 |
Zihniyet  Fransızca mantalite (mentalité) sözü, \anlayış, zihniyet; düşünce, kanaat" gibi anlamlar taşımaktadır. Bu söz için dilimizde zihniyet, anlayış gibi karşılıklar bulunmaktadır.
Mantalite 
|
|
|
|
doğal zayıflama,
özel ders,
orjinal pembe maske,
ozoderm,
tercüme,
maydanoz hapı,
smoky 7,
sandalose,
metrik kılavuz,
psikolog,
african mango,
mesut yar
antakya
biber hapı ile zayıfladı
|
|
|  |
Türkçenin Sorunlar? |
Ana dilimiz Türkçe, yeryüzünün en eski ve en geni? co?rafya parças?nda konu?ulan geli?mi?, zengin bir kültür, bilim ve sanat dilidir. Türkçe en eski, en köklü dillerdendir diyoruz; çünkü bugünkü dillerin ço?u ortada yokken, hatta bugünkü baz? dillerin atalar? say?lan diller bile ortada yokken Türkçe vard?.
Türkçe en geni? co?rafya parças?nda konu?uluyor diyoruz; çünkü bugün art?k Türk dili sadece Anadolu?da ve Balkanlarda de?il, sadece Türkistan?da ve Sibirya?da de?il; çal??mak amac?yla Avrupa?ya, Amerika?ya, Avustralya?ya giden vatanda?lar?m?z sayesinde dünyan?n dört buca??nda konu?uluyor. Türkçenin lehçeleri dedi?imiz çe?itli kollar? Balkanlardan Uzak Do?u?ya kadar geni? co?rafyada yaz? ve konu?ma dili olarak kullan?l?yor. Bütün bu kollara Türk dili ailesi ad?n? veriyoruz.
Türkçe, bugün Türk dil ailesinin en fazla konu?ucuya sahip kollar?ndan biridir. Yakla??k 70 milyon ki?inin konu?tu?u Türkiye Türkçesi, sadece Türkiye Cumhuriyeti s?n?rlar? içerisinde de?il, di?er bölgelerde de konu?ulan ve yaz?lan dillerdendir. 1980?lerin ortalar?nda UNESCO haz?rlad??? bir raporda, Türkçenin konu?ucu bak?m?ndan dünyan?n be?inci büyük dili oldu?unu aç?klam??t?. Hiç ku?kusuz, bu raporu haz?rlayanlar Türk dilinin bütün kollar?n?, yani dil ve lehçelerini, bir bütün olarak kabul ederek bu sonuca ula?m??lard?. Kesin nüfus say?m? sonuçlar?na dayanmasa da Türk dilinin çe?itli kollar?n? konu?an 200 milyonu a?k?n insan bulundu?u san?lmaktad?r. Ancak UNESCO, daha sonraki y?llarda haz?rlad??? raporlarda Türk dil ailesini bir bütün kabul etmeyerek, her Türk lehçesini s?ralamada ayr? ayr? de?erlendirdi. Böylece Türk dilinin s?ralamadaki yeri de?i?ti. Bu durum gerçe?i de?i?tiremez. Yakla??k 12 milyon km2 lik bir alanda, Türk dilinin birbirine uzak veya yak?n lehçeleri konu?ulmakta, yaz? dili olarak kullan?lmaktad?r. Bunlar içerisinde Türkiye Türkçesi, güncel birtak?m sorunlar?na kar??l?k; kültür, sanat, edebiyat ve bilim dilidir.
Herhangi bir dilde yaz?lm?? bir roman?n Türkçeye çevirisi yap?labiliyorsa, felsefe eserleri Türkçeye çevrilebiliyorsa, Türk yazarlar?n?n eserleri yabanc? dillere çevrilebiliyorsa; Türkçe bir kültür, sanat ve edebiyat dilidir. Bilim eserlerinin yaz?labildi?i, çevrilebildi?i, yeni terimlerin türetilebildi?i ve her a?amada ö?retimin yap?labildi?i Türkçe, bir bilim dilidir. Türkçenin bilim dili olmad???, olamayaca?? konusundaki sözler bir iddiadan öte gidemez.
Türkçe geli?mi? bir dildir diyoruz; çünkü Türkçenin söz varl??? bugün 75.000?e ula?t?. Türk Dil Kurumunun 1945?te ç?kard??? birinci bask? Türkçe Sözlük?te 20.000 civar?nda söz vard?. 1998?de ç?kan Türkçe Sözlük?te ise 75.000 söz var.
Türkçe, kavramlar yönünden son derece zengindir:Akrabal?k ili?kilerimize verdi?imiz önemin sonucu akrabal?k ile ilgili sözler ba?ka hiçbir dilde görülemeyecek kadar fazlad?r, zengindir. Pek çok dilde b?rak?n?z bald?z, görümce, elti gibi sözlerin kar??l?klar?n?, teyze ile halay? ay?rt edecek sözler bile yoktur. Renk adlar?m?z, renklerin en küçük ayr?nt?s?na kadar tonlar?n? verecek ?ekilde zengindir: Yavru a?z?, gül kurusu, gök mavisi...
Peki bu zengin söz varl???ndan yararlanabiliyor muyuz ?
Yararland???m?z söylenemez...
Türkçe Sözlük?ün son bask?s?nda madde ba?? olarak 75.000 söz var dedim. Ne yaz?k ki bu söz varl???ndan yeterince yararlanm?yoruz. Her toplumda gündelik hayatta kullan?lan söz say?s?, o dilin genel söz varl???na göre dü?üktür. Ancak, yap?lan ara?t?rmalara göre Türkiye?de bu oran çok daha dü?ük. Sokaktaki insan?n söz varl??? elbette onun dünyas?na göre olacakt?r. Ama kitle ileti?im araçlar?n?n söz varl??? daha geni? olmal?d?r. Birkaç yüz sözle, en fazla be? yüz alt? yüz sözle, haber programlar?, hatta diziler çekiliyor.
Sözlük kullanma al??kanl???m?z da tam olarak geli?memi?. Sözlere kendimize göre anlamlar yükleyip kullan?yoruz. Bu durum, yaln?zca yabanc? kaynakl? sözleri de?il, Türkçe kökenli sözleri de birbirine kar??t?r?p yanl?? kullanmam?za yol aç?yor. Söz geli?i gözalt?na almak ile gözlem alt?na almak sözleri yerli yerinde kullan?lam?yor. Bu yanl??? kitle ileti?im araçlar? yap?nca, yanl?? kullan?? toplumda h?zla yay?l?yor. Sözleri yerli yerinde bilerek kullanmak gerekir, anlam? bilinmeyen sözler için mutlaka sözlü?e ba?vurulmal?d?r. Bunun e?itimi ilkokuldan ba?layarak yap?lmal?. Zaten bu i?in temeli de e?itimdir. Okullar?m?zda Türkçe e?itimi gözden geçirilmeli ve bili?im teknolojilerinden de yararlan?larak düzenlenmelidir. Bu konuda Millî E?itim Bakanl???m?za büyük görevler dü?mektedir.
Peki Türkçeyi do?ru ve güzel olarak kullan?yor muyuz?
Ne yaz?k ki bu soru için de evet diyemeyece?im...
Türkçenin kullan?m?yla ilgili olarak ya?anan sorunlar?n ba??nda söyleyi? bozukluklar? geliyor. Türkçe kökenli sözlerde söyleyi? bozuklu?u fazla görülmüyor, ama yabanc? kaynakl? al?nt? sözlerde söyleyi? bozuklu?una s?k rastl?yoruz. Bu yanl??lardan kurtulmak için kulland???m?z sözün do?ru söyleyi?ini bilmemiz gerekir. Dilimizde kar??l??? bulunan sözlerin Türkçesini kullanmak da bu yanl??lardan kurtulmam?z? sa?lar. Dilimizde kar??l??? olmayan sözleri de kullan?rken Türkçede kabul görmü? ve yayg?nla?m?? ?ekilleriyle kullanmal?y?z: hâkem de?il hakem; râkip de?il rakip demeliyiz. Bu yanl??lar? radyo televizyon sunucular? yap?nca yanl??lar h?zla yay?l?yor.
Türk Dil Kurumunun yay?mlad??? Türkçe Sözlük?ün 1998 y?l?nda yap?lan 9. bask?s?nda bu tür sözlerin söyleni?i de verilmi?tir. Uzun söylenmesi gereken ünlüler, ince söylenmesi gereken ünlüler belirtilmi?tir. Radyo ve televizyon sunucular?na, spikerlerine bu konuda büyük görev dü?üyor. Sunucular ve spikerler, sözleri do?ru biçimlerde söylerlerse, do?ru biçimler toplumda daha h?zl? olarak yay?l?r. Özel radyo ve televizyonlar?n yay?na ba?lad??? ilk günlerdeki görüntü yava? yava? kayboluyor. Art?k, spikerler ve sunucular daha özenli konu?uyorlar. Yanl??lardan kaç?n?yorlar. Ancak, bu demek de?ildir ki kitle ileti?im araçlar?nda Türkçe tamamen yanl??s?z kullan?l?yor. Türkçeyi do?ru ve güzel kullanma konusunda duyarl? davrananlar ço?almaya ba?lad?. Önemli olan bu duyarl?l???n, bu bilincin uyanmas?d?r.
Günümüz Türkçesinin en önemli sorunu, yabanc? dillerin, özellikle de ?ngilizcenin, Türkçeyi olumsuz olarak etkilemesi. ?kinci Dünya Sava?? sonras? Amerikan ve ?ngiliz kültürleri bütün dünya dillerini etkilemeye ba?lam??t?. Türkiye?de ?ngilizce ile ö?retime ba?land??? 1950?lerde Anglo-Sakson kültürünün yo?un etkisi de kendisini hissettirdi. ?ngilizce sadece Türkçeyi de?il, ba?ka dilleri de etkiliyordu. Frans?zlar dillerini korumak amac?yla yasa bile ç?kard?lar. Yabanc? dil ö?renme dü?üncesi, zamanla yabanc? dille ö?retime dönü?tü ve yayg?nla?t?. Çocuklar?m?za yabanc? dil ö?retelim. Hatta çocuklar?m?z bir de?il birkaç yabanc? dil bilsinler. Ama yabanc? dille ö?retim, yanl?? bir yol. Yabanc? dili yabanc? dil dersinde ö?retelim. Matemati?i, fizi?i, kimyay? gençlerimiz ana dillerinde Türkçe olarak ö?rensin. ?ngiliz-Amerikan kültürünün etkisi sadece dilde de?il, pek çok alanda kendisini gösterdi. Beslenme al??kanl?klar?m?zdan, giyime, müzi?e kadar pek çok alanda bir etkilenme söz konusu. Ancak, en fazla dikkati çeken de dildeki etkilenme oluyor. Dilimizi oldu?u kadar, di?er ulusal de?erlerimizi de ya?atmak zorunday?z.
Özenti ile dilimize yabanc? sözlerin giri?i de artt?. Türkçesi varken yabanc? kaynakl? sözleri kullanmak özentiden ba?ka bir ?ey de?ildir. Dilimizde kar??l??? bulunmayan sözler için de kar??l?k türetmek gerekir. Türk Dil Kurumu öteden beri bu çal??may? yürütüyor. Bugün kulland???m?z pek çok sözü bu çal??malara borçluyuz.
Yabanc? dillerin etkisinin artmas?, Türkçenin söz varl???n?, söz dizimi özelliklerini olumsuz yönde etkiliyor. Divan Oteli demek dururken Hotel Divan, Marmara Oteli demek dururken The Marmara demek, Türkçenin söz dizimi özelliklerini zorlamakt?r. Son zamanlarda bir de çeviri yoluyla anlat?m türü ortaya ç?kt?. Sözler Türkçe, ama anlat?m kal?b? yabanc? kaynakl?... Do?ru olmayan bu kullan??lar da yayg?nla??yor: Çay içmek, kahve içmek yerine çay almak, kahve almak; özür dilerim yerine üzgünüm gibi kullan??lar bunlara sadece birkaç örnek. Türkçenin yap?s?na ve mant???na ayk?r? bu yanl??lardan kurtulmam?z gerekiyor. Türkçemize son y?llarda Bat? dillerinden, özellikle de ?ngilizceden, bir söz ak?n? oldu?u gerçektir. Sözlerin bir bölümü teknolojiyle birlikte geldi. Yeni bulunan ve yeni üretilen aletler, ülkemize gelirken ad?n? da birlikte getirdi: air-conditioner, disket, faks, kamera, kompakt disk, monitör, printer, radyo, televizyon, tubeless, video, walkman? Dilimizin do?al geli?mesi içerisinde bu aletlerin çok az bir k?sm?na kar??l?k bulunabilmi?ti: buzdolab?, bilgisayar, derin dondurucu vb... Buna kar??l?k yabanc? kaynakl? sözlerin dilimize giri?i her geçen gün biraz daha art?yordu. Yeni bulunan ve üretilen aletlerin adlar? girmekle kalmad?, bu aletlerin çe?itli özellikleri, parçalar?, kullan?c?lar? ile ilgili sözler de dilimize girmeye ba?lad?, hatta bu sözlerden fiiller türetildi: air-conditoned araba, kaset, diskjokey (k?salt?lmas? de je olarak de?il, ?ngilizcedeki biçimiyle söylendi: dicey), videojokey (ve je de?il, vicey biçiminde söylendi), fakslamak, hardware, software, zapping, zaplamak, zoomlamak... K?sa bir süre içerisinde yabanc? kaynakl? söz kullanmak bir özenti halini ald?. Günlük hayatta, çar??da, pazarda, radyoda, televizyonda, bas?nda, okulda, sporda k?sacas? her yerde yabanc? kaynakl? sözler art?k bilinçsizce kullan?l?r oldu.
Bu olumsuz duruma kar??l?k, daha önce söyledi?im gibi toplumda Türkçe bilincini uyand?rmak ve canl? tutmak zorunday?z.
Dilimizin zenginle?tirilmesi konusunda Türk Dil Kurumu geçmi?te oldu?u gibi bugün de üzerine dü?en görevi yapacakt?r. Dilimize girmekte olan yabanc? kaynakl? sözlere kar??l?klar bulunmas?, Türkçeyi geli?tiren ve zenginle?tiren çal??malardan biridir. Kültürler aras? ili?kiler dillerin birbirlerinden etkilenmesi gerçe?ini ortaya ç?karm??t?r. Mesafelerin ortadan kalkt??? toplumlar?n birbirine yak?nla?t??? ça??m?zda, bu etkilenme daha büyük boyutlarda olmaktad?r. Bu kelimelere Türkçenin kaynaklar?ndan yararlan?larak kar??l?klar bulmak ve Türkçe kökenli sözleri kullanmak, bir yandan dilimizin geli?mesine katk?da bulunulurken di?er yandan da teknolojiden, bilimden, ana dilimiz arac?l???yla yararlanmam?z sa?lanmaktad?r.
Türk Dil Kurumu olarak , Atatürk?ün "Ülkesini, yüksek istiklâlini korumas?n? bilen Türk milleti dilini de yabanc? diller boyunduru?undan kurtarmal?d?r." sözünü kendimize ilke edinerek, dilimizi yabanc? dillerin boyunduru?undan kurtarma mücadelesini veriyoruz. Türk Dil Kurumu olarak, öteden beri yabanc? kaynakl? sözlere kar??l?klar buluyor, bu kar??l?klar? Türk Dili dergisinde yay?ml?yoruz. Bu kar??l?klara birkaç örnek vermek istiyorum: Anchorman kar??l???nda ana haber sunucusu; arboretum kar??l???nda a?aç park?; viyadük için köprü yol; eskort için koruma arac?; fac-similé için belgegeçer, onun k?salt?lm?? ?ekli olan faks için ise belgeç; reyting için de?erlen-dirme; rantiye için getirimci; avans kar??l???nda öndelik; boarding card için uçu? kart? vb...
Bu sözler kitap haline de getirilmi?tir. Yabanc? Kelimelere Kar??l?klar ad?ndaki kitab?n birinci cildi 1995?te, ikinci cildi ise 1998?de yay?mland?. Bu kitaplar?n yay?mlanmas?ndan sonra önerilen kar??l?klarla birlikte yeni bask?s? önümüzdeki ay içerisinde yap?lacakt?r. Ancak önemli olan, bu sözlerin kamuoyunca benimsenmesi, dilimizin söz varl??? içerisine girmesidir. Burada topluma, özellikle ayd?n kesime, sanatç?lara, yazarlara dü?en görevler var. Türk Dil Kurumunun yabanc? kaynakl? sözlere buldu?u kar??l?klar? yazarlar?m?z sanatç?lar?m?z, sunucular?m?z benimser ve kullan?rsa, bu sözler toplumda h?zla yayg?nla?acakt?r. Toplumun benimsedi?i bir söz art?k dilin mal? olmu? demektir.
Çal??malar?m?z, terimlerin Türkçele?mesini de içermektedir. Terimlerin Türkçele?tirilmesi demek, Türkçe terimlerle bilim yapmak anlam?na gelir. Bu da bir bilim dili olan Türkçenin daha da geli?mesini güçlenmesini sa?layacakt?r. Türk Dil Kurumu olarak mühendislik bilim dallar?ndaki terimlerin Türkçele?tirilmesi ve bütün mühendislik fakültelerinde ortak terimlerle ö?retim yap?lmas? konusunda Mühendislik Dekanlar? Konseyi ile i? birli?i içerisinde çal??ma yapmaya da ba?lad?k. Bu amaçla 26 Nisan 2002 günü Türk Dil Kurumunda düzenledi?imiz Mühendislik Terimleri Bilgi ?ölenine üniversitelerimizden yüze yak?n bilim adam? tart??mac? olarak kat?ld?. Bu toplant?n?n sonucunda çal??ma gruplar? olu?turuldu. Her bilim dal?nda bu tür çal??malar yap?lmas?, Türkçeyi bilim dili olarak daha da geli?tirecektir.
Türkçedeki yabanc? ögelerin artmas?ndan, kitle ileti?im araçlar?nda Türkçenin bozuk ve kulak t?rmalay?c? bir biçimde kullan?lmas?ndan bizler de rahats?z?z. Asl?nda akl? ba??nda herkes, Türkçedeki bu yabanc?la?madan rahats?z.
Dildeki yabanc?la?man?n bir ba?ka boyutu, i? yerlerine yabanc? adlar verilmesi. Bu e?ilim ne yaz?k ki gittikçe yayg?nla?t? ve sokaklar?m?z?n, caddelerimizin görüntülerini bozdu. Sokaklar?m?z bize tan?d?k gelmiyor art?k... Büyük al?? veri? merkezlerinin, büyük ma?azalar?n yabanc? adlar kullanmas?ndan sonra mahalle bakkal?n?n, mahalle kasab?n?n da bu ak?ma kap?larak i? yerine yabanc? adlar vermesi, bana kendisini ördek sanarak göle dalan civciv masal?n? an?msatt?. Rainbow Kasab?, Groseri Market, Coiffeur Angle gibi sizin de sokaklar?m?zda, caddelerimizde görece?iniz yüzlerce ad, yabanc?la?man?n, kendini inkâr?n örnekleridir. Bir kasab?n dükkân?na rainbow ad?n? vermesi kadar gülünç, gülünç oldu?u kadar da dü?ündürücü, kahredici ba?ka bir ?ey yoktur. Bunlar yabanc? firmalar?n temsilcili?ini yapanlar, bayii olanlar de?ildir. Ancak, bu ak?m?n özellikle yabanc? firmalar?n temsilcilikleriyle ba?lad???n? da belirtmem gerekir. Son zamanlarda Türkçe veya Türkçele?mi? adlar i? yerlerinde kullan?l?rken gelenekle?mi? Türk imlâs? yerine yabanc? imlâs?yla yazma e?ilimi dikkat çekiyor: Efendy, Hotel Taxim, Eskidji, Laila, Wishne Bar, Neshe, Kitapchi, Yemish, Kebabchi, Derichi... gibi i? yeri adlar?, Osmanl? Devletinin son günlerindeki i?gal dönemi ?stanbul?unu an?msat?yor. Böyle bir ?ey olabilir mi ? Bunlar? hangi dü?ünce ile yap?yorlar anlamak mümkün de?il. Bu, Türkçeyi bir ?ngiliz gibi, bir Amerikal? gibi yazmaktan ba?ka bir ?ey de?ildir. Alfabemizdeki ?, Ç harflerini bizzat Atatürk?ün ba?kanl???n? yapt??? bir kurul belirlemi?tir. Bu i? yerleri Atatürk'ün Yaz? Devrimine ve 1353 say?l? Alfabe Yasas?na ayk?r? hareket etmektedirler. Atatürk?ün Yaz? Devrimine sayg?s?zl?k olarak adland?r?lmas? gereken bu davran??? yapanlar uyar?lmal?d?r. Ülkemizin ma?azalar?n?n, kurulu?lar?n?n adlar?n?n Türkçe olmas? ve Türk alfabesiyle yaz?lmas? esas olmal?d?r.
Bunlar? önlemenin yolu, öncelikle toplumda Türkçe bilincinin uyand?r?lmas?ndan geçmektedir. Ancak, özellikle i? yeri adlar?ndaki yabanc?la?ma kar??s?nda yerel yönetimler etkili olabilir. ?? yeri aç?l??? için ruhsat ba?vurusu s?ras?nda, i? yerine yabanc? ad vermek isteyenlere belediyeler izin vermeyebilir. Türk Dil Kurumu olarak, bu konuda daha kal?c? ve etkili bir yasal düzenleme için giri?imde de bulunduk.
Dilin söz varl???n?n zenginle?tirilmesi, bütün bilim dallar?nda ö?renim ve ara?t?rman?n sürdürülmesi için dile terimlerin kazand?r?lmas?, dildeki gereksiz yabanc? ögelerin ay?klanmas? gereklidir. Bunlar yap?ld???nda dilde iyile?tirme, daha do?ru bir söyleyi?le, geli?me, zenginle?me ya?an?r.
Bilimde, teknolojide ya?anan geli?meler dile de yans?r. Yeni kavramlara, yeni ürünlere dilimizin kaynaklar?ndan yararlanarak kar??l?k bulmam?z gerekir. Türkçe söz köklerinden i?lek eklerle yap?lan yeni türetmelerle dilin söz varl??? zenginle?tirildi?i gibi, ayn? yolla dile kazand?r?lacak terimlerle Türkçenin bilim dili olarak geli?mesine katk?da bulunmu? olaca??z. Bu yap?lmad??? takdirde yabanc? sözler, yabanc? terimler dile girer. Dildeki gereksiz yabanc? ögelerin ay?klanmas? da gereklidir. Birer özenti al?nt?s? niteli?inde olan show, konsensus, transformasyon, efor gibi sözler Türkçede kar??l?klar? olmas?na ra?men kullan?lmaktad?r. Öncelikle bu özenti al?nt?lar?n?n ay?klanmas? gerekir. Geçmi?te de Türkçeye Arapçadan, Farsçadan özenti al?nt?lar? girmi?ti: Türkçede güne? varken Arapçadan ?ems, Farsçadan hur?id, afitab sözlerinin girmesi gibi. Üstelik baz? al?nt? sözler, dildeki birkaç sözün yerine kullan?lmakta, dilde yoksulla?maya yol aç?lmaktad?r. Türkçede de?i?im, dönü?üm, kabuk de?i?tirme gibi ince anlam özelliklerine sahip sözlerimiz varken bunlar?n yerine kullan?lan tranformasyon dilde yabanc?la?man?n yan? s?ra söz varl???nda yoksulla?maya da yol aç?yor. Üstelik bu sözü kimileri transformey??n, kimileri de transformasyon diye söyleyerek ayr?l?klar da yarat?yorlar.
Türkçenin ?u andaki en önemli sorunu, dildeki yabanc? ögelerin artmas?d?r. Her dilde yabanc? kökenli söz vard?r. Hiçbir dil saf de?ildir. Türkçe de pek çok dile söz vermi?, pek çok dilden söz alm??t?r. Türkçenin ?ngilizceye verdi?i sözler de vard?r. Bunlardan en ilgi çekici olan? son zamanlarda dilimize giren kiosk?tur. Bu söz Türkçeden ?ngilizceye geçen kö?k sözüdür. ?ngilizcede kiosk biçimine dönü?mü? ve bizim sözümüz bu defa farkl? bir anlamda kar??m?za ç?km??t?r. Dildeki yabanc? sözlerin bir ölçüsü olmal?d?r. Bu ölçü dilin kimli?ini bozacak derecede olmamal?d?r. Dil gerek duydu?u sözleri, kar??l?k bulunmamas? durumunda yabanc? dillerden aynen veya ses de?i?ikli?ine u?ratarak al?r.
En kötüsü dilin söz dizimi özelliklerinin yabanc?la?mas?, yabanc? eklerin dile girmesi, dilin mant???na ayk?r? kullan??lar?n yayg?nla?mas?d?r. Türkçede çokluk eki -lar, -ler varken, ?ngilizcedeki çokluk eki ?s?nin kullan?lmas?, Türkçede -n?n, -nin eki varken ?ngilizcedeki ?s ekinin kullan?lmas?, üzerinde dikkatle durulmas? gereken konudur. ?nternette gördü?üm bir a? sayfas?n?n adresinde ?okuls? sözü vard?. Sayfan?n haz?rlay?c?s?na bu sözdeki s?nin anlam?n? sordu?umda bana verdi?i yan?tta, sözün okullar anlam?na geldi?ini ve ?ngilizcedeki çokluk ekini ilgi çeksin diye kulland?klar?n? söylüyordu. Türkçede ?article? olmamas?na ra?men, bir otelin ad?nda ?the? biçimini kullanmas? dile yabanc? sözlerin girmesinden daha tehlikelidir. Bunlar dilde olmayan, dilin yap?s?na uymayan biçimlerin dile sokulmas?d?r. Bu, kan grubu B olan bir ki?iye A grubundan kan vermek gibi bir ?eydir.
Dilimizi bekleyen tehlikeye gelince... Üçüncü biny?l?n henüz ba?lar?nday?z... ?nsanl??? yeni biny?lda nelerin bekledi?i, gelece?in dünyas?n?n nas?l olaca??, bilimde hangi noktalara ula??laca?? gibi çe?itli konularda bilim adamlar? öngörülerde bulunuyorlar. Bu öngörülerden biri de yeryüzündeki dillerle ilgili. Yeni biny?l?n daha ilk yüzy?l? sona ermeden yeryüzündeki pek çok dilin yok olaca?? öngörüsünde bulunuluyor. Ürpertici bir öngörü... Bir dilin yok olmas? demek, bir kültürün, dahas? bir ulusun yok olmas? demektir. Dilini kaybeden bir ulusun bireylerinde genlerin birkaç ku?ak daha ya?ayaca??, uluslar?n biyolojik olarak varl?klar?n? sürdürebilece?i ileri sürülebilir. Ulusu olu?turan en önemli öge dil oldu?una göre dili yeryüzünden silinmi? bir ulusun varl???n?n da silinmi? olaca?? bir gerçektir. Geçmi?te bu durumun örnekleri vard?r. Ancak, Türkçe için böyle bir tehlike söz konusu de?ildir. Türk ulusu diline sahip ç?kt?ktan sonra, karamsar olmamak gerekir. Bu bilinç uyand?ktan sonra Türkçemizin gelece?i konusunda endi?eye yer yoktur. Üçüncü biny?lda Türkçemizi ayd?nl?k günlerin bekledi?ine inan?yorum.
Ülkemizde Türkçe ile ilgili tek resmî kurum Türk Dil Kurumudur. ?mlâ k?lavuzlar?, sözlükler, dil bilgisi kitaplar? haz?rlama görevi yasa ile Türk Dil Kurumuna verilmi?tir. Ancak, bu i?i yapan bir kurum var diyerek herkesin bir kenara çekilmesi, Türkçenin katledilmesine seyirci kalmas? mümkün de?ildir. Türkçe hepimizin en kutsal varl???d?r. Türkçe bizim kimli?imizdir, ad?m?zd?r, soyad?m?zd?r, türkümüzdür, ?ark?m?zd?r, sevgimizdir. ?airin dedi?i gibi Türkçe, ses bayra??m?zd?r. Bayra??m?z? korudu?umuz gibi dilimizi de korumal?y?z. Biz bu dilimizi atalar?m?zdan miras ald???m?z kadar, gelecek ku?aklardan da ödünç ald?k. Ele ele verelim, dilimize sahip ç?kal?m. Gelecek ku?aklara Türk?e yak???r bir Türkçe b?rakal?m.
Prof. Dr. ?ükrü AKALIN
|
| |
|
|