 |
Nesil  Fransızcadan dilimize giren jenerasyon (generation) sözü, "doğuş, soy, nesil" anlamlarına gelmektedir. Ayrıca bitki ve hayvan üremeleri için de kullanılmaktadır. Kurumumuz, bu söz yerine kullanılmak üzere kuşak, nesil karşılıklarını önermektedir.
Jenerasyon 
|
|
|
|
doğal zayıflama,
özel ders,
orjinal pembe maske,
ozoderm,
tercüme,
maydanoz hapı,
smoky 7,
sandalose,
metrik kılavuz,
psikolog,
african mango,
mesut yar
antakya
biber hapı ile zayıfladı
|
|
|  |
Türkçenin Güncel Sorunlar? |
G?R??
?nsan?n ya?am?nda ve ki?ilik geli?iminde ana dilinin çok önemli bir yeri vard?r. Dili yeterli düzeyde olan ki?iler genellikle daha sa?l?kl? ili?ki kurarlar, hayatta daha çok ba?ar?l? olurlar. Kendi dilini iyi bilip düzgün kullanman?n önemli bir yarar? da yabanc? bir dili ö?renmeyi kolayla?t?rmas?d?r. Gerçekten, etkili bir yabanc? dil ö?retiminin altyap?s?n?, iyi bir ana dili e?itimi olu?turur.
Türk edebiyat?n?n tan?nm?? ?airlerinden Yahya Kemal?in ?Türkçe a?z?mda annemin sütüdür? diyerek yüceltti?i, Faz?l Hüsnü Da?larca?n?n ise ?Türkçem benim ses bayra??m? diyerek hem yüceltti?i hem de kutsalla?t?rd??? dilimize bugün gerekli özeni gösteriyor muyuz? ?nsanlar?m?zda bugün Türkçe sevgisi, ana dili duygusu, dil bilinci ve duyarl??? yeterince var m?? Bu sorular?n iyice dü?ünülmesi, sürekli göz önünde tutulmas? gerekir.
Dil ö?renimi beyni, dolay?s?yla dü?ünceyi de?i?tirir, biçimlendirir. Sosyal yap?n?n iç dokusunu ana dili olu?turur. Oysa Türkçemiz giderek zay?fl?yor, güdükle?iyor. Bugün Türkiye?de çevre kirlenmesi, hava kirlenmesi, siyaset kirlenmesi gibi çe?itli kirlenmelerin yan? s?ra, bir de ?dil kirlenmesi? vard?r. Dil duyarl??? ve dil bilinci bak?m?ndan görülen eksikler, Türkçenin gelece?i için ciddî bir tehlikedir.
BA?LICA SORUNLAR
Bugün Türkçemizle ilgili ba?l?ca güncel sorunlar? ?öyle s?ralayabiliriz: Özensizlik ve yanl?? kullan?m, yabanc? sözcük tutkusu, yabanc? dil ö?retimi ile yabanc? dilde ö?retimi birbirine kar??t?rma, Türkçenin bilim dili olmad??? görü?ü, Türkçe ö?retimindeki yetersizlik, sözcük ve terim üretimindeki yetersizlik, ö?retmen faktörü.
1. Özensizlik ve Yanl?? Kullan?m
Dilimizin sözlü ve yaz?l? kullan?m?nda ak?l almayacak yanl??lar yap?l?yor. Kurallar?na uygun, do?ru ve düzgün kullan?lm?yor Türkçe. ?lkö?retimden yüksekö?retime kadar okullar?m?zda görülen Türkçe yetersizlikleri, üniversite ö?rencilerimizde bile s?k s?k göze çarpan sözlü ve yaz?l? anlat?m kusurlar?, bozuk cümleler ve söyleyi? yanl??lar?, bir dilekçe yazarken yap?lan yanl??lar, resmî yaz??malarda göze batan anlat?m kusurlar?, bas?n yay?n organlar?ndaki ak?l almaz özensizlikler, sokak ve caddelerde bulunan tabelalardaki yabanc? sözcük hastal???... Türkçemizin gelece?i için önemli bir tehlike olu?turmaktad?r.
Radyo dinlerken, televizyon izlerken insan bazen ?a??r?p kal?yor. Osmanl?cadan gelme sözcüklerin yanl?? telaffuzlar?, dam?t?k dilin giderek argo dile dönü?mesi, vurgular?n ve tonlamalar?n ürkünçlü?ü, görüntülü yay?nlarda sunucular?n garip el kol hareketleri, konu?ma s?ras?ndaki tuhaf jestleri, Türkçeyi sevenleri üzüyor.
Baz? özel ve yerel TV kanallar? ile radyolar?n, daha kendi adlar?ndan ba?layarak Türkçeye kar?? alabildi?ine sayg?s?z ve sorumsuz tutumlar? yürekler ac?s?. Son y?llardaki moda deyi?le medyada, özel ve yerel TV kanallar?nda yeni tip sunucular, haber ve spor spikerleri de moda oldu. Oysa sunuculuk ve spikerlikte dili düzgün ve pürüzsüz kullanma, fizikî güzellikten önce gelir, önce gelmelidir. Dil bilinci ve sevgisi onlara özellikle kazand?r?lmal?d?r. Ekran sorumlulu?u bunu gerektirir. Sunucu ve spiker adaylar?, öncelikle dili do?ru ve düzgün kullanma konusunda ciddî bir e?itimden geçirilmelidir. Çünkü onlar her gün milyonlara sesleniyor, milyonlarla yüz yüze geliyor. Örnek olma, model olma gibi bir sorumlulu?u da var onlar?n.
Türkçeye kar?? özensizlik, sorumsuz davran??lar, bu dili yanl?? kullanma, ne yaz?k ki dar ve s?n?rl? bir çerçevede görülmüyor. Bu gev?eklik, devlet adamlar?, çe?itli mesleklerdeki ayd?nlar ya da ayd?n olmas? gerekenler, ö?retmenler, her ö?retim kademesindeki ö?renciler... için de söz konusu.
?nsanlar?m?za özellikle do?ru konu?ma, düzgün yazma, duygu ve dü?üncelerini pürüzsüz anlatma becerisi kazand?rma konusuna özenle e?ilmek zorunday?z. Çünkü üniversitede okuyan gençlerimizin büyük ço?unlu?unda bile önemli dil ve anlat?m kusurlar? ile kar??la??yoruz.
2. Yabanc? Sözcük Tutkusu
Günümüzde Türkçe, neredeyse ana dilimiz oldu?unu unutturacak ölçüde yabanc? sözcüklerle dolduruluyor, kendi sözcüklerimiz ac?mas?zca d??lan?yor.
Sorunlar?n belki de en önemlisi, dilimizin kamuoyu önündeki kullan?m?nda görülen ?Türkçeden kaç??? diyebilece?imiz süreçtir. Ülkeyi yönetenler, bas?n-yay?n kurulu?lar? ve bir k?s?m ayd?nlar, çok güzel Türkçe kar??l?klar? bulunsa da yabanc? sözcükleri kullanmaktan sanki ola?anüstü bir zevk al?yorlar. Türkçe konu?maktan kaçan bir kamuoyu olu?mu? görünüyor. Bu durum dilimiz için büyük tehlikedir.
Bugün de benzeri durumlara s?k s?k tan?k oluyoruz. Güzelim uzla?ma yerine concencous, yo?unla?ma yerine consantrasyon, kontrol yerine çek etme dedik mi kültürlü ki?i oluyoruz. ?stanbul Taksim?deki görkemli bir otelin ad? The Marmara, Hilton?daki sergi merkezinin ad? Exibition Center.
Kentlerimizde caddeler, yabanc? adlar nedeniyle i?gal alt?ndad?r. Kendilerine ?entel? denilen bir k?s?m ayd?nlar, kendi yurduna yabanc?la?may? evrensellik san?yor.
Konu?mada veya yaz?da aralara yabanc? sözcük s?k??t?rmak, ba??ms?zl?k gururunun nas?l törpülendi?ini gösteren ac? bir örnek de?il midir? Neredeyse, ana dilimizin Türkçe, anavatan?m?z?n Türkiye oldu?unu unutuyoruz.
Yabanc? dil ne kadar önemli olursa olsun, insan?n ana dili daha da önemlidir. Temel görevimiz, gençlerimizi dü?ünen, ele?tiren ve dü?üncelerini düzgün ifade edebilen bireyler olarak yeti?tirmektir. Ö?rencinin kendi dilini ikinci s?n?f, yetersiz bir ileti?im arac? olarak görmesi çok sak?ncal? bir durumdur. Böyle bir ö?renciden kendi diline ve kültürüne, ana diline sayg? duymas? nas?l beklenebilir?
1930?lardan 1980?e kadar yürürlükte olan 5237 say?l? Belediye Gelirleri Kanunu?nun 21. maddesi, Türkçeyi koruyucu hükümler ta??yordu. Son y?llarda görülen yabanc? dil i?gali nedeniyle, ilgili Devlet Bakanl???nca 1997?de haz?rlanan ?Türk Dilinin Kullan?lmas?na ?li?kin Kanun Tasar?s?? Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmu?tu. Böylece Türkçeyi yozla?malardan koruma, yabanc? dillerin inan?lmaz bask?s?ndan kurtarma amaçlan?yor.
Nitekim Fransa?da 1994 y?l?nda hükûmetin önerisi ile Frans?zcay? ?ngilizcenin ak?n?ndan korumak için ?Frans?z Dilinin Kullan?m?na ?li?kin Yasa Tasar?s?? adl? bir tasar? haz?rlanm?? ve yasala?m??t?r. Frans?zcay? korumaya yönelik yasan?n bizim için de büyük önem ta??yan 9. maddesi ?öyledir:
?E?itim, s?navlar ve yar??malar ile kamuya ya da özel sektöre ait e?itim kurumlar?nda yap?lan tezler ve bilimsel yaz?lar için kullan?lacak dil Frans?zcad?r.?
Bu ak?lc? yakla??mla gerçekçi uygulamadan al?nacak dersler bulundu?u çok aç?kt?r.
3. Yabanc? Dil Dü?künlü?ü
Ülkemizde özellikle 1980?den sonra görülen büyük yanl??lardan biri, yabanc? dil ö?retimi ile yabanc? dille ö?retimin birbirine kar??t?r?lmas?d?r. Günümüz dünyas?nda yabanc? dilin ve yabanc? dil ö?renmenin önemi elbette ki tart???lamaz. Her türlü ili?ki, ileti?im ve geli?me için yabanc? dil elbette ki çok gerekli. Ama ülkemizde özellikle son zamanlarda dü?ülen önemli bir yan?lg?, yabanc? dilin araç de?il amaç olarak görülmesidir. ??te bu nedenle, yabanc? dille ö?retim yapan okullar?n ve üniversitelerin say?s? h?zla artmaktad?r. Oysa yabanc? dil amaç de?il araçt?r.
??in en ac? ve dü?ündürücü yan? da, yabanc? dille ö?retim yapan kurumlarda okuyan Türk çocuklar?n?n Türkçeyi ihmal etmeleri, giderek unutmalar?, özellikle yaz?l? anlat?m yetersizlikleri içine dü?meleri ve kendi dillerini küçümseyip hor görmeleridir. ??te en büyük tehlike de burada yat?yor. Ana dilinin yetersiz oldu?u inanc? ile yeti?tirilen bir genç, kendi diline ve kültürüne nas?l sayg? duyacakt?r?
O hâlde öncelikle yap?lmas? gereken ?ey, yabanc? dil ö?retimi ile yabanc? dille ö?retimi birbirine kar??t?rmamakt?r. Çok gerekli olan yabanc? dil ö?retimini bütün okul kademelerinde en etkili ve verimli bir ?ekilde gerçekle?tirelim. Bunun yollar?n? arayal?m. Ama çok gereksiz olan ve ülkemizin gelece?i, kültürü aç?s?ndan büyük tehlikeler ta??yan yabanc? dille ö?retim tuza??ndan kurtulal?m. Bunun için de her ?eyden önce ana dili duygusu, duyarl??? ve dil bilinci gerekir.
Ülkemizde nitelikli insan yeti?tirmek istiyorsak, ba?kalar?n?n diliyle de?il, kendi dilimizle, kendi kültürümüzle yeti?tirmeliyiz. Çünkü kendi kültürünü d??layan bir toplum, varl?k nedenini yads?yor demektir.
Ça?da? ülkelerin hiçbiri yabanc? dilde e?itim yapm?yor. Bu durum, sadece az geli?mi? ülkelerde ve sömürgelerde görülüyor.
Baz? okullarda e?itim yabanc? dille yap?l?rsa Türkiye?nin d?? dünya ile daha kolay anla?aca??, Türkçenin bilim dili olmad???, ?ngilizce ile daha iyi bilim yap?laca?? yolundaki görü?ler yanl??t?r. Bu görü?ler, emperyalizmin sömürge ülkelere dayatt??? anlay???n sonucudur. Her ülkede bilim ancak o ülkenin kendi diliyle yap?labilir. Yabanc? dille e?itim, e?itim bilimine de ayk?r?d?r. Çünkü bir insan, dünyay? en sa?l?kl? biçimde ancak kendi diliyle alg?layabilir ve anlatmak istedi?ini de en güzel kendi diliyle anlatabilir.
Ülkemizin tan?nm?? üniversitelerinden biri olan ve e?itimi ?ngilizce yürüten ODTÜ?de yap?lan bir ara?t?rmada, ö?rencilerin yabanc? dille e?itimden memnun olmad?klar?, buna kar?? ç?kt?klar? görülmü?tür. ?ngilizce e?itim yap?lan Bo?aziçi Üniversitesinde de benzer görü?ler öne sürülmekte, e?itim dilinin Türkçe olmas? savunulmaktad?r.
4. Türkçenin Bilim Dili Olmad??? Görü?ü
Türkçenin bilim dili olarak yetersiz oldu?u öne sürülüyor. Eksik yanlar? elbette vard?r ve bu, her dil için söz konusudur. Peki böyle bir durumda yap?lmas? gereken ?ey, dilimizi tümüyle bir kenara atmak m?d?r, yoksa kendi olanaklar?yla onu geli?tirmeye ve zenginle?tirmeye çal??mak m?? Yetersiz ve eksik diye dilimizi kendi kaderine b?rak?rsak, Türkçe bir bilim ve kültür dili olarak nas?l ve ne zaman geli?ecektir?
??te hiç dü?ünülmeyen ve gelecek aç?s?ndan büyük tehlike olu?turan sorun burada. E?er dil duyarl??? ve dil bilinci bak?m?ndan sorumsuzluk böyle sürerse, Türkçe 14. yüzy?ldaki durumuna dü?ecektir. O zamanlar ve Selçuklular döneminde ayd?nlar aras?nda bilim dili Arapça, kültür ve sanat dili Farsça idi. Türkçe sadece halk aras?nda konu?uluyor ve halk edebiyat? sanatç?lar? taraf?ndan kullan?l?p ya?at?l?yordu. Ve dilimizin bu ac? serüveni, ya?am sava??, Tanzimat dönemine, özellikle 20. yüzy?l ba?lar?ndaki Millî Edebiyat Ak?m?na kadar sürdü. ?imdi ise tehlike daha çok bat? dillerinden gelmektedir.
Büyük ihmale u?ram?? olan Türkçenin durumuna çok üzülen 14. yüzy?l divan ?airi Â??k Pa?a günümüz diliyle ?öyle dert yan?yordu:
Türk diline kimse bakmaz idi
Türklere hiç gönül akmaz idi
Be? yüzy?l sonra ayn? s?k?nt? ve sorunlar? ya?amak zorunda m?y?z? Bunlar? yeniden ya?amamak için gerekli özeni göstermek, bilinçli davranmak zorunday?z. ?Tarih tekerrürden ibarettir.? sözü akla geliyor ama asl?nda bu söz yanl??t?r. Tarih kendisinden ders almas?n? bilmeyenler için tekerrürden ibarettir.
1933 reformunu ya?ayan ?stanbul Üniversitesine gelen yabanc? bilim adamlar?ndan 3 y?l içinde Türkçe ö?renmeleri ve bu sürenin sonunda derslerini Türkçe vermeleri istenmi?ti. Amaç ne? Amaç, Türkçenin bilim dili olarak kullan?lmas? ve geli?tirilmesidir. Çünkü cumhuriyeti kuranlar, dilin bir ulusun kimli?i ve o ulusu yar?nlara ta??yan en önemli öge oldu?unu çok iyi biliyorlard?. Dü?ünülmesi gereken bir soru ?udur: Sanki Türkçe 1933?te bilim diliydi de ?imdi mi yetersiz duruma dü?tü?
5. Türkçe Ö?retimindeki Yetersizlik
Okullar?m?zda, hemen her meslekte ve üniversitelerimizde Türkçe yetersizlikleri ile ne yaz?k ki s?k s?k kar??la??yoruz.
Dil e?itiminin temel amac?, ki?ilerin dü?ünme ve ileti?im becerilerinin geli?tirilmesidir. Dille ileti?imin bir yönünü anlatma, öteki yönünü anlama olu?turur. Bu nedenle bütün ülkelerin e?itim sistemlerinde, dil e?itimine, özellikle ve öncelikle ana dili e?itimine büyük önem verilir. Yeti?mekte olanlara dilin çok iyi bir ?ekilde ö?retilmesi için çal???l?r. Çünkü dil, kültürün temel ögesidir ve insanlar? birbirine yakla?t?ran en güçlü araçt?r.
Dil e?itiminde as?l hedef; dört temel beceri olan dinleme, konu?ma, okuma, yazma becerilerinin hedef kitleye kazand?r?lmas? ve geli?tirilmesidir. Ana dili dersi bir bilgi kazand?rma de?il, beceri kazand?rma dersidir.
6. Sözcük ve Terim Üretimindeki Yetersizlik
Bir dilin geli?ip zenginle?mesi, ça??n geli?melerine ayak uydurabilmesi için sözcük ve terim üretimi de çok önem ta??maktad?r.
Almanya, Fransa, Macaristan gibi ülkeler dillerini yabanc? dillerin istilas?ndan kurtarabilmek için dil gümrü?ü ad?n? verebilece?imiz bir uygulama ba?latm??lard?r. Bu uygulamaya göre, yeni bir bulu? yap?ld??? ya da yeni bir alet icat edildi?i zaman, herhangi bir gecikmeye f?rsat vermeden bu kavrama uygun yeni bir sözcük türetilmektedir. Böylece yabanc? sözcükler dile girip yerle?meden kar??l?klar bulunmakta ve dilin yozla?mas? önlenebilmektedir. Türkçede ise yabanc? sözcükler dilimize iyice yerle?tikten sonra kar??l?klar bulunmaya çal???lmaktad?r. Ülkemizin gümrük birli?ine girmesinden sonra bu konu çok daha önem kazanm??t?r.
Türk Dil Kurumu ile Ça?da? Türk Dili dergisinin son y?llarda ba?latt??? yabanc? sözcüklere kar??l?k bulma çal??malar? çok olumlu çabalard?r. Bu konuda baz? yanl??lar yap?lsa, tart??ma götürür öneriler olsa bile bu tür iyi niyetli ad?mlardan geri dönülmemeli. Ayr?ca bu konuda yaz?l? ve sözlü bas?n-yay?n organlar?n?n deste?i sa?lanmal?. Aksi takdirde yabanc? sözcükler Türkçeye h?zla dolmaya devam edecek, dilimiz geli?ip zenginle?emeyecek ve yabanc? dillerin boyunduru?undan kurtulamayacakt?r.
Türkçemizin ba??ms?z bir dil olarak ya?amas?n?, geli?ip zenginle?mesini istiyorsak, üretelim, türetelim, yaratal?m ve Türkçe kar??l?klar bulmaya çal??al?m. Bunun herhangi bir ideolojiyle, sa?c?l?kla-solculukla, ilericilikle-gericilikle, tutuculukla, dindarl?kla-dinsizlikle bir ilgisi yoktur.
7. Ö?retmen Faktörü
Türkçe e?itiminde yer alan ögelerin etkili olabilmesi için okul binalar?, donat?m, program, araç-gereç önemli olmakla birlikte, bunlar? kullan?p program? uygulayacak olan ö?retmenin bilgi ve becerisi hepsinden daha önemlidir. ?Bir okul, ancak, orada çal??an ö?retmenler kadar iyidir.? denilebilir. Görülüyor ki her derste oldu?u gibi ilkö?retimden üniversiteye kadar dil e?itiminde de en büyük görev ö?retmene dü?üyor. Özellikle ilk ve orta ö?retimde. Asl?nda dil kusurlar?na yaln?zca Türkçe ö?retmenlerinin ve ö?retim elemanlar?n?n de?il, ders veren herkesin dikkat etmesi gerekir. Bu nedenle, ö?retmenlerin hizmet öncesi ve hizmet içi e?itimleri büyük önem ta??maktad?r. Hele Türkçe ö?retmenlerinin hem kendilerini çok iyi yeti?tirip eksik yanlar?n? gidermeleri, hem de ö?rencileri iyi e?itmek için yorulup usanmadan çaba göstermeleri ?artt?r. Bu konuda ö?retmen yeti?tiren kurumlara da büyük görevler dü?üyor.
??te bu noktada kar??m?za, çözümü gerekli önemli bir sorun ç?k?yor: nitelikli ö?retmen sorunu. Unutmayal?m ki nitelikli ve ba?ar?l? ö?retmen yeti?tirmek için, her ?eyden önce nitelikli adaylar gerekir.
Üniversiteye giri? s?nav?nda dü?ük puan alan adaylar?n, ö?retmen olmay? hiç akl?ndan bile geçirmemi? adaylar?n nitelikli ö?retmen olmalar? beklenemez. O hâlde yap?lmas? gereken ?ey, ö?retmenlik için geni? tabandan nitelikli adaylar seçme yoluna gitmek, bu adaylar? hizmet öncesinde ça?da? de?erler do?rultusunda yeti?tirmek, bütün dallardaki ö?retmen adaylar?na dil bilinci ve Türkçe sevgisi kazand?rmakt?r. Bu yap?l?rsa, yaln?zca Türkçe e?itimi ve ö?retimi için de?il, öteki dersler için de nitelikli ve ba?ar?l? ö?retmenler yeti?ecek, mesle?in ve Türkçenin sayg?nl??? daha da artacakt?r. Bu konuda 1959?da kurulan Yüksek Ö?retmen Okulu modeli ve 1970 öncesi e?itim enstitüleri göz önüne al?nabilir.
?u nokta herkes taraf?ndan çok iyi bilinmelidir ki ö?retmenlik, her üniversite mezununun yapabilece?i bir meslek de?ildir.
Ö?retmen aday?n?n ve ö?retmenin her ?eyden önce genel kültür, özel alan bilgisi, ö?retmenlik meslek bilgisi bak?m?ndan çok iyi yeti?mi? olmas? gerekir. Bunun yan? s?ra mesle?e uygun ki?ilik özellikleri, meslek sevgisi, ö?renci sevgisi, mesle?e kar?? ilgi ve yetenekler, meslekî yeterlikler, düzgün konu?ma, Türkçeyi do?ru ve düzgün kullanma gibi temel ölçütler de gereklidir ö?retmenlik için.
SONUÇ
Sonuç olarak, Türkçemizin ba??ms?z bir dil olarak ya?amas?, varl???n? sürdürebilmesi için ana dili konusunda bireysel ve toplumsal duyarl?k kaç?n?lmazd?r. Bu konuda tek tek bireyler ve toplum olarak dil bilinci ta??mak, bilinçli çabalar içinde olmak zorunday?z.
Dilimize kar?? her türlü özensizli?i ve yanl?? kullan?mlar? al??kanl?k hâline getirmekten kaç?nmak, yabanc? dil hayranl??? ile yabanc? sözcük tutkusundan kurtulmak, yabanc? dil ö?retimi ile yabanc? dilde e?itimi kesinlikle birbirine kar??t?rmamak, Türkçenin bilim dili olmad??? görü?üne kar?? ç?kmak, Türkçe ö?retimindeki yetersizlikleri görüp gerekli önlemleri almak, dil gümrü?ü uygulamas?na giri?mek, sözcük ve terim üretimine h?z vermek, nitelikli ve yeter say?da ö?retmen yeti?tirmek, Türkçemizin varl???n? sürdürebilmesi için büyük önem ta??maktad?r.
ÖNER?LER
Türkçemizin ba??ms?z bir dil olarak ya?amas?, geli?ip zenginle?mesi için ?unlar önerilebilir:
1. ?Önce Türkçe!? slogan? kafalara ve gönüllere yerle?tirilmeli, herkesi güzel Türkçe ö?renmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz.
2. ?Önce Türkçe!? konusunda bireysel ve toplumsal duyarl?k, dil duygusu ve ana dili bilinci olu?turulmal?d?r. Bu konuda herkese görev dü?er. As?l sorumluluk ise, örgün ve yayg?n e?itim kurumlar?na; yaz?l?, sözlü ve görüntülü kitle ileti?im araçlar?na, sanatç?lara, yazarlara, ayd?n kesime dü?mektedir.
3. Özellikle ayd?n kesim, yabanc? hayranl??? ile yabanc? sözcük dü?künlü?ünden kurtar?lmal?d?r.
4. Yabanc? dil ö?retimi ile yabanc? dilde ö?retimin çok farkl? ?eyler oldu?u kafalara iyice yerle?tirilmelidir. Okullar?m?zda hâlen yürütülmekte olan yabanc? dil ö?retiminin çok verimsiz oldu?u göz önüne al?narak, verimli ve etkili yabanc? dil ö?retimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden al?nmal?, yabanc? dilde ö?retime ise son verilmelidir.
5. Verimli bir yabanc? dil ö?retimi için, yüksek ö?retim kurumlar?nda ilk y?l küçük gruplar hâlinde ve nitelikli okutmanlarla etkili bir ?yabanc? dil haz?rl?k s?n?f?? uygulamas?, daha sonraki y?llarda ?meslekî yabanc? dil? dersleri önemli bir çözüm yoludur. Ankara Üniversitesinin TÖMER kanal?yla yürütmekte oldu?u haz?rl?k sn?f? uygulamas? esas al?nabilir.
6. Bütün ö?retim kademelerinde Türkçe e?itiminin yeterince etkili, verimli yap?labilmesi için gerekli duyarl?k ve özen gösterilmelidir. Bu önemli konu, gelip geçici olan bakan ya da hükûmet politikas? olarak de?il, s?k? ve de?i?mez bir devlet politikas? olarak görülmelidir. ??in özü, etkili ve bilinçli ana dili e?itiminde yatmaktad?r. ?unu hiç unutmayal?m ki iyi bir yabanc? dil ö?retimi için de iyi bir ana dili e?itimi ön ko?uldur.
7. Çok kolay olmamakla birlikte dil gümrü?ü uygulamas?na bir an önce geçilmeli, bask?n dile/dillere kar?? koyabilmek için sözcük ve terim üretimine yeterince önem verilmeli, çe?itli dallardan uzmanlar? da devreye sokarak bu konuda yo?un çal??malar yap?lmal?d?r.
8. Dil alan?nda en etkili kesimlerin ba??nda e?itimciler, ö?retmenler geldi?ini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat ö?retmenleri olmak üzere, bütün ö?retmenlerin ana dili duyarl??? ve bilinci ile yeti?tirilmelerine büyük önem verilmelidir.
9. 1930?lardan 1980?lere kadar yürürlükte olan 5237 say?l? Belediye Gelirleri Kanunu?nun 21. maddesi, çe?itli i?yerlerinin kap?lar?na as?lacak levha ve tabelalar?n Türkçe olmas?n? ?art ko?uyordu. Bu yasan?n uygulamadan kald?r?lm?? olmas? ve de?i?en ?artlar durumu tersine çevirmi?tir. Ad? geçen yasaya yeniden i?lerlik kazand?r?lmas? uygun olur.
10. Türkçenin yozla?maktan korunmas? ve kurtar?lmas? için genel ve yasal bir düzenleme amac?yla haz?rlanan ?Türk Dilinin Kullan?lmas?na ?li?kin Kanun? tasar?s?, dil-anlat?m ve konuya yakla??m bak?m?ndan gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yap?larak bir an önce yasala?mal?d?r.
11. Bir ülkenin kültürü ve dili tek ba??na ele al?namaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yap?s? ve özellikleri ile iç içedir ve onlardan ayr? dü?ünülemez. E?er bir mal? veya arac? kendimiz üretmiyor da d??ar?dan al?yorsak, sadece onu de?il, onun ad?n? ve onunla ilgili terimleri de almak zorunday?z demektir. O hâlde, ekonomi ve teknoloji ba?ta olmak üzere her alanda üretmeden tüketmek ç?lg?nl???na kar?? ç?kmak da ulusal bir görev ve sorumluluktur. Çünkü üretimi bir yana b?rakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere var?lamaz. Bu ?ekilde olup da tarihten silinen toplum ve ülke say?s? az de?ildir.
Görüldü?ü gibi en çarp?c? ve can al?c? noktalardan biri, dili bir bütünün parças? olarak görmek, önce o bütünü geli?tirmektir.
Prof. Dr. Cahit KAVCAR
Ankara Üniversitesi E?itim Bilimleri Fakültesi Ö?retim Üyesi
KAYNAKLAR
1. AKÜNAL Okan, Zühal; ?Yabanc? Dilde E?itim mi? Yabanc? Dil E?itimi mi??, Cumhuriyet, Bilim Teknik Dergisi, 1 Mart 1997, say? 519.
2. ALAYDIN, Ethem; ?Ö?renim Türkçe Olmal??, Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisi, 21 Aral?k 1997, say? 509.
3. Frans?z Dilinin Kullan?m?na ?li?kin Yasa Tasar?s?, Türk Dili, 1994, say? 514.
4. HENG?RMEN, Mehmet; ?Anadili Bilincinin Geli?tirilmesi?, AÜ TÖMER ?zmir, Ana Dili Dergisi, 1996, say? 1.
5. KAVCAR, Cahit; ?Türkçe E?itimi ve Sorunlar?, AÜ TÖMER Dil Dergisi, 1998, say? 65.
6. KAVCAR, Cahit; O?UZKAN, Ferhan; SEVER, Sedat; Türkçe Ö?retimi, Türkçe ve S?n?f Ö?retmenleri ?çin, Ankara 1995.
7. KEPENEK, Yakup; ?Bilim Dili Türkçe?, Cumhuriyet, 4 Kas?m 1996.
8. KORKMAZ, Zeynep; ?Bat? Kaynakl? Yabanc? Kelimeler ve Dilimiz Üzerindeki Etkileri?, Türk Dili, 1995, say? 524.
9. KORKMAZ, Zeynep; ?Türk Dilinin Yabanc? Dillere Kar?? Korunmas? ?çin Al?nmas? Gereken Önlemler?, Türk Dili, 1995, say? 528.
10. SOYSAL, Mümtaz; ?Çifte Edilgenlik?, Hürriyet, 8 May?s 1994.
11. TA?DEM?RC?, Ersoy; Belgelerle 1933 Üniversite Reformunda Yabanc? Bilim Adamlar?, Ankara 1992.
12. Türk Dilinin Kullan?lmas?na ?li?kin Kanun Tasar?s?, Türk Dili, 1994, say? 514.
Prof. Dr. Cahit KAVCAR
|
| |
|
|