 |
Nesil  Fransızcadan dilimize giren jenerasyon (generation) sözü, "doğuş, soy, nesil" anlamlarına gelmektedir. Ayrıca bitki ve hayvan üremeleri için de kullanılmaktadır. Kurumumuz, bu söz yerine kullanılmak üzere kuşak, nesil karşılıklarını önermektedir.
Jenerasyon 
|
|
|
|
doğal zayıflama,
özel ders,
orjinal pembe maske,
ozoderm,
tercüme,
maydanoz hapı,
smoky 7,
sandalose,
metrik kılavuz,
psikolog,
african mango,
mesut yar
antakya
biber hapı ile zayıfladı
|
|
|  |
Medrese, Dârülfünun, Üniversite, Evrenkent |
Büyük Selçuklu Türk Devletinin vezir-i âzâm? (ba?bakan?) Nizâmülmülk?ün kurdu?u, Gazalî?nin ba?müderrisi oldu?u, o zamanki dünyan?n ünlü bilim yuvas? Ba?dat?taki medresenin, veya daha sonra ?stanbul?un fethiyle ba?layan Fatih Medresesi?nin, günümüz Türkiye?sinin evrenkentlerinden
(üniversitelerinden) gerçek anlam?yla daha az bir evrenkent oldu?unu kim iddia edebilir? ?Gerçek anlam?yla? ne demek? ?Evrenkent?in tan?m? ?udur:Bilgilerin üretildi?i ve yay?ld??? yer.
[ O ara ?unu da ilâve edeyim:
?Üniversite?ye Türkçe kar??l??? olarak (yâni Tarzanca?s? yerine) 1970?ler ba?lar?ndan itibâren niye evrenkent? dedim, biliyor musunuz? ?Evrensel bilgilerin üretildi?i ve yay?ld??? kentçik? anlam?na. Yabanc? (Eski Türkçe de?il haa, dikkat), yâni ço?u Tarzanca?dan sözcüklerin kar??l?klar?n? Türkçe?nin matematik gibi kurallar?na uygun olarak türetirken kullan?lacak ilkeyi hat?rlatal?m: Esas olan, yabanc? sözcü?ün tekabül etti?i kavrama bak?p, Türkçe?de bu kavram? s?f?rdan nas?l ifâde ederiz diye ü?ünmektir, yoksa zâten kavram? iyi ifâde etmeyen yabanc? sözcü?ü harfiyen (?etimoloji?sini) çevirme?e çal??mak de?il. Özellikle ?ngilizce?de sözcük türetme kurallar? hemen hemen hiç olmad??? için, sözcüklerin köken anlamlar? kavramlar? ço?u zaman kar??lamaz (Bunu pek çok örnekle gösterebiliriz ama, burada olmaz; makalenin konusu de?i?ecek). Bu ba?lamda ?ngilizce?nin ço?u terimleri gerçek anlamda ?uydurukça?d?r. Çok ?ükür öyle muhte?em bir dilimiz var ki, Türkçe?nin matematik gibi ve binlerce y?ldan beri süregelen türetme yetenekleriyle her yeni kavrama kar??l?k bulabiliyoruz.]
Avrupa?n?n 1100-1200?lü y?llarda kurulmu? ilk evrenkentleri, binalar?yla, doktora düzenleriyle, bilimsel dallar?yla Selçuklu Türk evrenkentleri taklit edilerek kuruldu. ?talya?dakilerden sonra örne?in ?ngiliz Oksford Evrenkenti. [?Oxford?un harfiyen kökensel (etimolojik) çevirisi: ?Ox? öküz demek; ?ford? kale. Yâni ?Öküz Kalesi?. Nas?l? Kavram? kar??layabiliyor mu?!]
Evet, ?evrenkent?in (?üniversite?nin) tan?m?n? verdik. Daha ABD ba??ms?z olmadan, 1640?larda Kuzey Amerika?da ?ngilizlerin kurdu?u ilk iki evrenkentten biri olan Yale Evrenkenti?nin de binalar? Selçuklu medreselerini and?r?r. Niçin? O da Oksford Evrenkenti?ni taklîden kurulmu?tur da ondan. ?imdi, bu Yale?nin kara kapl? (daha do?rusu Yale?nin resmî rengi lâcivert) kitab?nda, evrenkent hocas?n?n görevleri ?öyle belirtilmi?tir: ?Profesör, bilgi üreten ve yayan ki?idir.? Demek oluyor ki, ?profesör? özgün ara?t?rmalar yapmal?; yeni bilgiler, kuramlar, bulu?lar üretmeli. Bir de bunlar? yaymal?. Nas?l yayacak? Önce kendi ülkesinde, kendi dilinde yay?nlayacak. Öyle ya, ulusal bir kayg?lar? olmayanlar bile dü?ünmeli ki, maa??n? kendi halk? ödüyor. Hocam?z, lisans üstü e?itimde mast?r, doktora ö?rencileri yeti?tirecek. Bilimdeki öncülü?ünü ara?t?rma yapt?rarak onlara aktaracak. Bu suretle ülkeye kültürel, bilimsel, teknik birikim, ve dolayl?, dolays?z iktisâdî katk? da sa?lanacak. Ara?t?rmas? olmayan evrenkent, evrenkent de?ildir. Bizde YÖK kurduruldu?undan beri gittikçe h?zlanarak gerçek bilim ve ara?t?rma yok edilmi?, âdetâ yasaklanm??t?r. ?imdi de evrenkentlerimizin tümü son sürat Tarzanca dershanelerine dönü?türülüyor. Ara?t?rma olmayan yerde sahici bir yüksek ö?retim de olamaz. Hele yar?m yamalak bildi?i bir yabanc? dilden, gençlere, ö?renmekte olduklar? dilden dersler veriliyorsa, -ne bilimi?-, ö?rencinin dü?ünme yetene?i bile kalmaz.
Profesör, bilgiyi yaymak için önce kendi ülkesinde konu?malar (konferans, seminer) yapar, tabii ulusal, resmî dilinde. ?Üretti?i bilgiyi yaymak? içinde, devlete veya özel ?irketlere dan??manl?k yapmak da vard?r. Devletin, sanayinin temel desteklerinden biri evrenkentlerdeki ara?t?rma ve birikimdir; yabanc? dan??manlar de?il.
Atatürk cumhuriyet dönemi dâhil tüm Türk devletlerinde, yönetenlerin yan? ba??nda hep Türk âlimleri olurdu. Ama sonra o gelenek de yok oldu; devletin içi d??? yabanc? dan??manlarla doldu. Sonuç meydanda. Yabanc? senin kuyunu kazmakla görevli. Ayr?ca, ?k?lavuzu karga olan?n burnu ??dan kurtulmaz? atasözünü hat?rlayal?m. Tarihten silinmek, ikinci bir Endülüs olmak istemiyorsak, temel ilkemiz öz kaynaklar?m?z? (insan ba?ta olmak üzere) h?zla geli?tirmek olmal?; dü?manlar?m?zdan medet ummaktan vazgeçmeliyiz.
Bilimci, evrenkent hocas?, bir yandan bilgi üretip önce kendi ülkesinde ve Türk diliyle bilgileri yayarken (-ki ulusal bilim, teknik ekolleri ancak bu ?ekilde olu?ur-), bir yandan da elbette uluslararas? bilim çevreleriyle de s?k? temasta olacak, uluslararas? yay?nlar da yapacak, ama belli dallarda Türk bilimcileri dünya çap?nda öncülük edecek. 1960?da bu oluyordu; arkas?n?n gelmesi engellendi (Bkz. Örn. Emine Çaykara?n?n haz?rlad???, ?? Bankas? Kültür yay?nlar?ndan ç?kan kitap ( 20.Bask?, Kas?m 2002).
?imdi dünya çap?nda 250 y?ll?k bir teknik evrenkent gibi kurulu?lar?m?zda, Türk bilimcileri, Sovyetler?de çok iyi yeti?mi? de?erli, örn. Azerbaycanl? Türk bilimcileri, ?ana dili ?ngilizce de?il? diye d??lan?yor; onlar dururken, yerlerine Amerikal?, ?ngiliz, büyük ihtimalle kendi ülkelerinde i? bulamayacak, ö?retim üyeleri atan?yor. ?hanet boyutuna varan bu dü?manca uygulamalar art?k derhal durdurulmal?.
Eninde, sonunda bu ülkeye Türk Ulusu yeniden hâkim olacak. Yap?lacak önemli i?lerden biri evrenkentleri, bilim, teknik ara?t?rma kurumlar?n? sil ba?tan yeniden düzenlemek. Göstermelik de?il, gerçek, özgün bilim üretmeyen ö?retim üyesine evrenkentte yer yok. De?erli ara?t?rmalar yapt??? için, yard?mc? doçentlikte tak?lan bilimciler, ara?t?rmalar?, ürettikleri incelenerek derhal profesörlü?e terfi ettirilecek. Türk evrenkentlerinde görev alacaklar önce eskisiyle, yenisiyle Türkçe s?nav?na sokulacak. Adam bilim üretiyorsa, -sana ne, nas?l yaparsa yaps?n-, birinci k?stas, önüne çekilen sed, yabanc? dil olmayacak. Örne?in fizikçi mi al?yorsun, tercüman m?? Tabii ülkenin bilim, teknikte de ulusal hedefleri belirlenecek, o do?rultuda ara?t?rmalar desteklenecek (Bkz. O.Sinano?lu, ?Hedef Türkiye? kitab?, Otopsi Yay?nlar?, ?st., 14.Bask?, Aral?k 2002).
Evrenkentlerde çömez düzenine son. Ocu, bucu kadrola?malar?na son. Evrenkente giri? usulleri ezbercili?i te?vik etmeyen, dü?ünme, uslamlama, yarat?c?l?k yeteneklerini ölçecek biçimde yenilenecek. Yetenekli, ama mâlî durumu kifayetsiz ö?rencilere ö?renim hakk? iade edilecek. Kafas? çal??an, yüre?i önce Türk yurdu, Türk ulusu için çarpan gençlerle bilim seferberli?imiz ba?layacak. ??te öyle gençler Atatürk?ün mirâs?n? devam ettirecekler.
6 Aral?k 2002; ?Yar?n?n bilim diyâr?ndan?.
osinanoglu@aydinlik.com.tr
Oktay Sinano?lu
|
| |
|
|