok say?da Türk a??z? konu?ma dili olarak varl?klar?n? sürdürüyordu. Yine bu konuda, özbek dilcilerinden Abdurrauf Fitrat'in 1920'lerdeki görüsüne göz atalim. Fitrat özbek Türkçesinin yaz?lmi? ilk grameri say?lan ?arf adl? ?ekilbilgisi (yan? morfoloji) eserinin "Tilimizni F1 Tarihi Aqimi" (yan? Dilimizin Tarihi Ak?mi) adl? giri? bölümünde, modern özbek yaz? dilinin geçmi? edebi miras?n?n? söyle ifade ediyordu (Abdurrauf Fitrat'in 1920'ler sonunda kulland??? terimleri göstermek iç?n önce özbekçe metni okuyaca??m:



"Xaqân? Türkçeside qabile s E9velerini F1 üstide turgan edebilik h E2li bar. Div E2n Lugat'n? yazgan Qasqarl? Mahmud bu s E9ve?e Xaq E2n? Türkçesi d E9?eni k E9bi ara-s?ra yalg?z Türkçe d E9b hem qoyad?r. Bu hallerni biz çigatay Türkçeside hem köremiz. çigatayça, Orta Asyada ya?a?an Türk? qabile s E9velerini F1 hemmesiden yuqar? turgan edebi, resmi beynel qabilevi bir tildir. Nev E2ik E9bi çigatay s E2irleri özlerini F1 bu edebi s E9veleri?e s E2dece Türkçe at?n? b E9rgenler."



Yani Fitrat Türkiye Türçesiyle söyle diyor: "Hak E2n? Türkçesinde kabile ?ivelerinin üstünde duran edebilik durumu var. Div E2nü-lügat?'t-Türk'ü yazan Ka?garl? Mahmud bu ?iveye Hak E2n? Türkçesi dedi?i gibi, ara s?ra yaln?z Türkçe de diyor. Bu durumu biz ça?atay Türkçesinde de görürüz. ça?atayca, Orta Asya'da ya?ayan Türk kabilelerinin sivelerinin hepsinden yukarda duran edebi, resmi kabileleraras? bir dildir. Nev E2yi gibi ça?atay ?airleri kendilerinin bu edebi ?ivelerine sadece Türkçe ad?n? vermi?ler." (Al?nt? bitti). Ahmet Bican Ercilasun'un 23-27 Eylül 1996 tarihleri aras?nda burada yap?lan 9Açüncü Uluslar Aras? Türk Dili Kurultay? s?ras?ndaki "Dilimizin Adi" adl? bildirisindeki görü?lerini Abdurrauf Fitrat da ta 1927'de do?ruluyordu.



Buna kar??l?k, 14. yüzy?l ba?lar?nda ?talyan ve Alman misyonerleri taraf?ndan derlenmi? Codex Cumanicus'taki dil ve edebiyat malzemesi Kuman Türklerinin yaz? dilinin de?il, konu?ma dilinin özelliklerini bize ula?t?rmaktad?r.









Türklerin Anadolu'daki sosyo-politik etkinli?i özellikle 13. yüzy?lda artmaya ba?lamas?- ndan sonra burada ortaya ç?kan yaz? dili Orta Asya ve Volga-Ural bölgelerindeki Do?u Türkçesi yaz? dili gelene?inden koparak ayr? ve ba??ms?z bir yaz? dili olarak geli?meye ba?lad? ve bu edebi dilde elbette Anadoludaki O?uz Türkçesi a??zlar?n?n yan? konu?ma dilinin özellikleri etkin rol oynad?. Böylece, 13. yüzy?la kadar Türk boylar?n?n birbirinden farkl? konu?ma dillerinin üzerinde ortak bir yaz? dili durumunda olan Ortak Türk yaz? dili, Anadolu'daki bu geli?meyle Do?u Yaz? Dili ve Bat? Yaz? Dili olarak ikiye parçaland?. E?er Osmanl? Devletindeki resmi yaz? dili, Anadolu'daki O?uz konu?ma dili özelliklerine de?il de, Orta Asyadan gelen Ortak Türk Yaz? Dili gelene?ine dayanarak sürseydi, Türk yaz? dilinin tarihi geli?imi elbette ba?ka bir boyutta olacakt?. Anadolu'daki yeni yaz? dili de daha sonralar?, özellikle 18. yüzy?lda birbirinden oldukça farkl? iki yaz? dili, yani biri Osmanl? devletindeki Türkiye Türkçesi ile öbü rü Azerbaycan'daki hanl?klarda geli?en Azerice yaz? dili olarak olarak ayr?lmaya ba?lar. Bunda elbette ?ran'daki Safaviler Devleti ile Osmanl? Devleti aras?ndaki siyasi çeki?melerle uzun sava?lar ve Kuzey Azerbaycan'daki küçük hanl?klardaki sosyo-politik geli?meler etkin olmu?tur.



Yirminci yüzy?lda da Türk dilinin ?ran ve Afganistan'daki kollar? birer modern yaz? diline dönüsemeden a??z veya konu?ma dili olarak kal?rken, eski Sovyetler Birli?i'ndeki kollar?n?n ise çok say?da modern Türk yaz? dilleri olarak ortaya çikisini da sosyo-politik aç?dan aç?klayabiliriz. 19. yüzy?lda Radloff'un dil malzemesi derledi?i s?ralarda sadece birer konu?ma dili olan Sibirya'daki çe?itli Türk a??zlar? Sovyet döneminde türlü dönemlerde yaz? dili oldular, türlü dönemlerde de yaz? dili özelli?ini yine sosyo-politik sebeplerden dolay? yitirerek tekrar birer konu?ma dili veya a??z durumuna geldiler. Zaten, Moskova'nin resmi dil siyaseti Türk dilinin eski SSCB'deki çe?itli kollar?n?n son 70 y?l içindeki geli?melerinde etkin rol oynayan inkar edilemez sosyo-politik bir olgudur.



Orta Asya'daki ayd?nlar çar müstemlekecili?inden kurtularak Sovyet rejiminden önce orada arzu ettikleri bir Türkistan devletini kurabilselerdi, k?sa bir süre içinde bir Türkistan Türkçesi veya bir Türkistan Türk yaz? dili ortaya ç?km?? olur ve bunun sonucunda bügünkü Kazakça Karakal- pakça K?rg?zca, özbekçe ve Türkmence bu Türkistan Türk yaz? dilinin birer a?z? durumunda kal?rd?. Yani Orta Asyada tek ve güçlü bir Türkistan devletinin var olmas?, bizim bügünkü Türkoloji bilgilerimizi altüst etmeye yeterli olurdu. Nitekim, 1920'lerde Orta Asyadan politik sebeplerden dolay? yurt d???na ç?karak Afganistan, Türkiye ve Bat? Avrupa ülkelerine giden Kazak K?rg?z, özbek ve Türkmen ayd?nlar? Paris, Berlin ve Münih ?ehirlerinde ç?kard?klar? 1929 ile 1990 y?llar? aras?ndaki yay?nlar?nda Türkistan Türkçesi veya k?saca "Orta Til" denilen bir yaz? dili kulland?lar. Bu Türkistan Türkçesi bir devlet dili düzeyine ç?kamad??? için o dil malzemesi bügün bizim elimizde yaln?z Avrupadaki Türkistanl? göçmenlerin yaz? dili, yan? "bir göçmen yaz? dili" olarak bulunuyor.



Ayn? ?ekilde, 1920'lerde Türkiye ile Azerbaycan birle?erek tek bir devlet kursalard?, Azerice art?k bir yaz? dili de?il, Türkiye'n?n a??zlar? durumunda olacakt?. T?pk? Erzurum Kars a??zlar?n? biz Anadolu a??zlar? olarak ele al?yoruz. E?er bu bölgeler Türkiye Cumhuriyeti de?il de, Azerbaycan Cumhuriyeti topraklar? içinde yer alsayd?, Erzurum ve Kars a??zlar? Azericenin a??zlar? say?lacakt?.



Yaz? dili ve devlet siyaseti aras?ndaki s?k? ba?lant? konusunda yak?n geçmi?ten iki örnek verebiliriz: Haka?çan?n bir a?z? say?lan DEorca 19. yüzy?l sonlar? ile 20. yüzy?l ba?lar?nda yaz? dili olarak geli?erek 1944'e kadar kullan?ld?. 1939'da Da?l?k DEoriya Muhtar?yeti'nin ortadan kald?r?lmas?ndan sonra Hakas yaz? dili yayg?nla?t?. Günümüzde ancak onbine yak?n DEor anadilini biliyor ve onlar?n yaln?z dokuzyüz kadar? günlük hayatda DEorcay? yaln?z konu?ma dili olarak kullan?yor. DEorlar?n yaz? dili ise art?k Haka?çadir.



Siyasi devletin ortadan kald?r?lmas?yla yaz? dilinin son bulmas?na ikinci bir örne?i de Harezm bölgesinden verebiliriz. Bugün özbekistan Cumhuriyeti s?n?rlar? içerisinde yer alan Harezm bölgesinde 17. ve 20. yüzy?llar aras?nda Hive Hanl??? vard? ve 1920 y?l?nda Harezm Cumhuriyeti kuruldu. Bu cumhuriyette yay?nlanm?? kitap ve dergiler üzerinde yapt???m bir ön ara?t?rma ile 1920 ile 1924 y?llar? aras?nda Harezm Cumhuriyeti'nde o s?ralardaki Buhara Cumhuriyeti'ndeki özbekçe yaz? dilinden oldukça farkl? bir Harezm yaz? dili geli?tirilmi? oldu?unu farketmi? ve bunu 1985 y?l?ndaki 5. Milletler Aras? Türkoloji Kongresi'nde "Bugüne Kadar Az Tan?nan Harezm Türk Edebi Dili ve özellikleri" adl? bir bildiri ile sunmu?tum. 1924 y?l?nda Türkistan'daki Buhara Cumhuriyeti gibi Harezm Cumhuriyeti'nin de ortadan kald?r?lmas?yla bu Harezm yaz? dili de son bularak, yerini bügünkü özbek yaz? diline b?rakm??t?r. Yani, 1920'ler ba??nda ayr? bir yaz? dili olma durumunda olan Harezmce, bügün art?k özbekçe'nin O?uz a??zlar?n? te?kil eder ve Harezm bölgesinde ya?ayanlar?n "konu?ma dili" olarak varl???n? sürdürmektedir . Bugün özbekistan Cumhuriyeti'nin Harezm bölgesinde ya?ayan kimseler kendilerini hem özbek saymakta hem de yerel kimlik olarak "Harezmli" diye tan?ml?yorlarsa da, bu "Harezmlilik" bir millet kimli?i düzeyinde de?ildir. Ama, e?er 1925'te özbekistan kurulmay?p, Orta Asya'da Harezm ve Buhara Cumhuriyetlerinin sürmesine Sovyet yöneticileri izin verselerdi, bügün biz belki ayr? ayr? Harezmli ve Buharal? "millet kimlik"leri veya ba?ka bir sosyo-politik geli?meyle "Türkistanl? Türk" millet kimli?i ile kar??la??rd?k. Yaz? dilleri olarak da özbekçe yerine "Harezmce" ve "Buharaca" Türk yaz? dilleri var olurdu.



Türk dilinin ortak yaz? dili gelene?inin tarih boyunca geli?imi ile Türk dilinin çe?itli kollar?n?n konu?ma dili olarak geli?imi h?ç bir zaman birbirine paralel olmam??t?r. Bu yüzden Türk dilinin çe?itli kollar?n? tasnif etme, yani s?n?fland?rma i?i oldukça güçtür. Ka?garl? Mahmut'tan günümüze kadar çok say?da dilci Türk dilinin kollar?n?n genel s?n?fland?r?lmas? üzerinde denemeler yapm??lard?r. özellikle en ba?ar?l? s?n?fland?rma denemeleri say?lan Samoyloviç, Arat, Poppe, Ba?kakov, Benzing, Menges, Doerfer, Tekin'in s?n?fland?rma denemeleri dilbilim aç?s?ndan hakl? olarak ses de?i?melerine dayan?rlar. Ancak bu denemelerin hepsi de bir dereceye kadar az veya çok ba?ar?l? olsalar da, h?ç biri mükemmel de?ildir, eksiklikleri vard?r. çünkü Türk dilinin geçmi?teki ve günümüzdeki bütün kollar?n?n genel bir s?n?fland?rmas?n? yapmada, baz? dil kollar?n?n konu?ma dili ile yaz? dili aras?ndaki belirgin ses ve yap? ayr?l?klar? engel oluyor. örnek vermek gerekirse, Sibirya'daki Türk dilinin kollar?ndan Tuvaca, Haka?ça ve Altaycan?n ve Orta Asya'daki özbekçenin yaz? dillerinin imla?? (yaz?limi) ile standart konu?ma dili telaffuzu aras?nda ayr?l?klar var. Günümüz özbekçesinin standart konu?ma dili ile özbekistan'daki a??z gruplar?n?n büyük ço?unlu?unda genel Türk dilindeki normal "a" ünlüsü varken, yaz? dilinde bu "a" ünl ü fonemi &ççedil;o?unlukla K?r?l alfabesindeki "o" harfiyle yaz?lmakta ve Türkologlar?n bir bölümü bunu özbekçede "a" ünlüsünün dudaksillasmas? diye yanl?? yorumlamaktalar. Ayn? ?ekilde, birçok yabanc? Türkolog ile Türk?y- e'deki baz? dilciler bügünkü özbek K?r?l alfabesinde i, ö, ü ünlüleri için ayr? harfler olmad???ndan, ça?da? özbek yaz? dili ve standart konu?ma dilinde bu fonemlerin kaybolmu? olduklar? gibi yanl?? kan?ya var?yorlar ve bunu da özbeklerin dilinin Farsça dili etkisiyle genel Türkçedeki ünlü uyumunu kaybetmi? oldu?u ile aç?kl?yorlar. özbekçeye Stalin'in tamamen politik sebeplere dayanan buyru?uyla Rus dilcileri taraf?ndan ilki 1934 ve ikincisi 1938'de uygulanan yanl?? ve eksik alabe böyle yanl?? görünüm vermektedir. Halbuki, ta 1920'lerde büy ük özbek dilcisi Fitrat ve nihayet 1980'lerden itibaren yay?nlanan özbek Edebi Dili gramer kitaplar? ve telaffuz sözlüklerinde özbekçe yaz? dili ve standart konu?ma dilinde genel Türkçenin 9 ünlüsü, yan? a, aç?k e ile kapal? e ( E9), i ile i, o ile ö, ü ile ü fonemlerinin var oldu?u ?srarla belirtilmi?tir.



Oldukça kar???k gibi görünen bu konuyu yaln?z anahatlar? ile ve birkaç örnekle burada anlatmaya çalistim. Bugün Türk dilinin dünyadaki çe?itli kollar?n? inceleme ve ara?t?rmada bu sosyo-politik boyutu gözard? etmememiz gerekti?ini bir kez daha vurgulamak isterim.



?özlerime burada son vermeden çok önemli bir duyuruda bulunmak istiyorum: Bugün Türk konu?ma ve yaz? dillerinden biri olan Karaimce yok olmak üzeredir. Rusya, Ukrayna, Litvanya'da ya?ayan Kara?mlar?n say?s? 2200 ki?i kadard?r ve bunlar?n ancak çok az bir bölümü, belki 100 ki?i ana dilini konu?abilmekte ve daha az bir k?sm? yazabilmektedir. Litvanya'da Trakai bölgesinde ya?ayan Karaylar (yan? Karaim Türkleri) bir Litvanya bankas?nda dillerinde ders kitaplar? ba?t?rmak 20 ve kenesa dedikleri sinagoglar?n? tamir etmek için maddi yard?m sormaktalar. Bu Karaim konu?ma ve yaz? dilini kurtarma çabalar?na biz de katk?da bulunarak, sosyo-politik bir olguyu h?zland?rabiliriz.



Türk Dil Kurumu, Ankara, 3 Ekim 1996



Doç. Dr. Timur Kocao?lu






 
Anasayfa | Tartışma Alanı | Destekleyenler | Destek Resimleri | Haberler | Makaleler | Yazım Kuralları | Künye | İletişim

®2005 - 2006 Anadilim.org Türkçe ve diğer Türk Lehçeleri(Dilleri) hakkında bilgi vermek ve bu dillerin kullanımını en üst seviyede tutmak için kurulmuştur.
Tüm Haklari N. Kaan Fakılı ya aittir. Bu site Php Nuke kodlarının % 70 değiştirilmesi ile oluşturulmuştur.