Ana Menü
Ana Sayfa
Makaleler
Haberler
Destekleyenler
Destek Resimleri
Destekleyen Siteler
Görüntü Kayıtları
Ses Kayıtları
Tartışma Alanı
Gaspıralı

Reklâm
Türk Dili Yazıları
  Kültür
  Modern Türkçe Dönemi
  Dil-Kültür İlgisi
  Türk Dilinin Tarihi Dönemleri
  Orta Türkçe Dönemi
  Yeni Türkçe Dönemi
  Dilbilgisi
  Türk Dilinin Bugünkü Durumu ve Yayılma Alanları
  Yeryüzündeki Diller
  Dil Nedir (Kişilerden Tanımlar)
  Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri - 2
  Eski Türkçe Dönemi
  Türkçenin Bugünkü Durumu Ve Yayılma Alanları
  Dil Nedir - 2
  Türkçe Kelimelerde Vurgu
  Kelime Nedir
  Türk Dilinin Tarihi Dönemleri ve Gelişmesi
  Kökler
  Ekler
  Türk Yazı Dilinin Tarihi Gelişimi

Türk Dili Yazıları Arşivi
Türkçe Karşılık
 Bütünleşmek 
Fransızca entegre (intégré) sözü "Bir bütünü, bir grubu oluşturan." temel anlamına gelmektedir. Bu anlamıyla sanayi, teknoloji ve planlama alanlarında birçok sıfat tamlamaları kuran entegre sözü için önerdiğimiz karşılıklar: bütünleşmiş, tümleşik. Sözün entegre olmak biçimindeki kullanışı için de Kurumumuz tarafından bütünleşmek, uyum sağlamak karşılıkları önerilmektedir.
 Entegre Olmak 
Tartışma Alanı
Genel Bölümler
   Genel Konular
Türkiyat Araştırmaları
   Yeni Türkçe
   Orta Türkçe
   Eski Türkçe
   Dil Bilim
   Dil Sorunları
   Çağdaş Türk Lehçeleri
   Kaynakça
   Köken Bilimi
Türk Dilinin Sorunları
   Tabelalar ve İnternet
   Yanlış Kullanımlar
   Yabancı Dilde Eğitim
Yazım Kılavuzu
  İken'in Yazılışı
  Pekiştirmeli Sıfatların Yazılışı
  n>m Değişmesi
  Bağlaç Olan ne ... ne ...’nin Yazılışı
  İle'nin Ek Olarak Yazılışı
  Ünsüzlerin Nitelikleri
  Fiil Çekimi ile İlgili Yazılışlar
  Düzeltme İşareti
  Uzun Ünlü
  Mastar Eklerinin Yazılışı
  Sesler ve Ses Uyumları
  Ünsüz Uyumu
  Ünsüz Türemesi (y,v)
  Ek Fiil Olan imek’in Yazılışı
  Ünsüz Düşmesi
  Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler
  Ünlü Düşmesi
  Küçük ünlü Uyumu
  Bağlaç Olan da, de’nin Yazılışı
  Sayıların Yazılışı

Yazım Kuralları Arşivi
Reklâmlar
Altın
Gebelik
Makaleler
evden eve nakliyat
nakliyat
Okey
korg
online film izle
indir
Film izle
resimler
program
forum
Konteyner
mirc
Estetik
FORUM

Türkçede Yeni Kavramları Karşılama Yolları
Türkçede yeni varlıkları ve kavramları karşılamak için birkaç yol vardır. İhtiyaç hasıl olduğunda bu yollardan birine baş vurulmaktadır.

A. KELİME TÜRETMEK



Türkçenin en tabii, en işlek, en geniş yeni kelime kazanma yoludur. Kelime türetmek köklerden yapım ekleri ile görevden yapmak demektir. Eklemeli bir dil olan Türkçenin çok zengin bir kelime yapma mekanizması vardır. Türkçenin her tipte pek çok olan yapım ekleri ile sayısız kelimeler yapılabilir. Türkçenin bu imkânı her zaman açıktır. Ancak bu imkânın iyi, doğru ve yerli yerinde kullanılması gerekir. Bu husustaki ölçü yeni yapılan kelimede hiç bir sunilik bulunmaması, hissedilmemesidir. Böyle bir kelimeyi ilk defa elbette bir şahıs yapmış ve dile sürmüştür. Fakat kaidelere ve şartlara öyle uygun yapılmıştır ki, herkes onun yeni değil eskiden beri var olan bir kelime olduğunu zanneder. Demek ki, yeni kelimenin sağlam olması için dilde yadırganmaması, yapma hissini uyandırmaması, tereddütler yaratmaması, itiraz ve isyan sesleri doğurmaması gerekir. Dil, onu sanki kendiliğinden ortaya çıkarmış gibi olmalıdır.



Türemiş kelimeler, bir kelime kökü ile bir veya birkaç yapım ekinden meydana gelir. Çekim sırasında yeni kelimeler meydana getirilirken, kök asla değişmez. Kelime kökünden önce, başka dillerde olduğu gibi ön ekler getirilmez. Dilimizde kelime türetmesi ancak köklerin sonuna birtakım ekler getirilmek suretiyle yapılabilir.



Kelime kökleri isim veya fiil olduğuna göre, türetme ekleri isme ilave edilenler ve fiile getirilenler olmak üzere iki büyük bölüme ayrılırlar. Sonra bunlar, meydana getirdikleri kelimenin isim veya fiil oluşlarına göre de ikiye bölünürler. Böylece kelime yapma ekleri;







a. isimden isim yapma ekleri



b. isimden fiil yapma ekleri



c. fiilden isim yapma ekleri



d. fiileden fiil yapma ekleri



olarak dört gruba ayrılır.



Ekler ayrıca, işlek (canlı), az işlek ve işlek olmayan olmak üzere üçe ayrılırlar. Bir dilde yeni kelimeler ancak canlı eklerle meydana getirilebilirler. Bu durum dil ilminin değişmez prensibidir. Bazen az işlek bir ekin canlılık kazandığı görülebilir. Fakat bu nadir bir haldir ve şahısların eseri değildir. Halkın bilmeden fark etmeden yaptığı, dil kanunlarına uygun olarak kendiliğinden meydana gelen bir keyfiyettir.



Yeni teşkil edilen kelimeler dil kurallarına uygun oldukları yani canlı eklerle ve ekin fonksiyonu ile manasına aykırı olmadan meydana getirildikleri takdirde doğrudurlar.







B. KELİME GRUBU YAPMAK



Dilde yeni kavramları karşılamanın bir yolu da kelime grubu yapmaktır. Bu yol, dilde var olan kelimelerden bir terkip yaparak yeni ihtiyaçları karşılama yoludur. Bu yol, dilin yeni kavramları karşılamada kullandığı çok tabii ve güzel bir yoldur. Ancak bunda varlığı veya kavramı tek kelime ile değil, birden fazla kelime ile ifade etme durumu vardır. Tabii her nesne de böyle iki kelime ile karşılanmaya uygun olmayabilir. Onun için kelime grubu yapma yolu, imkânları geniş olmayan bir yoldur:



Demiryolu bilirkişi uçaksavar gecekondu su yılanı



Başkent olağanüstü bilgisayar sivrisinek ses uyumu







C. YABANCI KELİME ALMAK



Yabancı kelime almak yeni bir nesnenin veya kavramın, geldiği yerden ismini de beraber almak demektir. Alınan yabancı kelime ya dilde karşılığı hiç olmayan kelimedir ya da dilde karşılığı olan fazladan bir kelimedir.



Birinci halde, yeni bir nesne veya kavramla karşılaşılır. Dilde onun kelimesi yoktur. Bu durumda ilk tabii yol onun ismini de beraber almaktır:



Ayet gazel cami otomobil radyo telefon



Televizyon motor banka posta telekom



Özellikle eşyaların beraberinde getirdiği kelimelerin dile süratle girme ve yayılma gücü vardır. Eğer adını önceden hazırlamamış ve o adla girişi sağlamamışsanız, eşyanın kendi kelimesini beraber getirmesine engel olamazsınız. Zaten hazırlıklı olmak da kolay değildir. Yenilik ve kelime çok defa dili ansızın bastırır.



İkinci olarak dilde, karşılığı mevcut olsa da yine fazladan kelime girebilir. Böyle kelimelerde çeşitli etkenler rol oynar. Bunların başlıcaları çeşit ve değişiklik arzusu, özenme, taklit, nüans, kısalık, yaygınlık, kibarlık ve tesadüf olarak sıralanabilir. Fakat hepsinin ortak bir sebebi vardır ki o da kültür ilişkileri, dil alış-verişleridir. Kültür ve medeniyet tesirlerinden kaçmak mümkün değildir. Şüphesiz en iyisi bir dilin kendi kaynağından beslenmesidir. Ancak dile yabancı kelime girmiş diye yakınmaya da lüzum yoktur. Yabancı kelime almak değil, yabancı gramer kuralı almak tehlikelidir.



Esasen yüzde yüz saf dil yoktur. Dillerde yabancı asıllı kelimeler daima bulunur. Ayrıca dil o kelimeleri kendi yapısına uydurur:



Hendese-geometri teşekkür-mersi yemiş-meyve



Siyaset-politika teminat-garanti iktisat-ekonomi



Türkiye Türkçesi için cumhuriyetten sonra Arapça ve Farsçadan kelime alma yolu tamamıyla kapanmıştır. Buna karşılık bugün batıdan gelen kelimelere karşı açıktır.



Yabancı kelime almak son derece kolay bir yoldur. Onun için de bu kestirme yolun önüne kolay kolay geçilememektedir. İstense de istenmese de her dile bu yolla pek çok kelime girmektedir. Hele günümüzdeki iletişim teknolojisi bunu iyice artırmış bulunmaktadır.







Ç. KELİME DİRİLTMEK VE DERLEMEK



Dilde yeni kelime için başvurulabilecek iki kaynak daha vardır. Bunlardan biri, eski yazı dili devreleri, diğeri yaşayan şiveler, ağızlardır.



Eski yazı dilinin unutulmuş kelimeleri tekrar dile kazandırılabilir:



Kamu subay yargı nitelik tartışmak görkem



Savcı tanık köken nicelik arıtmak sonuç







Diğer taraftan kültür dilinde bulunmayan fakat ağızlarda yaşayan bazı kelimeler de yazı diline alınabilir:



aylak onarmak deprenmek asalak yitirmek



doruk yozlaşmak denetlemek alan güleç







Ancak bu diriltme ve derleme yolu sanıldığı kadar kolay bir yol değildir. Eski kelimeler çok defa ölmüşlerdir. Ayrıca metinlerden çıkarılan şekilleri, eski devrin fonetik değerini taşır. Böylece bugünkü dil için işlenmiş sayılmazlar. Bu sebeple onların diriltilmesi çok güçtür, büyük gayret ister. Bu, bütün millete yeniden kelime öğretmek demektir.



Ağızlardan edebî dile kelime geçirmek de öyle pek kütle halinde ve kolay olmamaktadır. Çünkü bir ağızda bir şekil, başka bir ağızda başka bir şekil vardır. Ayrıca yazı dili kelimeleri gibi her bölge için geçerli olacak uygun ve fazla kelime bulmak da kolay değildir. Ve bu da bütün milletin yeniden kelime öğrenmesi demektir.



Kısacası her iki kaynaktan faydalanmak da ancak sınırlı bir ölçüde mümkündür. Fakat dil inkılabı ile Türkçemize her iki kaynaktan bir hayli kelime kazandırıldığını da unutmamak gerekir. Gerçi sadeleştirme çalışmaları sırasındaki ihtiyaç dolayısıyla netice alınması mümkün olmuştur.





 
Anasayfa | Tartışma Alanı | Destekleyenler | Destek Resimleri | Haberler | Makaleler | Yazım Kuralları | Künye | İletişim

®2005 - 2006 Anadilim.org Türkçe ve diğer Türk Lehçeleri(Dilleri) hakkında bilgi vermek ve bu dillerin kullanımını en üst seviyede tutmak için kurulmuştur.
Tüm Haklari N. Kaan Fakılı ya aittir. Bu site Php Nuke kodlarının % 70 değiştirilmesi ile oluşturulmuştur.