 |
Buzlu Çay  İngilizce özgün yazımıyla dilimizde kullanılan ice-tea sözü, "Soğuk içilen bir tür çay." anlamındadır. Kurumumuz, bu söz için buzlu çay karşılığını önermektedir.
Ice-tea 
|
|
|
|
doğal zayıflama,
özel ders,
orjinal pembe maske,
ozoderm,
tercüme,
maydanoz hapı,
smoky 7,
sandalose,
metrik kılavuz,
psikolog,
african mango,
mesut yar
antakya
biber hapı ile zayıfladı
|
|
|  |
Türk Dilleri Ailesi |
TÜRK D?LLER? A?LES?
Prof. Dr. Talat TEK?N
I
Çuva?ça, Yakutça, Tuvaca, Hakasça, Altayca, K?rg?zca, Kazakça vb. gibi Türkçe (Türkiye Türkçesi) ile akraba ya da karde? olan ve uzak geçmi?teki bir ana dilden, "Ana Türk Dili"nden türemi? bulunan dillere dünya Türk dilbilimi çevrelerinde, genellikle, "Türk dilleri" (?ng. Turkic languages, Alm. Türkische Sprachen, Rus. Tyurkskiye yaz?ki, vb.) ad? verilir. Türk dilbilimi verilerine ve modern dilbiliminde uygulanan ölçütlere göre Türk dillerinin ço?u için yerinde ve uygun olan bu ad bizde Hacettepe Üniversitesi'nce de benimsenmi? ve bu diller "Türk yaz? dilleri" ad?yla programa girmi?tir.[1] Ancak, "Türk dilleri" ad? bizde, ya do?ru ve uygun bulunmad??? ya da sak?ncal? say?ld??? için, genellikle, kabul edilmemekte ve. kullan?lmamaktad?r. Türk Dil Kurumu yay?nlar?nda, önceleri "Türk lehçeleri" ad? benimsenmi?ken [2], sonralar? bu ad yan?nda "Türk dilleri" deyimine de yer verildi?i görülmektedir.[3] Ankara Üniversitesi Türk dillerini öteden beri "lehçe" sayar ve "Türk dilleri" deyiminden kaç?n?r.[4] ?stanbul Üniversitesi ise, daha a??r? bir tutumla, "lehçe" deyimini yaln?z Çuva?ça ve Yakutça gibi öbürlerinden çok farkl? iki Türk dili için kullanmakta, bu diller d???ndaki bütün Türk dillerini "lehçe"nin de alt?nda bir konu?ma türü (variety of speech) sayd??? "?ive" sözü ile adland?rmaktad?r.[5] Bu durumda, Türk dillerini adland?rmada üç ayr? görü?le kar?? kar??yay?z demektir:
1. Dünya Türk dilbilimi çevreleri ile Hacettepe Üniversitesi'nin ve Türk Dil Kurumu'nun görü?ü (dil),
2. Ankara Üniversitesi'nin görü?ü (lehçe),
3. ?stanbul Üniversitesi'nin görü?ü (Çuva?ça ile Yakutça lehçe, öbürleri ?ive).
Acaba bu üç ayr? görü?ten hangisi do?rudur ve dilbilimi verileri ile ba?da??r? Türk dilleri, gerçekten, akraba fakat ayr? ve ba??ms?z birer dil midir, yoksa, bizde genellikle savunuldu?u gibi, tek bir dilin lehçeleri, hatta "?ive"leri midir? Ba?ka bir deyi?le, bugün, ba?l? ba??na bir dil ailesi olu?turan birçok Türk dilleri mi, yoksa birçok lehçe ve "?ive"leri olan tek bir Türk dili mi vard?r? Bu yaz?da, Türk dilbilimi verilerinin ?????nda ve modern dilbiliminde kullan?lan ölçütleri uygulayarak, bu sorulan yan?tlamaya ve konuyu ayd?nlatmaya çal??aca??z.
Önce ?unu belirtelim ki ?stanbul Üniversitesi'nce ?srarla kullan?lan ?ive sözü dil ya da konu?ma türlerini adland?rmada ve dil s?n?fland?rmalar?nda yeri olmayan yanl?? bir deyimdir. Dilbilimi, bilindi?i gibi, ?u konu?ma türlerini tan?r: idyolekt (tek bir ki?inin konu?ma al??kanl?klar?n?n tümü; birey diyalekti), a??z (birbirine benzer idyolektler toplam?; Alm. Mundart, Rus. govor), lehçe ya da diyalekt (birbirine benzer a??zlar toplam?), dil (birbirine benzer diyalektler toplam?). Küçükten büyü?e do?ru yap?lm?? bu s?ralamada ?ive'nin yeri olamaz. Çünkü ?ive sözü Türkçemizde "lehçe" ya da "diyalekt" anlam?nda de?il, "söyleyi?" (telaffuz) ya da "konu?ma tarz?" anlam?nda kullan?l?r: Türkçeyi Amerikan ?ivesiyle konu?mak, Karadeniz ?ivesi, Rum ?ivesi, vb. gibi. Bu örneklerden de anla??ld??? gibi, ?ive bir dilin yaln?zca farkl? söyleni?ini belirleyen bir deyimdir. ?ive'yi ?öyle tan?mlayabiliriz: "?ive, bir dilin bir bölge halk?na, yabanc? bir ulusa ya da ethnic gruba özgü söyleni? biçimidir." ?ive, bu anlam?yla, ancak Frans?zca as?ll? aksan sözünün kar??l??? ve onun anlamda??d?r. Bu anlamdaki bir sözün dil ya da konu?ma türlerini adland?rmada ve dil s?n?fland?rmalar?nda kullan?lamayaca?? aç?kt?r.
?ive deyiminin dil s?n?fland?rmalar?ndaki yersizli?ini ve yanl??l???n? böylece belirttikten sonra lehçe ya da diyalekt deyimine, Türk dillerinin diyalekt say?l?p say?lamayaca?? sorusuna geçebiliriz. Hemen belirtelim ki dil ile diyalekt aras?ndaki ayr?m?n saptanmas? dilbiliminin çözülmesi oldukça güç sorunlar?ndan biridir. Bu iki deyim öteden beri o kadar çok ve çe?itli anlamlarda kullan?lm??t?r ki bunlar?n gerçek anlamlar? ve aralar?ndaki ayr?m üzerinde genel bir anla?maya varmak olanaks?z gibidir. Bununla birlikte, belirli bir dil ya da dil ailesi göz önünde tutulursa, iki konu?ma türünden hangisinin dil, hangisinin de diyalekt oldu?u oldukça belirgin bir biçimde ortaya konabilir.
Dilbiliminde bir konu?ma türünün dil mi yoksa diyalekt mi oldu?unu saptamak için kullan?lan biricik dillik (linguistic) ölçüt kar??l?kl? anla??labilirlik (mutual intelligibility) ölçütüdür. Bu ölçüt, s?radan bir kimsenin dille ilgili ?u yal?n yarg?s?na dayan?r: "Ayn? dili konu?an" insanlar birbirlerini anlayabilirler, ya da ters olarak, birbirlerini anlamayan insanlar "ayr? diller" konu?uyorlar demektir. Rastgele seçilmi? ve kar?? kar??ya getirilmi? her ikisi de tekdilli (monolingual) iki ki?i dü?ünelim. Bunlar?n her birinin yaln?zca tek bir idyolekti var demektir. E?er bu iki ki?i günlük konularda hiç güçlük çekmeden anla?abiliyorlarsa bunlar?n idyolektlerinin kar??l?kl? anla??labilir oldu?u yarg?s?na var?r?z. Tersine, e?er bu iki ki?i birbirlerini hiç anlam?yor iseler bunlar?n idyolektleri aras?nda kar??l?kl? anla??labilirlik yoktur deriz. Birinci durumda iki ki?i ayn? dili ya da diyalekti konu?maktad?rlar; ikinci durumda ise bu iki ki?i iki ayr? dili konu?uyorlar demektir.
Do?al olarak, konu?up anla?mak için kar?? kar??ya gelen ya da getirilen iki ki?inin idyolektleri her zaman böyle kesin bir sonuç vermez. Bu iki ki?i birbirlerini aras?ra, ?u ya da bu derece bir güçlükle anl?yor olabilirler. O zaman yap?lacak i? bu iki ki?inin idyolektleri aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran?n? saptamakt?r. Bu oran ?öyle saptan?r: Kar?? kar??ya getirilen iki ayr? dil ya da diyalekt temsilcisine daha önce kaydedilmi? cümleler dinletilir ve deneklerden anlayabildikleri cümleleri kendi diyalektlerine ya da bildikleri üçüncü ortak dile çevirmeleri istenir. Bundan sonra deneklerin anlayabildikleri cümlelerin ayr? ayr? yüzdesi saptan?r. Daha sonra da bunlar?n ortalamas? al?narak iki dil ya da diyalekt aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? bulunur. Amerikal? dilciler, Amerika yerlilerinin dil ve diyalektlerini saptamada bu yöntemi kullanm??lar ve ba?ar?l? sonuçlar alm??lard?r. Örne?in, Orta Algonquian diyalekt temsilcileri aras?nda yap?lan bir deneyde Kickapoolarla Sauk-Foxlar aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? % 79, Shawneelerle Kickapoolar aras?ndaki % 6, Shawneelerle Sauk-Foxlar aras?ndaki ise % 2 olarak saptanm??t?r.6 Bu sonuçlar, bu konu?ma türlerini bilen herkesin beklentilerini do?rulam??t?r. Nitekim, Kickapoo ile Sauk-Fox tek bir dilin birbirine yak?n diyalektleri say?l?r; Shawnee ise ayr? ve ba??ms?z bir Orta Algonquian dili olarak kabul edilmektedir.
Ayn? yöntemi Türk dilleri ailesinin dil ve diyalektleri aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran?n? saptamak için de kullanabiliriz. Ancak, Çuva?ça, Yakutça, Tuvaca, Hakasça, Altayca vb. gibi dillerin temsilcilerini ya da konu?urlar?n? Türkiye'de bulmak olanaks?z oldu?undan sözlü ve iki yanl? bir deney yapabilecek durumda de?iliz. Bizim, bugün için yapabilece?imiz deney ancak yaz?l? ve tek yanl?, ba?ka bir deyi?le, öbür Türk dillerinden Türkçeye, bir deney olacakt?r. Ayr?ca, bu yaz?n?n oylumunu art?rmamak için, bu tek yanl? deneyi, her Türk dil ya da diyalektinden seçilmi? onar cümlelik örneklerle yapaca??z. Deneyimize Türkçeden ve öbür Türk dillerinden çok farkl? olan Çuva?ça ve Yakutça ile ba?l?yoruz.
I. Çuva?ça-Türkçe deneyi
1. Vírenekensem ?kula kayrí? = Ö?renciler okula gittiler.
2. Kíneke sítel ?inçe v?rtat = Kitap, masa(n?n) üstünde duruyor.
3. Vìl layìh í? tìvat = O iyi i? yapar.
4. Yìmìka valli kìranta? iltím = K?z karde?(im) için kur?un kalem al- d?m.
5. Ìna stena ha?açín redkollegine suylarí? = Onu duvar gazetesinin yaz? kuruluna seçtiler.
6. Mana pír uyìha otpusk paçí? = Bana bir ayl?k izin verdiler.
7. Mín akatìn ?avna v?ratìn = Ne ekersen onu biçersin.
8. Kíneke vulani usìllì = Kitap okumak faydal?(d?r).
9. Tabak turtnine siyenlí te??í = Tütün içmenin zararl? oldu?unu söylüyorlar.
10. Çul ??vra putat, mín?ín tesen vìl ??vran y?vìr = Ta? suda batar, çünkü (harf. "niçin dersen") o, sudan a??r(d?r).
Yukar?daki Çuva?ça cümleleri Türk dilbilimi ö?renimi görmemi?, Çuva?ça ö?renmemi? bir Türk'ün anlayamayaca?? aç?kt?r. Türkçe bilmeyen bir Çuva?'?n da bu cümlelerin Türkçe kar??l?klar?n? anlayamayaca??n? kesinlikle ileri sürebiliriz. O halde, Çuva?ça ile Türkçe aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? s?f?rd?r ve bunlar iki ayr? dildir diyece?iz. Gerçek de budur. Çuva?larla anla?mak isteyen bir Türk Çuva?çay?, yabanc? bir dil ö?renir gibi, çal???p ö?renmek zorundad?r. Ayn? ?ekilde, Türklerle anla?mak isteyen bir Çuva? da, çal???p Türkçeyi ö?renmedikçe, bu iste?ini gerçekle?tiremez. ?u var ki Çuva?ça ile Türkçe akraba diller olduklar?ndan biçimlik (morphological) ve sözdizimlik (syntactic) yap?lar? hemen hemen ayn?d?r. Bu bak?mdan, bir Türk Çuva?çay?, bir Çuva? da Türkçeyi, akraba olmayan bir dili ö?renmek için sarfedecekleri süreden daha k?sa bir süre içinde, ba?ka bir deyi?le, daha kolay ve çabuk ö?renebilir.
Burada, Çuva?ça ile Türkçedeki denkta? (cognate) sözlerin her iki dilin söz da?arc???n? ö?renmede kolayl?k sa?layaca?? dü?üncesi akla gelebilir. Hemen belirtelim ki bu pek az birkaç söz için do?rudur. Örne?in Çuv. pír = Tü. bir, Çuv. mana = Tü. bana, vb. gibi. Çuva?çan?n atas? olan Ana Çuva?ça ya da Ana Bulgarca, Ana Türkçeden o kadar eski bir tarihte ayr?lm?? ve bu sözler o kadar farkl?la?m??t?r ki Türk dilbilimi ö?renimi görmemi? bir Türk ya da Çuva? bu denkta? sözleri ay?rt edemez. ??te birkaç örnek: Çuv. hír = Tü. k?z, Çuv. tìvar = Tü. tuz, Çuv. pìr = Tü. buz, Çuv. çul = Tü. ta?, Çuv. ilt- = Tü. i?it-, Çuv. pillík = Tü. be?, Çuv. pu? = Tü. ba?, Çuv. ura = Tü. ayak, Çuv. hur- = Tü. koy-, Çuv. ?ul = Tü. yol, Çuv. ?un- = Tü. yan-, Çuv. ?ü? = Tü. saç, Çuv. pur = Tü. var, Çuv. par- = Tü. ver-, Çuv. yun = Tü. kan, Çuv. yur = Tü. kar, Çuv. yul- = Tü. kal-, vb. gibi. Sesçe birbirlerinden bu denli farkl? denkta? sözlerin, özel olarak ö?renilmedikçe, tan?namayaca?? ve ay?rt edilemeyece?i aç?kt?r.
Bundan önce yay?mlanan bir yaz?mda "Türkçe ile Çuva?ça, Yakutça vb. aras?ndaki fark en az ?ngilizce ile Almanca aras?ndaki fark kadard?r, hatta ondan daha büyüktür" demi?tim.7 Bu dü?üncemi, yeri gelmi?ken, burada örneklerle kan?tlamak isterim. ?ngilizce ile Almancadaki denkta? sözler, gerçekten, birbirlerine daha yak?nd?r. ??te birkaç örnek: ?ng. daughter [dô´t?r] = Alm. Tochter [tóht?r] "k?z", ?ng. ice [ays] = Alm. Eis [ays] "buz", ?ng. stone [stôn] = Alm. Stein [?tayn] "ta?", ?ng. hear [hïr] = Alm. hören [höö´r?n] "i?itmek", ?ng. foot [fut] = Alm. Fuß [füs] "ayak", ?ng. give [giv] = Alm. geben [gê´b?n] "vermek", ?ng. seven [sev?n] = Alm. sieben [zï´b?n] "7", ?ng. blood [blad] = Alm. Blut "kan",?ng. five [fayv] = Alm. fünf "5", ?ng. sea [sï] "deniz" = Alm. See [zê] "göl", vb. gibi. ?ngilizce-Almanca denkta? sözlerin bu çok daha yak?n benzerliklerine ra?men, hiçbir Hint-Avrupa dilcisi Almancan?n ?ngilizcenin bir diyalekti oldu?unu, ya da bunun tersini, kabul etmez, edemez. Ayn? ?ekilde, hiçbir gerçek Türk dilbilimcisi de Çuva?çay? Türkçenin ya da ba?ka bir Türk dilinin diyalekti sayamaz. Tümtürkçü e?ilimlerin bilimde yeri yoktur ve olmamal?d?r.
1970 say?mlar?na göre 1.694.000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Çuva?çan?n iki diyalekti vard?r: Anatri (A?a??) ve Viryal (Yukar?) diyalektleri. Yaz? dili A?a?? diyalekt üzerine kurulmu?tur. Yukar? diyalekt yaz? dilinden ?u farklarla ayr?l?r: 1) ?lk hecede /u/ yerine /o/ bulunmas?: por "var" (yaz? dilinde pur), porìn- "ya?amak" (yaz? dilinde purìn- = Tü. bar?n-), vb., 2) Ünlü uyumunun daha yayg?n olmas?: yal-sam "köyler" (yaz? dilinde yal-sem), çol pak "ta? gibi" (yaz? dilinde çul pek), vb., 3) Sözlük farklar.
II. Yakutça-Türkçe deneyi
1. Olorbuttâ?ar ülelêbit orduk = Çal??mak oturmaktan (harf. "oturmaktan çal??mak") daha iyi(dir).
2. Min ubay?m saha oskuolat??ar bâr = Benim a?abeyim Yakut okulundad?r.
3. Bihigi at mïnen bar?ahp?t = Biz at(a) binip gidece?iz.
4. Haydah oloro?ut? = Nas?ls?n?z? (harf. "Nas?l ya??yorsunuz?")
5. En olus türgennik sañara??n = Sen çok h?zl? konu?uyorsun.
6. Min sahalì k?rat?k öydüübün = Ben Yakutça(y?) biraz anlar?m.
7. Bihigi sars?arda erde turab?t = Biz sabahleyin erken kalkar?z.
8. ?ti o?o tüün ?tìr = O çocuk gece(leri) a?lar.
9. Miehe s?tt?k hâta uonna holuoha nâda = Bana yast?k k?l?f? ile galo? gerek.
10. Bu son sie?e olus k?lgas = Bu ceket(in) yen(leri) çok k?sa.
Yukar?daki Yakutça cümleler ve Türkçe kar??l?klar? aç?kça göstermek- tedir ki Yakutça ile Türkçe aras?nda da kar??l?kl? anla??labilirlik yoktur. Bu, at vb. gibi kimi sözlerin Yakutça ile Türkçede ortak olmas?n?n kar??l?kl? anla?abilmeye yetmeyece?i aç?kt?r. Olor- (otur-), orduk (art?k), bâr (var), bihigi (biz), s?tt?k (yast?k) vb. gibi denkta? sözlerin Yakutçalar? o denli farkl?d?r ki bunlar? kestirebilmek olanaks?zd?r. O halde Yakutça da bir lehçe ya da diyalekt de?il, akraba fakat ayr? ve ba??ms?z bir dildir.
Baz? Türk dili bilginleri, örne?in Nemeth ve Arat, Ana Türkçedeki sözba?? /y/ foneminin Yakutçada /s/ye Çuva?çada da öndamaks?l (palatal) /?/ fonemine dönü?tü?üne bakarak, bu iki dil aras?nda bir yak?nl?k oldu?unu savunmu?lard?r. Ancak, bu kadarc?k bir benzerli?in Yakutça ile Çuva?ça aras?nda bir anla??labilirlik sa?layamayaca?? aç?kt?r. Ana Türkçede /y/ fonemi ile ba?layan sözler, Yakutça ile Çuva?çadaki ba?ka önemli seslik de?i?meler sonucu, birbirlerinden çok farkl? bir duruma gelmi?lerdir. Örne?in Çuv. ?ul = Yak. suol "yol", Çuv. ?uk = Yak. suoh "yok", Çuv. ?ur = Yak. sâs "ilkbahar" (Tü. yaz), Çuv. ?iççí = Yak. sette "7", vb. Yakutça ile Çuva?çan?n birbirinden ne kadar farkl? oldu?unu birkaç cümle kar??la?t?rmas? ile daha iyi anlayabiliriz:
Çuv. Mínle purìnatìr? = Yak. Haydah oloro?ut? "Nas?ls?n?z?"
Çuv. Manìn pu? ?ralat = Yak. Bah?m ?alcar "Ba??m a?r?yor"
Çuv. Ì?ta purìnatìr? = Yak. Hanna oloro?ut? "Nerde oturuyorsu- nuz?"
Çuv. Epí ku kilte purìnatìp = Yak. Min bu cie?e olorobun "Ben bu evde oturuyorum"
Çuv. Esir ku ??nna píletír-i? = Yak. Ehigi bu kihini bile?it duo? "Siz bu adam? tan?r m?s?n?z?"
Çuv. Epí ku ??nna layìh píletíp = Yak. Min bu kihini üçügeydik bilebin "Ben bu adam? iyi tan?r?m".
Yukar?daki cümlelerden aç?kça görülece?i üzere, Yakutça ile Çuva?ça aras?nda da kar??l?kl? anla??labilirlik yoktur.
Yakutça, 1970 say?mlar?na göre, 296.000 ki?i taraf?ndan konu?ulur ve üç diyalekti vard?r: 1) Nam-Aldan diyalekti (hat?n "kad?n", serïn "serin; serinlik"), 2) Kangal-Vilyuy diyalekti (hotun, sörüün), 3) Dolgan diyalekti (katun, serüün). Yakutistan'dan uzakta, Taym?r'da konu?ulan Dolgan diyalekti, görüldü?ü gibi, daha arkaik özellikler gösterir ve Tunguzca sözlerle doludur. Yakut yaz? dili Vilyuy diyalekti üzerine kurulmu?tur.
Türk Dili, Cilt XXXVII, Say? 318, Mart 1978
II
Bu yaz? dizisinin birinci bölümünde Çuva?ça ve Yakutçay? Türkçe ile kar??la?t?rarak bu akraba dillerin Türkçeden ve birbirlerinden ne denli farkl? olduklar?n? belirtmi?tik. Dizinin bu bölümünde Türkçeyi öbür Türk dil ve diyalektleriyle kar??la?t?raca??z.
III. Tuvaca-Türkçe deneyi
1. Siler kaynâr bar çor siler? = Siz nereye gidiyorsunuz?
2. Siler kaynâr-la çoruksay-d?r siler, ?nâr bar men = Siz nereye git- mek istiyorsan?z (ben de) oraya gidece?im.
3. Çâ?k?n hûñdan kudupkan ??ka? çâp tur = Ya?mur bardaktan bo- ?an?rcasma (harf. "kovadan dökülüyormu? gibi") ya??yor.
4. Ulu? hünde ç?l?? bolur bolza hemelêr bis = Pazar günü (harf. "bü- yük günde") (hava) s?cak olursa kay?kla gezece?iz.
5. Sêñ-bile kad? çorup ??davast?r men, çü?e dêrge aj?l?m dozulbân = Seninle birlikte gidemem, çünkü i?im bitmedi.
6. Küzêr bolzuñca çu?âlâr men = ?stersen, anlat?r?m.
7. Ol du?ay?n bis düün çu?âla?kan bis = o(nun) hakk?nda biz dün ko- nu?mu?tuk.
8. Zavottuñ medêzi ?a?da-la edipken bolga? aj?lç?nnar çana bergen = Fabrikan?n düdü?ü çoktan öttü ve i?çiler (evlerine) döndü(ler).
9. Ol kiji bolgançok-la âr?p turgan bolza-da, eki öörenikçi çorân = O, genellikle s?k s?k hastalan?yor idiyse de, iyi (bir) ö?renci idi.
10. Bü?ü dele?eyde day?n küzêr ulus çok = Bütün dünyada sava? iste- yen (hiçbir) ulus yok(tur).
Yukar?daki Tuvaca cümlelerle bunlar?n Türkçe kar??l?klar?ndan aç?kça görülece?i üzere Tuvaca ile Türkçe aras?nda da kar??l?kl? anla??labilirlik oran? s?f?rd?r. Baz? cümlelerde geçen ulus, kiji (ki?i), bis (biz), düün (dün) vb. gibi sesçe ve anlamca ayn? ya da birbirine yak?n bir-iki sözün Tuvalarla Türklerin anla?malar?n? sa?layamayaca?? aç?kt?r.
Tuva dili ancak Sovyet devriminden sonra yaz? dili olabilmi? Türk diyalektlerindendir. 1959 say?m?na göre 100.000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Tuvacan?n dört diyalekti vard?r: Orta, Bat?, Kuzey-Bat? ve Güney Bat? diyalektleri. Yaz? dili Orta diyalekt üzerine kurulmu?tur. 500-600 ki?i taraf?ndan konu?ulan ve baz? Sovyet Türkologlar?nca Tofalarskiy Yaz?k (Tofa dili) diye adland?r?lan Tofaca da Tuva dilinin bir diyalektidir.
IV. Hakasça-Türkçe deneyi
1. Ç?l?? kün polar típ, pís niyik tonan?p algab?s = (Hava) ?l?k (harf. "?l?k gün") olur diye, biz hafif giyindik.
2. Sin çí parçaz?ñ ma? = Sen de gidecek misin?
3. Kün s?hhannañ per, pís pis kilometr irt pargab?s = Güne? do?du- ?undan (harf. "güne? ç?kt?ktan") beri, biz be? kilometre yol alm???z.
4. Hacan to??st? tôssañ, pís s?n?htirga kilerbís = i? bitti?i zaman (harf. "ne zaman i?i bitirirsen"), biz denetleme?e gelece?iz.
5. Ol ma?a köp çah?? nime it salgan = O bana çok iyilik (harf. "iyi ?ey") etmi?tir.
6. Sírerge par kilerge miníñ mâm ço??l = Size gelmek için vaktim yok.
7. Min kirek knigalarn? tap algam = Ben gerek(li) kitaplar? elde ettim.
8. An?ñ üçün ahça tölirge ayast?? = Onun için para ödemek yaz?k (olur).
9. Ol ?kolan? am dâ tôspan = O, okulu henüz bitirmedi.
10. Min sírerzer tañda kilerbín, nêke = Ben size yar?n gelirim, belki.
Bu Hakasça cümlelerin hiçbirisinin biz Türklerce anla??lam?yaca?? aç?kt?r. Bir Hakas?n da bu cümlelerin Türkçe kar??l?klar?m anlayam?yaca??n? kesinlikle söyleyebiliriz. O halde Hakasça ile Türkçe aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? da s?f?rd?r ve Hakasça da bir diyalekt de?il, akraba fakat ayr? ve ba??ms?z bir dildir. Baz? Türk dili bilginleri, çok heceli sözlerin sonundaki /g/ fonemini korumu? olduklar? için, Tuvaca ile Hakasçay? bir gruba sokarlar. Bu do?ru de?ildir. Çünkü Tuvaca ile Hakasça pek çok seslik (phonetic) farklarla birbirlerinden kesin olarak ayr?l?r: 1) Eski Türkçe /d/ fonemi Tuvacada korundu?u halde Hakasçada /z/ye dönü?mü?tür: Tuv. adak = Hak. azah ("ayak"), Tuv. bedik = Hak. pözík "yüksek" (=Tü. büyük); 2) Eski Türkçe önses /ç/ fonemi Tuvacada /?/ye, Hakasçada ise /s/ye de?i?mi?tir: Tuv. ?ap- = Hak. sap- "dövmek", Tuv. s?n = Hak. s?n "gerçek"; 3) Eski Türkçe sonses /?/ fonemi Tuvacada korundu?u halde Hakasçada /s/ fonemine dönü?mü?tür: Tuv. ba? = Hak. pas "ba?", Tuv. be? = Hak. pis "5"; 4) Eski Türkçe ünlüler aras? /?/ fonemi Tuvacada /j/ye, Hakasçada ise /z/ye de?i?mi?tir: Tuv. kiji = Hak. kízí "ki?i", Tuv. ejik = Hak. ízík "kap?" (=Tü. e?ik), vb. Bu gibi seslik farklara biçimlik (morphological) ve sözlük (lexical) farklar da eklenince Tuvaca ile Hakasça aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? büyük ölçüde dü?mü?tür. Ayn? anlamdaki birkaç cümle bu iki dil aras?ndaki fark? daha iyi gösterecektir:
Tuv. Kand?? am?d?rap çor siler? = Hak. Haydi çurta?lapçazar? "Nas?ls?n?z?"
Tuv. Çü?e ?nçâr alg?r?p tur sen? = Hak. No?a idi h?sh?rçaz?ñ? "Niye öyle ba??r?yorsun?"
Tuv. Men öörenikser men = Hak. Min ügrenerge h?nçam "Ben ö?renmek istiyorum"
Tuv. Ka? harl?? siler? = Hak. Nince çast??zar? "Kaç ya??ndas?n?z?"
Tuv. Bejen harl?? men = Hak. ?líg çast??b?n "Elli ya??nday?m"
Tuv. K?rgan dep sanatt?nar eves siler = Hak. Apsah sanala ço??lzar "Ya?l? say?lmazs?n?z".
Yukar?daki cümleler Hakasçan?n Tuvacadan biçimlik ve sözlük bak?m- lar?ndan da ne denli farkl? oldu?unu aç?kça göstermektedir.
Hakasça da Sovyet devriminden sonra yaz? dili olmu?tur. 1926'da düzenlenen ilk Hakas alfabesi Kiril as?ll? idi. 1929'da bu alfabe Latin alfabesi ile de?i?tirildi. 1939'dan sonra ise Hakasça yine Kiril alfabesi ile yaz?lma?a ba?land?. K?sa aral?klarla yap?lan bu alfabe de?i?iklikleri Hakasçan?n yaz? dili olarak geli?mesini biraz geciktirmi?se de bugün Hakas dilinde oldukça zengin bir edebiyat meydana gelmi?tir.
1970 say?m?na göre. 67.000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Hakasçan?n birçok diyalektleri vard?r: Sa?ay, Kaç, Koybal, Beltir, K?z?l ve Sor. Yaz? dili Kaç ve Sa?ay diyalektleri üzerine kurulmu?tur.
V. Altayca-Türkçe deneyi
1. Avtomobil atka körö sürekey türgen bar?p cat = Otomobil attan (harf. "ata göre") çok daha h?zl? gider.
2. Turan?ñ t??t?nda câ? câp çat = D??ar?da (harf. "evin d???nda") ya?mur ya??yor.
3. Mege ?kolgo bargalaktang ozo lozuñ biçip alar kerek = Okula gitmeden önce yaz?(m?) yazmam gerek (harf. "Bana okula gitmeden önce yaz? yazmak gerek").
4. Añdap ku?tap harar bolzo?or men kojo barar?m = Ava gitmek niyetinde iseniz ben (de sizinle) birlikte gidece?im.
5. Ol onçoz?nañ ozo cortop oturd? = O, herkesten önce gitti.
6. Keçe eñirde bis kinodo bolgon?b?s = Dün ak?am biz sinemada idik.
7. Bu biçik cûkta ç?kkan = Bu kitap yak?nda ç?kt?.
8. Ol cürüminde köp cak?? ulus körgön = O, ya?am? boyunca birçok iyi insan görmü?(tür).
9. Nemelerdi tura?a kiydirip sal?ñ! = E?yalar? eve ta??y?n!
10. Nemeler kay?rçakka batt? = E?yalar sand??a s??d?.
Bu Altayca cümleleri Türk dilbilimi ö?renimi görmemi? bir Türk'ün anl?yamayaca?? ortadad?r. Bir Altayl? da bu cümlelerin Türkçe kar??l?klar?n? anl?yamaz. O halde Altayca ile Türkçe aras?ndaki anla??labilirlik oran? s?f?r ya da s?f?ra çok yak?nd?r diyebiliriz.
1970 say?m?na göre 56.000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Altayca, Sovyet devriminden sonra yaz? dili olmu?tur. Altaycan?n birçok diyalektleri vard?r. Bunlar iki grupta toplanabilir: 1) Kuzey diyalektleri (Tuba, Kumand? ve Çalkand?), 2) Güney diyalektleri (Altay, Telengit ve Teleut). Yaz? dili güney diyalektleri üzerine kurulmu?tur.
VI. K?rg?zca-Türkçe deneyi
1. Men kün say?n erte turam?n = Ben her gün erken kalkar?m.
2. Krovat?md? c?ynaym?n, cûnam?n = Yata??m? toplar?m (ve) y?kan?r?m.
3. Siler ça?s?ñar, ösösüñör, keleçektin êsi bolosuñar = Sizler genç- siniz, büyüyeceksiniz (ve) gelece?in sahip(ler)i olacaks?n?z.
4. Ukpayt dep u?ak aytpa, bilbeyt dep ûru k?lba = ??itmez(ler) diye dedi-kodu yapma (harf "söyleme") bilmez(ler) diye h?rs?zl?k etme (harf "k?lma").
5. Al ôru, m?na o?onduktan i?tebeyt = O, hasta; i?te bu nedenle çal??m?yor.
6. Men emdigiçe erteñ menenki tamakt? içe elekmin = Ben henüz (harf. "?imdiye de?in") kahvalt? etmedim.
7. Erteden beri tamak ozana elekmin = Sabahtan beri a?z?ma yemek koymad?m.
8. An?n o?ondoyun men eçak ele bilçümün = Onun böyle oldu?unu ben çoktan beri biliyordum.
9. Aba ?ray? özgördü = Hava (harf. "hava durumu") de?i?ti.
10. Cerdin beti cayk? ca??l ?rañdan ac?rap,kubargan = Yeryüzü(harf.
"yerin yüzü") yazdaki ye?il rengini yitirip sarard?.
Yukar?daki K?rg?zca cümleleri Türk dilbilimi ö?renimi görmemi? Türkiyeli bir Türk'ün anlamas? olanaks?zd?r. Birinci cümledeki men "ben" ve kün "gün" sözleri anla??lsa bile kün say?n "her gün", erte "erken" ve turam?n "kalkar?m" söz ve söz gruplar? bilinemiyece?inden cümle anla??lmayacakt?r. ?kinci cümledeki Rusça as?ll? krovat "yatak, karyola" sözü, büyük bir olas?l?kla, Türkçedeki Frans?zca as?ll? kravat sözü ile kar??t?r?lacak ve cümledeki öbür iki söz de anla??lam?yaca??ndan cümleye do?ru anlam verilemiyecektir. Sözü uzatmak gereksiz. K?rg?zca Türklerce anla??lam?yacak kadar farkl?d?r. K?rg?zlar da, özel olarak çal???p ö?renmedikçe, Türkçeyi anl?yamazlar. Bu durumda, K?rg?zca bir diyalekt de?il, dildir diyebiliriz. Gerçek de budur.
K?rg?zca Türk dilleri içinde en çok Altaycaya yak?nd?r. Bununla birlikte birçok seslik, biçimlik ve sözlük farklarla ondan ayr?l?r. A?a??daki birkaç cümle kar??la?t?rmas? K?rg?zca ile Altayca aras?ndaki fark? gösterme?e yetecektir san?r?z:
Alt. Men bojoboy cad?m = K?rg. Menin ubakt?m çok "Benim (hiç) vaktim yok"
Alt. Bu ton o?o elbek = K?rg. Bul içik a?a çong "Bu kürk ona büyük"
Alt. Nemelerdi tura?a kiydirip sal?ñ = K?rg. Buyumdard? üygö kirgizin "E?yalar? eve ta??y?n (harf. "eve sokun")"
Alt. Bu kerek eki ç?ld?n turkun?na çöyilip cat = K?rg. Bul cumu? eki c?lga sozulup ketet "Bu i? iki y?l sürer"
Alt. Bast?raz? cüs salkoboy tudulgan = K?rg. Bard??? cüz som karacattald? "Toplam yüz ruble harcan?ld?"
Alt. Mende slerge kirerge oyum cok = K?rg. Silerdikine kirüügö ubakt?m çok "Sizin (eve) girmek için vaktim yok"
Alt. Kand?y curtap turar?gar? = K?rg. Kanday turas?ñar? "Nas?ls?n?z?"
K?rg?zlar çok eski bir Türk halk?d?r. Bununla birlikte K?rg?zca ilk kez Sovyet devriminden sonra yaz? dili olmu?tur. K?rg?zca 1924 ile 1926 y?llar? aras?nda Arap alfabesi, 1928 ile 1940 y?llan aras?nda da Latin alfabesi ile yaz?lm??t?r. 1940'tan beri de Kiril alfabesi ile yaz?lmaktad?r.
K?rg?zca, 1970 say?m?na göre, 1.452.000 ki?i taraf?ndan konu?ulur. Üç diyalekti vard?r: Kuzey, Güney-Bat? ve Güney-Do?u diyalektleri. K?rg?z yaz? dili Kuzey diyalekti üzerine kurulmu?tur.
VII. Özbekçe-Türkçe Deneyi
1. U kelgändä edi kinogä barär edik = O gelmi? olsayd? sinemaya giderdik.
2. ??lägändä körä däm äli? yah?i = Dinlenmek çal??maktan daha iyidir.
3. ?udgår ådamlar bilän tolä edi: birisi häydäyåtir, birisi målä båsäyåtir, båskaläri ketmån çåpäyåtir = Tarla insanlarla dolu idi: birisi çift sürüyor, birisi (yeri) t?rm?kla temizliyor, ba?kalar? da çapa çapal?yor(lard?).
4. Yer kuyå? ätråfidä äylänädi = Dünya güne?(in) etraf?nda döner.
5. Åldin åwkatlängänlär stoldän turi?ä yatibdi = Önceden yemek yemi? olanlar masadan kalk?yorlard?.
6. Papiros çekäsiz mi? = Sigara içer misiniz (harf. "çeker misiniz")?
7. ?kki tåmåni teñ üçburçäk teñ yånli üçburçäk deb äytilädi = ?ki kenan e?it üçgen(e) e?kenar üçgen ad? verilir.
8. Ulär bir-biri bilän gäpiri?mäydi = Onlar birbirleri ile konu?muyorlar.
9. Akämniñ balälärigä häm men karäymän = A?abeyimin çocuklar?na da ben bak?yorum.
10. Åpäsiniñ yumu?lärigä karä?ä ba?lädi = Ablas?na yard?m etme?e ba?lad? (harf. "Ablas?n?n i?lerine bakma?a ba?lad?").
Özbekçe ile Türkçe aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? s?f?r de?ilse bile ona yak?n derecede dü?üktür. Papiros çekäsiz mi gibi çok k?sa bir cümlede bile anlam? bilinmiyen bir söz o cümlenin anla??lmas?na engel olur.
1970 say?m?na göre 9.195.000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Özbekçe Ça?ataycan?n bir devam? say?labilir. Özbekçe 1927'ye kadar Arap alfabesiyle, 1927 ile 1938 y?llar? aras?nda da Latin alfabesiyle yaz?lm??t?r. 1938 y?l?ndan beri ise yeni Kiril alfabesi ile yaz?lmaktad?r.
Özbekçenin birçok diyalektleri vard?r. Bunlar üç grupta toplanabilir: 1) K?pçak diyalektleri, 2) O?uz diyalektleri, 3) Karluk-Çi?il-Uygur diyalektleri. K?pçak ve O?uz diyalektlerinde 8 ünlü sistemi ve ünlü uyumu korundu?u halde, Özbek yaz? dilinde 6 ünlü vard?r ve ünlü uyumu bozulmu?tur.
VIII. Uygurca-Türkçe deneyi
1. Adättikigä kariganda bügün köpräk i?liduk = Her zamankine göre bugün daha çok çal??t?k.
2. Uniñga kariganda bu ärzänräk ämäs mu? = Ona bakarak bu daha ucuz de?il mi?
3. Pulni poçta arkilik äwättim = Paray? posta arac?l??? ile yollad?m.
4. Män här yäk?änbä küni teatrga baridi?anmän = Ben her pazar günü tiyatroya giderdim.
5. Äjdiha ot çeçip ?irgä karap umtuldi = Ejderha ate? saçarak arslana do?ru sald?rd?.
6. Çivinlär yorukni räñni arälamdu? = Sinekler ????? ve rengi fark eder mi?
7. Bizniñ tehi ügünü?imiz keräk = Bizim daha ö?renmemiz gerek.
8. Bu kommuna äzaliri mol hosul alimiz däp ciddiy i?lävatidur = Bu komün(ün) üyeleri bol ürün almak için canla-ba?la çal???yorlar.
9. U çoñkur tinivaldi vä kätmäk üçün asta kozgaldi = O derin-derin esnedi ve gitmek için yava?ça (yerinden) kalkt?.
10. Siz bilän ho?la?kini käldim = Sizinle vedala?ma?a geldim.
??te, Yeni Uygurca 10 cümle ve Türkçe kar??l?klar?! Bu cümlelerde biz Türklerin kolayca ay?rt edebilece?i adät "adet", bügün "bugün", bu, män "ben", här "her", keräk "gerek" vb. gibi Türkçe kar??l?klar?na çok yak?n baz? sözler var. Ancak, daha önce de belirtti?im gibi, bir cümlede bir ya da birkaç sözün bilinmesi o cümlenin tam ve do?ru olarak anla??lmas?na yetmez. Cümledeki bütün sözlerin ve morfemlerin bilinmesi gerekir. Bu da özel olarak çal???p ö?renmekle olur. O halde, Yeni Uygurca da bir diyalekt de?il, dildir diyebiliriz. Uygurca Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sin-kiang eyaleti ile SSCB'nin Kazak, K?rg?z, Özbek Ve Türkmen Cumhuriyetlerinde konu?ulur. Çin'deki Uygurlar?n say?s? 3.900.000 kadard?r. SSCB'nde ise, 1970 say?mlar?na göre, 173.000 Uygur vard?r.
Uygurca da, Özbekçe gibi, eski Ça?atay yaz? dilinin devam? say?l?r. Çin'deki Uygurlar son zamanlara kadar düzeltilmi? Arap alfabesini kullan?yorlard?. 1959'da toplanan Sin-kiang Uygur Bölgesi ?kinci Dilbilimciler Kongresinde Uygurca için Latin as?ll? yeni bir alfabe kabul edilmi?tir. Çin'deki Uygurlar dillerini bugün bu yeni alfabe ile yazmaktad?rlar. SSCB'ndeki Uygurlar ise 1930'dan 1946'ya kadar Latin alfabesini kullanm??lar, 1946'da bu alfabeyi Kiril alfabesi ile de?i?tirmi?lerdir.
Uygurcan?n pek çok diyalektleri vard?r. Bunlar üç grupta toplanabilir: 1) Kuzey-Bat? diyalekti ya da Orta diyalekt (Bu diyalekt ?u a??zlardan olu?ur: Turfan, Kuça, Aksu, Ka?gar, Yarkend, ?li, Urumçi, Komul, Kara?ar, Korlin), 2) Do?u ya da Lobnor diyalekti, 3) Güney ya da Hotan diyalekti.
IX. Tatarca-Türkçe deneyi
1. Ana ?atl???nnan y?lap cibärdí = Anne sevincinden a?lama?a ba?lad?.
2. Bízníñ bakçada çiyä, karl??an häm kura cilägí kuwaklar? üsä = Bizim bahçede vi?ne, frenk üzümü ve ahududu a?açlan yeti?ir.
3. Bízníñ uram zur uram = Bizim cadde büyük (bir) cadde(dir).
4. Atl?yk duslar alga taban! = Yürüyelim, dostlar ileri do?ru!
5. Yak-yünínä karan?p oz?n oz?n atl?y = Yan?na yöresine bak?narak uzun ad?mlarla yürüyor (harf. "uzun uzun ad?mlar at?yor").
6. An?ñ maturl??? miní tañga kald?rd? = Onun güzelli?i beni ?a??rtt?.
7. Bay bay öçín t?r??a, yarl? yarl??a bul??a = Zengin, zengin için çal???p çabalar, yoksul (da) yoksula yard?m eder.
8. Yañg?rlar yawgalasa da cir älí d?mga tuymad? = Çok ya?mur ya?mas?na ra?men yer henüz neme doymad?.
9. Ul irtän alt? sä?attä tora, zaryadka yas?y, salk?n suw bílän yuw?na = O, sabah saat alt?da kalkar, jimnastik yapar (ve) so?uk su ile y?kan?r.
10. Y?l ah?r?na bik küp torak yortlar faydalanuwga tap??r?laçak = Y?l sonuna (kadar) pek çok ya?ama evler(i) istifadeye sunulacak.
Yukar?daki 10 Tatarca cümle ile bunlar?n Türkçe kar??l?klar?ndan aç?kça görülece?i gibi, Tatarca ile Türkçe aras?nda pek çok seslik, biçimlik ve sözlük farklar vard?r: y?lap "a?lay?p", cir "yer", ul "o", bik "pek", öçín "için", miní "beni", yün "yön, taraf", bílän "ile", vb.; atl?yk "yürüyelim", atl?y "yürüyor", tora "kalkar", alga "ileriye", bízníñ "bizim", vb.; çiya "vi?ne", karl??an "frenk üzümü", kura cilägí "ahududu", kuwak "«?aç, çal?", üs- "büyümek, yeti?mek", uram "cadde, sokak", zur "büyük", al "ön, ileri", taban "... do?ru", yak "yan, taraf", karan- "bak?nmak", matur "güzel", tañga kald?r- "hayrette b?rakmak, ?a??rtmak", bay "zengin", yarl? "yoksul", d?m "nem", irtän "sabah", tor- "kalkmak", zaryadka "jimnastik", yasa- "yapmak", salk?n "so?uk", yuw?n- "y?kanmak", küp "çok", torak yort "ya?ama evi, apartman", tap??r- "vermek, tevdi etmek, sunmak", vb. Görüldü?ü gibi, Tatarca ile Türkçe aras?nda birçok seslik, biçimlik ve sözlük ayr?l?klar vard?r. Bir dilin diyalektleri aras?nda bu kadar çok ayr?l?k olmaz. O halde, bizde, Tümtürkçü duygular ve kayg?larla "Kazan Türkçesi", ya da "Kazan ?ivesi" diye adland?r?lan Tatarca, Türkçenin bir diyalekti de?il fakat ayr? ve ba??ms?z bir dildir.
Tatarca, K?pçak grubu Türk dillerindendir. Tatar ad? Türk dilinin en eski yaz?l? belgeleri olan Orhon yaz?tlar?nda geçmektedir: Otuz Tatar, Tokuz Tatar ya da sadece Tatar. Ancak, Orhon yaz?tlar?nda geçen bu ethnic adlar Türk boylar?n?n de?il, Mo?ol boylar?n?n adlar?d?r. Türkçe konu?an Tatarlar?n ortaya ç?k??? Alt?n Ordu devleti dönemine rastlar. Bugünkü Tatarlar, büyük bir olas?l?kla, Volga Bulgarlar?n?n Çingiz ordular?ndaki Türk (K?pçak) ve Mo?ol boylar? ile kar??malar? sonucu olu?mu? bir Türk halk?d?r.
Geçen yüzy?l ortalar?na kadar yaz? dili olarak Ça?ataycay? kullanan Tatarlar bu dönemde kendi yerli diyalektleri ile yazma?a ba?lam??lar ve bugünkü Tatar yaz? dilinin temelini atm??lard?r. Tatarca 1927'ye kadar Arap, 1927 ile 1939 y?llan aras?nda da Latin alfabesiyle yaz?lm??t?r. 1939'dan ba?layarak Tatarca Kiril as?ll? yeni Tatar alfabesi ile yaz?lmaktad?r.
Tatarca, 1970 say?mlar?na göre, 5.931.000 ki?i taraf?ndan konu?ulur. Bu nüfusun % 30'u, merkezi Kazan ?ehri olan Tatar ÖSSC'nde, % 70'i de SSCB'nin öbür cumhuriyet ve bölgelerinde ya?amaktad?r.
Tatarcan?n üç diyalekti vard?r: 1) Orta diyalekt ya da Kazan diyalekti (birçok a??zlan vard?r), 2) Bat? ya da Mi?er diyalekti (Penza, Gorkiy, Ulyanov, Saratov, Volgograd, Astrakhan ve Kuyb??ev bölgeleri ile Mordvin, Çuva? ve Ba?kurt ÖSSC'nde konu?ulan Tatar a??zlar?), 3) Do?u ya da Sibirya diyalekti (Bu diyalekte Tobol, Saz Aya??, Tümen, Tevriz ve Tara adlar?ndaki Bat? Sibirya Tatar a??zlar? girer). Tatar yaz? dili Orta diyalekt üzerine kurulmu?tur.
X. Ba?kurtça-Türkçe deneyi
1. Häzír ük kuzgalay?k, yukha huñlarb?z = Hemen ?imdi kalkal?m, yoksa geç kalaca??z.
2. Hin to?rolokto aytkanda yaratmayh?ñ = Sen, gerçek söylenilince, ho?lanm?yorsun.
3. Uynap höylähäñ dä uylap höylä = ?aka söylesen de dü?ünüp söyle. 4. Üzíníñ zur bähíthízlíkkä osra?an?n hizä = Kendisinin büyük (bir) bahts?zl??a u?rad???n? hissediyor.
5. B?nda öyzär ta?tan matur itíp hal?ngandar, tübälärín ar?? halamdar? mínän yapkandar = Burada, evler, ta?tan güzel (bir ?ekilde) yap?lm??; çat?lar?n? (da) çavdar saplar? (harf. "samanlar?") ile örtmü?ler.
6. Yulga irtängí halk?nda s???rb?z = Yola sabah serinli?inde ç?kaca??z.
7. Sä?ät östö hukt? = Saat üçü vurdu.
8. Bawz?ñ ozono, hüzziñ k?skah? yak?? = ?pin uzunu, sözün (ise) k?sas? iyi(dir).
9. Alt alhañ h?nap al, aksa alhañ hanap al = At al(?)rsan, s?nay?p al, para al(?r)san say?p al.
10. Kistärín min öyzä bulam = Ak?amlar? ben evde olurum.
Yukar?daki Ba?kurtça cümlelerin hiçbirisinin Türkiyeli Türklerce anla??lam?yaca?? aç?kt?r. Sägät östö hukt? gibi çok k?sa ve yal?n bir cümleyi anlamak için bile ?u ön bilgiler gereklidir: 1) Arapça sâ'at "saat" sözü, Ba?kurtçada, ilk hecedeki uzun /a/ foneminin k?salmas?, ikinci hece ba??ndaki g?rtlak patlay?c?s? ayn'?n /g/ fonemine dönü?mesi ve sözün tümüyle öndamaks?lla?mas? (palatalization) sonucu, sägät biçimini alm??t?r; 2) Eski Türkçenin ilk hecedeki /ü/ ünlüsü Ba?kurtçada, kurall? olarak, zay?f (reduced) ve k?sa /ö/ ünlüsüne, söziçi (medial) ve sözsonu (final) /ç/ fonemi de /s/ye de?i?ti?inden, Ortak Türkçe üç "3" sözü Ba?kurtçada ös biçimini alm??t?r; 3) Eski Türkçe sözba?? (initial) /s/ fonemi Ba?kurtçada kurall? olarak /h/ye dönü?tü?ünden, ilk hecedeki /o/ ünlüsü de yine kurall? olarak /u/ya de?i?ti?inden, Ortak Türkçe sok- "vurmak" edimi Ba?kurtçada huk- biçimini alm??t?r. ??te, ancak bütün bu bilgiler bilindikten sonrad?r ki Sägät östö hukt? gibi Ba?kurtça bir cümle "Saat üçü vurdu" tarz?nda anla??labilir.
1970 say?mlar?na göre 1.240.000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Ba?kurtça ancak Sovyet devriminden sonra yaz? dili olabilen Türk diyalektlerindendir. Ba?kurtça 1929'a kadar Arap, 1929'dan 1939'a kadar Latin alfabesiyle yaz?lm??t?r; 1939'dan ba?layarak da Kiril alfabesiyle yaz?lmaktad?r.
Ba?kurtçan?n iki diyalekti vard?r: Do?u ya da Kuvakan diyalekti, Güney ya da Yurmat diyalekti. Do?u diyalektinin be? a?z? vard?r: Ay, Argaya?, Salyut, Miyas ve K?z?l. Güney diyalektinin a??zlar? da ?unlard?r: ?k-Sakmar, Orta a??z, Kara-?dil, Dem, Güney-Bat? a??zlar?. Ba?kurtçan?n Do?u ve Güney diyalektleri aras?nda önemli fonemik ve seslik (phonetic) farklar vard?r. Güney diyalektinin Güney-Bat? a??zlar? öteden beri Tatarcanm etkisi alt?ndad?r. Ba?kurt yaz? dili Do?u diyalekti üzerine kurulmu?tur.
Ana dilleri Tatarca olan baz? dilciler, örne?in Saadet Ça?atay ve Ahmet Temir, Ba?kurtçay? "Kazan Türkçesi" ya da "Kazan ?ivesi" diye adland?rd?klar? Tatarcan?n bir 'a??z'"? sayarlar (bkz. S. Ça?atay, Türk Lehçeleri Örnekleri II: Ya?ayan A??z ve Lehçeler, s. 70-72 ve A. Temir, "Kuzey Türkçesi", Türk Dünyas? El Kitab?, s. 297). Bu görü?e kat?lmak güçtür. Çünkü, Ba?kurtça, Tatarca ile ayn? alt-gruba (K?pçak grubunun Tatar-Ba?kurt alt-grubu) girmekle birlikte, baz? önemli farklarla ondan ayr?l?r. Bu farklar?n ba?l?calar? ?unlard?r:
1) Söz ve ek ba??ndaki /s/ fonemi Tatarcada korundu?u halde, Ba?kurtçada /h/ye de?i?ir: Tat. sar?k = B?k. har?k "koyun", Tat. soñ = B?k. huñ "son, sonra; geç", Tat. bulsa = B?k. bulha "olsa", Tat. tuktas?n = B?k. tuktah?n "dursun", vb.
2) Ortak Türkçe /ç/ fonemi Tatarcada korundu?u halde, Ba?kurtçada /s/ye dönü?mü?tür: Tat. çap- = B?k. sap- "ko?mak", Tat. çalg? = B?k. salg? "orak, t?rpan", Tat öçín = B?k. ösön "için", Tat. kiç = B?k. kis "ak?am", Tat. çäç = B?k. säs "saç" (<< *çäç << saç), vb.
3) Söziçi ve sözsonu /z/ fonemi Tatarcada korundu?u halde, Ba?kurtçada ötümlü di?leraras? s?z?c?s? (voiced interdental fricative) /z/ye de?i?mi?tir.
4) Söziçi ve sözsonu /s/ fonemi Tatarcada korundu?u halde, Ba?kurtçada ötümsüz di?leraras? s?z?c?s? (voiceless interdental fricative) /s/ye de?i?mi?tir.
5) Ba?kurtçada Tatarcada bulunmayan dudak uyumu vard?r: Tat. yold?z = B?k. yondoz "y?ld?z", Tat. yöriy = B?k. yöröy "yürüyor", Tat. kölímsírä- = B?k. kölömhörä- "gülümsemek", Tat. öçín = B?k. ösön "için" vb.
6) Sözba?? /y/ fonemi Tatarcada /?/ ile /i/den önce kurall? olarak, baz? sözlerde /c/ fonemine de?i?ti?i halde, Ba?kurtçada /?/ ile /i/den önce de korunmu?tur: Tat. cidí = B?k. yítí "7", Tat. cibär- = B?k. yíbär- "göndermek", Tat. c?l? = B?k. y?l? "s?cak, ?l?k", vb.
7) Arapça-Farsça ödünçlemelerdeki sözba?? /c/ fonemi Tatarcada korundu?u halde, Ba?kurtçada kurall? olarak /y/ye dönü?ür: Tat. cawap = B?k. yawap "cevap, yan?t", Tat. can = B?k. yän "yan", Tat. comga = B?k. yoma "cuma", vb.
8) {-DA} ve {-DI} eklerinin ba??ndaki /d/ fonemi Tatarcada korundu?u halde, Ba?kurtçada ünlülerden sonra /n/ fonemine dönü?ür: Tat. kaladan = B?k. kalanan "?ehirden", Tat. karad? = B?k. karan? "bakt?" vb.
??te, bu gibi seslik farklarla burada sözünü etmiyece?imiz baz? önemli sözlük (lexical) farklar Ba?kurtçay? Tatarcadan ay?r?r. Bununla birlikte, a?a??daki cümle kar??la?t?rmalar?ndan da anla??laca?? gibi, Tatarca ile Ba?kurtça aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? oldukça yüksektir:
Tat. Miña karad? = B?k. Miñä karan? "Bana bakt?"
Tat. ?díl kürmiy itík salm?ylar = B?k. ?zíl kürmäy itík sismäyzär "Su(yu) görmeden çizme(yi) ç?karmazlar"
Tat. Min an? kiçä oçratt?m = B?k. Min un? kisä osratt?m "Ben ona dün rastlad?m"
Tat. C?l? söyäk s?nd?rm?y = B?k. Y?l? höyäk h?nd?rma? "S?cak kemig(i) k?rmaz"
Tat. Sin ni í?liysíñ? = B?k. Hin nämä í?läyhíñ? "Sen ne yap?yorsun?"
Görüldü?ü gibi, Ba?kurtça Tatarcaya yak?nd?r. Ancak, Tatarlarla Ba?kurtlar aras?ndaki ethnic, kültürel ve politik ayr?l?klarla Tatarca ile Ba?kurtçan?n ayr? ayr? birçok diyalektleri bulundu?u gerçe?i göz önünde tutulursa Ba?kurtçan?n Tatarcadan ayr? bir yaz? dili oldu?u görü?ü a??rl?k kazan?r. Tatarca ile Ba?kurtça aras?ndaki ili?ki ?sveççe ve Norveççe ile Danca (Danish) aras?ndaki ili?kiye benzetilebilir.
Genel Dilbilim Dergisi, Cilt II, Say? 7-8, 1980
III
XI. Kazakça-Türkçe Deneyi
1. Sizben tan?skan?ma öte kuwan??t?m?n = Sizinle tan??t???ma çok sevindim (harf. "çok k?vançl?y?m").
2. Ma?an kalan? aralat?p körsetiñiz?i = Bana ?ehri gezdirip gösteriniz, lütfen.
3. Siz ?etel tilderiniñ kays?s?n bilesiz? = Siz yabanc? dillerin hangisini biliyorsunuz?
4. Men azdap Nemis?e bilemin = Ben biraz Almanca biliyorum.
5. Ma?an sizdiñ kala katt? unad? = Sizin ?ehr(iniz) benim çok ho?uma gitti.
6. Ma?an konak üyge barat?n jold? körsetiñiz?i = Bana otele giden yolu gösteriniz, lütfen.
7. Tike jüre beriñiz, sodan soñ oñga bur?l?ñ?z = Do?ru yürüyünüz, ondan son(ra) sa?a dönünüz.
8. Hal?karal?k hat-habard? kay jerde kab?ldayt?n?n ayt?ñ?z?? = Yurtd??? (harf. "uluslararas?") mektuplar? nerde kabul ettiklerini söyler misiniz, lütfen?
9. Ma?an sizdiñ kalan?ñ suwreti bar otkr?tkan? beriñiz?i = Bana sizin ?ehr(iniz)in resmi bulunan (bir) posta kart? veriniz, lütfen.
10. Ma?an jöteldi basat?n däri beriñiz?i = Bana öksürü?ü kesen (harf. "basan, bast?ran") ilâç veriniz, lütfen.
Yukar?daki 10 Kazakça cümleyi Türk dil bilimi ö?renimi görmemi?, Kazakça bilmiyen bir Türkün anlamas? olanaks?zd?r. Ayn? durumda olan, ba?ka bir deyi?le Türkçe bilmiyen, bir Kazak da bu cümlelerin Türkçe kar??l?klar?n? anl?yamaz. Kazakça ile Türkçe aras?nda pek çok seslik, biçimlik ve sözlük farklar vard?r. O halde, Kazakça da bir diyalekt de?il, akraba fakat ayr? ve ba??ms?z bir dildir.
1970 say?mlar?na göre eski S.S.C.B.'de 5,299,000 Kazak vard?r. Buna Çin'in Sinkiang eyaletinde ya??yan 530,000 Kazakla, Afganistan ve Mo?olistan'da ya??yan Kazaklar? da eklersek Kazaklar?n toplam say?s? 6,000,000'u bulur.
Kazakça geçen yüzy?l?n ortalar?nda yaz? dili olmu? Türk diyalektlerindendir. 1929'a kadar Arap, 1929'dan 1939'a kadar da Latin alfabesiyle yaz?lan Kazakça 1940'tan bu yana Kiril alfabesiyle yaz?lmaktad?r.
Kazakçan?n diyalektleri yoktur, fakat birçok a?z? vard?r. Ancak, 1970 say?m?na göre 236,000 ki?i taraf?ndan konu?ulan ve Sovyet Türkologlar?nca ayr? bir dil olarak kabul edilen Karakalpakça Kazakçaya çok yak?nd?r ve pek-âlâ Kazakçan?n bir diyalekti say?labilir. A?a??daki birkaç cümle kar??la?t?rmas? Kazakça ile Karakalpakçan?n birbirine ne denli yak?n oldu?unu gösterme?e yetecektir san?r?z:
Kzk. Ol, awruw; sond?ktan da ol jum?s istemeydi = Kklp. Ol nawkas, sand?ktan da islemeydi "O, hasta; bunun için de çal??m?yor".
Kzk. A?ayn?m, men mun? tüsinbeymin = Kklp. A?aynim, men bun? tüsinbeymen "Karde?im, ben bunu anlam?yorum".
Kzk. Mun? istep ülgere albasp?nba dep korkam?n = Kklp. Bun? islep ülgere almaspanba dep korkaman "Bunu çal???p ba?aramaz m?y?m diye korkuyorum".
Kzk. Hal-ja?day?ñz kalay? = Kklp. Ahwal?ñz kalay? "Nas?ls?n?z?"
Kzk. Sen bul tuwral? estimep pe ediñ? = Kklp. Ya sen bul tuwral? esitpediñ be? "Yoksa sen bu(nun) hakk?nda (bir ?ey) i?itmedin mi?"
Kzk. On? e? zat k?z?kt?rbayd? = Kklp. On? he? närse k?z?kt?rmayd? "Onu hiç(bir) ?ey ilgilendirmez".
XII. Nogayca-Türkçe Deneyi
1. Men barmasam eken ?al?ska hat?n harsa eken = Ke?ke ot biçme?e ben de?il, kad?n(?m) gitse!
2. Bul?t a??ld? da kün ta?? k?zd?r?p baslad? = Bulut aç?ld? ve güne? (ortal???) ?s?tma?a ba?lad?.
3. Ol isti kutarar ü?in men de barad?kenmen, sen de barad?kensiñ = O i?i bitirmek için ben de gitmeliymi?im, sen de gitmeliymi?sin.
4. Men barayak ekenmen, mut?p kald?m = Ben gidecektim, (fakat) unuttum gitti (harf. "unutup kald?m").
5. Üyken yamg?r yavsa, koy ?kka tartar, eski yelge tartar = ?iddetli (bir) ya?mur ya?arsa, koyun rüzgâr tutmayan yere, keçi (de) rüzgâra (kar??) gider (harf. "çeker").
6. Yuv?rkan koyd?ñ yüninen etilgen = Yorgan, koyun yününden (harf. "koyunun yününden") yap?lm??(t?r).
7. Olar y?lk?d? kald?r?p ka?kan = Onlar at? b?rak?p kaçm??(lar).
8. Teger?ikler ayland? ama avtomobil kozgalmad? = Tekerlekler döndü ama otomobil hareket etmedi.
9. E?er ke?ede yel toktasa kay?k pan k?d?ram?z = E?er ak?amleyin rüzgâr dinerse kay?kla gezeriz.
10. ?a?uvd? soñga kald?ruv?? bir kolhoz da bolmavga kerek = Ekimi sona b?rakan bir kolhoz bile olmamal?!
Yukar?daki 10 Nogayca cümlenin Türklerce anla??labilece?i iddia edilebilir mi? Hat?n (kad?n), bul?t (bulut), kün (gün, güne?), k?zd?r?p, ba?lad? (ba?lad?), yamg?r (ya?mur), yel, kay?k vb. sesçe ve anlamca ayn? ya da çok yak?n denkta? sözler kolayca tamnabilirse de Nogayca cümlelerin tüm olarak anla??lmas? hemen hemen olanaks?zd?r. Belki 2. cümle baz? Türklerce anla??labilir: Bul?t a??ld? da kün ta?? k?zd?r?p baslad? "Bulut aç?ld? da gün dahi k?zd?rma?a ba?lad?". Bu durumda, Nogayca ile Türkçe aras?ndaki anla??labilirlik oran?n?n % 10 dolay?nda oldu?u söylenebilir. Bu oran da Nogayca ile Türkçe aras?ndaki fark?n dil fark? oldu?unu gösterir.
1970 say?mlar?na göre 52,000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Nogayca Sovyet Devriminden sonra yaz? dili olmu? Türk (K?pçak) diyalektlerindendir. Nogayca 1938'e kadar Latin alfabesiyle yaz?lm??t?r. O tarihten beri de yeni Kiril alfabesiyle yaz?lmaktad?r.
Nogaycan?n üç diyalekti vard?r: 1) As?l Nogay diyalekti (cas "genç", bi?e "kad?n", üyimis "evimiz", üyiñis "eviniz"; barayak "gidecek", keler "gelir, gelecek", iygimin "iyiyim", iygisiñ "iyisin", bizim; sözlük farklar), 2) Kara Nogay diyalekti (yas, bi?e, üyimiz, üyiñiz; baracak, keler, iygimin, iygisiñ, biziñ "bizim"; sözlük farklar), 3) Ak Nogay diyalekti (jas, pi?e, üyimiz, üyiñiz; bar?yak, kelir, iygimen, iygisen, biziñ; sözlük farklar).
XIII. Karaçayca-Balkarca ve Türkçe Deneyi
1. Ahmat elge deri bard? = Ahmet köye kadar gitti.
2. Kart Azret bügün ertdenbla berç koluna cañ? çalk?n? algand? = Ya?l? Azret bu sabah nas?rl? eline yeni ora?? alm??t?.
3. Sabiyle tamadalar?n? aythanlar?na t?ñ?lay edile = Çocuklar, büyüklerinin anlatt?klar?n? dinliyorlard?.
4. Ol kanatl?m uçup barganlay atad? = O, ku?u uçarken vurur.
5. Keçe aras? bolgand?, ol a alk?n cuklamayd? = Gece yans? oldu?u halde o hâlâ uyumuyor.
6. Ögüz a??r? ar??andan k?m?ldamay tohtad? = Öküz çok yoruldu?undan k?m?ldamaks?z?n durdu.
7. Sen bolu?masañ, men etall?k tül edim = Sen yard?m etmeseydin, ben (bu i?i) ba?aram?yacakt?m.
8. Ol tuwra tebregen edi, alay a sokurand? = O gidecekti, ama (sonra) fikrini de?i?tirdi.
9. Men kesimi cañ?lgan?m? añ?layma = Ben yan?ld???m? anl?yorum.
10. An? ca?awu alk?n all?ndad? = Onun önünde henüz bütün bir ya?am var (harf. "Onun ya?am? henüz önündedir").
Yukar?daki Karaçayca-Balkarca cümlelerin hiçbirisinin biz Türklerce anla??lam?yaca?? aç?kt?r. Karaçay ve Balkarlar da bu cümlelerin Türkçe kar??l?klar?n? anl?yamazlar. O halde, Karaçayca-Balkarca da bir diyalekt de?il, fakat ayr? ve ba??ms?z bir Türk dilidir.
Karaçayca-Balkarca ancak Sovyet Devriminden sonra yaz? dili olabilmi? Türk diyalektlerindendir. 1970 say?mlar?na göre, SSCB'de 113,000 Karaçay ve 60,000 Balkar vard?r. Karaçay-Balkar dili, ad?ndan da anla??labilece?i üzere, iki diyalektten olu?ur: Karaçay ve Balkar (Malkar). Bu iki diyalekt aras?ndaki ba?l?ca fark, Karaçaycada sözba?? /ç/ foneminin korunmas? (çaç "saç", ç?bç?k "ku?"), sözba?? /y/ foneminin ise /c/ye dönü?mesi (cer "yer", col "yol"), Balkarcada da /ç/ foneminin ötümsüz kat???k /ts/ye (tsats "saç"), sözba?? /y/ foneminin ise ötümlü kat???k /dz/ ya da /z/ye dönü?mesidir (dzer ya da zer "yer", dz?l ya da zil "y?l"). Yaz? dili Karaçay diyalekti üzerine kurulmu?tur.
XIV. Kumukça-Türkçe Deneyi
1. Avrumay?an ba?n? yavluk bulan baylamas = A?r?mayan ba?? mendille ba?lamaz(lar).
2. ?ssilik olay güçlü çü, gatta adam suvdan ç?kma?a süymey = S?cak o kadar ?iddetli ki, insan sudan ç?kmak istemiyor.
3. Uçitel aytgan küyde etip, nasiplik tapt?m = Ö?retmenin dedi?i gibi yap?p mutlu oldum.
4. Etilgen i?ni özler tergep karamak uçun brigadirler avlakga getdiler = Yap?lan i?i kendiler(i) denetleyip görmek için ekip ba?lan tarlaya gittiler.
5. Onuki tüz bolmak neden görüne da??? = Onun hakl? oldu?u nereden belli?
6. Ol y???lma az kald? = O, az kals?n dü?üyordu.
7. Sen dom otd?hda bolacakm?san? = Sen dinlenme evine gidecek misin?
8. C?y?n tünegün boldu = Toplant? dün yap?ld?.
9. Ol karkaras?n yelemege bolmay = O, ayaklar? üzerinde duramaz.
10. Yer, Günnü aylanas?ndan aylana = Yer, Güne?in çevresinde dolan?r.
Yukar?daki Kumukça cümleler Türkçeye yak?n gibi görünüyorlarsa da anla??lmalar? kolay de?ildir. Belki ikinci cümle baz?lar?nca a?a??-yukar? anla??labilir. Ama, bunun için de ?u Kumukça sözlerin bilinmesi gerekir: issilik "s?cak, s?cakl?k", olay "o kadar, öyle", çü "ki", gatta "hattâ", süymey "sevmez, sevmiyor". On cümleden birinin anla??labilece?i kabul edilse bile Kumukça ile Türkçe aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? yine de % 10 dolay?nda demektir. Bu ise çok dü?ük bir orand?r ve Kumukçan?n diyalekt de?il, dil oldu?unu gösterir.
1970 say?mlar?na göre 189,000 ki?i taraf?ndan konu?ulan Kumukça Sovyet Devriminden sonra yaz? dili olmu?tur. Kumukça 1929'a kadar Arap, 1929'dan 1938'e kadar da Latin alfabesiyle yaz?lm??t?r; 1938'den beri ise Kiril alfabesiyle yaz?lmaktad?r.
Kumukçan?n üç diyalekti vard?r: Buynak, Hasavyurt, Kaytak diyalektleri. Yaz? dili Buynak-Hasavyurt diyalektleri üzerine kurulmu?tur. Yaz? dili ile diyalektler aras?nda birçok seslik, biçimlik ve sözlük farklar vard?r.
XV. Karayimce-Türkçe Deneyi
1. Sendir otnu suvba, yamanl?kn? dostlukba = Ate?i su ile, dü?manl??? (da) dostluk ile söndür (harf. "Söndür ate?i su ile, dü?manl??? dostlukla").
2. Ullu edi kerki bu yar?k ketsenin = Bu ayd?nl?k gecenin güzelli?i büyüktü (harf. "Büyük idi güzelli?i bu ayd?nl?k gecenin").
3. ?sli ba? atst? ez kaba??n = Kokulu bahçe kendi kap?s?n? açt? (harf. "Kokulu bahçe açt? öz kap?s?n?").
4. Men tan?d?m bu ivtsekni, kayda men estim = Ben (içinde) büyüdü?üm bu evce?izi tan?d?m (harf. "Ben tan?d?m bu evci?i, ki orada ben büyüdüm").
5. Maya inan?r terkrak, neçik anar = Bana, ona inand???ndan daha çabuk inan?r (harf. "Bana inan?r daha çabuk, nas?l ki ona").
6. Kaytmamen artkar? sezimden = Ben sözümden dönmem (harf. "Dönmem geri sözümden").
7. Haz kon?urov bar?n ol oyat?r = O, çan gibi herkesi uyand?r?r (harf. "Çan gibi herkesi o uyand?r?r").
8. Terk kiyindi ol yenil uprahka = Çabucak hafif (bir) elbise giydi (harf. "Çabucak giyindi o hafif elbiseye").
9. Bolalas?z kaytma, eger kleysiz = ?sterseniz, geri dönebilirsiniz (harf. "Dönebilirsiniz, e?er isterseniz").
10. Kerti, ol astr? körklü çeray?ndan = Gerçekten, onun yüzü çok güzel (harf. "Do?ru, o çok güzel yüzünden").
Yukar?daki Karayimce cümlelerin hiçbirisinin Türklerce anla??lam?yaca?? aç?kt?r. Bu cümlelerin Türkçe kar??l?klar?n?n da Karayimlerce anla??lam?yaca??n? kesinlikle ileri sürebiliriz. O halde, Karayimce ile Türkçe aras?nda kar??l?kl? anla??labilirlik oran? s?f?r ya da s?f?ra yak?nd?r diyebiliriz. Bu oran?n dü?ük olmas?nda seslik ve sözlük farklar kadar sözdizimlik farklar?n da rolü oldu?u aç?kt?r. 1959 say?mlar?na göre SSCB'de 5,900 Karayim ya?amaktad?r. Karayimler Litvanya'da, K?r?m'da ve Ukrayna'n?n Lutsk ve Halits ?ehirlerinde bulunurlar.
Karayimcenin iki diyalekti vard?r: Trakay ve Halits. Trakay diyalekti Litvanya'da Trakay ?ehrinde ya??yan Karayimlerin, Halits diyalekti de Ukrayna'n?n Halits ve Lutsk ?ehirlerinde oturan Karayimlerin diyalektidir. K?nm'da ya??yan Karayimlerin diyalekti K?r?m Tatarcas?nca özümlenmi?tir. Trakay ve Halits diyalektleri aras?ndaki ba?l?ca farklar ?unlard?r: l) /ö/ ve /ü/ ünlüleri Trakay diyalektinde korundu?u halde, Halits diyalektinde, s?rasiyle, /e/ ve /i/ ünlülerine dönü?ür: Tr. öpkyä "akci?er" = H. epke, Tr. körklü "güzel" = H. kerkli, Tr. öz "kendi" = H. ez, Tr. yür'ak = H. yirek "yürek", vb., 2) /?/ fonemi Trakay diyalektinde korundu?u halde Halits diyalektinde /s/ye de?i?ir: Tr. ta? "ta?" = H. tas, Tr. ki?i = H. kisi, Tr. ya??r?n = H. yas?r?n "gizlice", Tr. ülyü? "pay, hisse" = H. ilis, vb., 3) /ç/ fonemi Trakay diyalektinde korundu?u halde Halits diyalektinde kat???k /ts/ fonemine dönü?ür: Tr. üç "3" = H. its, Tr. çaç "saç" = H. tsats, Tr. küç "güç, kuvvet" = H. kits, vb., 4) id fonemi Trakay diyalektinde korundu?u halde Halits diyalektinde kat???k /dz/ fonemine de?i?ir: Tr. can "can, ruh" = H. dzan "can, yürek", Tr. cins, "cins" = H. dz?ns, Tr. terece, "pencere" = H. teredze, vb.
Karayimler dillerini ?branî, Latin ve Rus alfabeleri ile yazm??lard?r. Büyük ço?unlu?u dinî metinler (çeviriler) olan elyazmalar? ?branî alfabesiyledir. Karayimce bugün yaz?s? ve edebiyat? olm?yan bir Türk dili durumundad?r.
XVI. Türkmence-Türkçe Deneyi
1. Okuvç?lar mu?all?mm?y da??n? gâbap ald?lar = Ö?renciler ö?retmenin çevresinde topland?lar.
2. Zala müñe golay âdam s??yâr = Salona bine yak?n insan s??ar.
3. Acala pul töläp gutul?p bilmez = Ölümden para ile kurtulunmaz (harf. "Ecele para ödeyip kurtulunmaz").
4. Ol bu ädigi gat? g?mmat gördi = O, bu çizmeyi çok pahal? buldu.
5. Parahod tolkunlar? bövsüp baryâr = Vapur dalgalar? yararak gidiyor.
6. Kâkam-a ?indi hem gelenok = Babam hâlâ gelmedi.
7. Ûkus?zl?k zerârl? kelläm a?ral?pd?r = Uykusuzluk yüzünden ba??m a??rla?t?.
8. Mekgecöven oñat idedümegi söyyär = M?s?r iyi bak?m ister (harf. "M?s?r iyi bak?m? sever").
9. Yeñseden yeñles ????ld? e?idildi = Arkadan hafif (bir) h???lt? i?itildi.
10. S?rkav?ñ üsgülevici barha y??camlayâr = Hastan?n öksürü?ü gittikçe ?iddetleniyor.
Türkmence, içine Türkçenin de girdi?i, O?uz (Güney-Bat?) grubu Türk dillerindendir. Azerî'den sonra Türkçeye en yak?n olan dil Türkmencedir. Buna ra?men, yukar?daki Türkmence cümlelerin hiçbirisi Türklerce anla??lamaz. Türkmence bilmiyen bir Türk l. cümleyi belki de "Ö?renciler ö?retmenin ta??n? kap?p ald?lar" diye yanl?? anl?yacakt?r. Bu Türkmence cümlelerin Türkçe kar??l?klar?n?n da Türkçe bilmiyen Türkmenlerce anla??lam?yaca??n? kesinlikle ileri sürebiliriz. O halde, Türkmence de bir diyalekt de?il, akraba fakat ayr? ve ba??ms?z bir dildir.
1970 say?mlanna göre SSCB'de ya??yan Türkmenlerin say?s? 1,525,000'dir. SSCB'deki Türkmenlerin büyük ço?unlu?u merkezi A?kabad olan Türkmen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinde ya?ar. Özbek, Tacik, Kazak ve Karakalpak gibi kom?u Sovyet Cumhuriyetleri ile Stavropol bölgesinde de Türkmen topluluktan vard?r. SSCB d???nda en büyük Türkmen topluluklar? ?ran ve Afganistan'da bulunur.
Türkmencenin pek çok diyalektleri vard?r. Bunlar iki büyük grupta toplanabilir: 1) Teke, Sank, Sal?r, Göklen, Yomud, Ersar?, vb., 2) Nohur, Anav, Eski, Suhr?, Arabac?, K?raç, Çand?r, Mukr?, Hatap, Bayat, Çeges vb. Bu iki grup diyalekt aras?ndaki ba?l?ca farklar ?unlard?r: 1) /s/ ve /z/ fonemleri ikinci grupta korundu?u halde, birinci grupta s?rasiyle di?leraras? /q/ ve /d/ fonemlerine dönü?mü?tür; 2) /b/ ve /p/ fonemleri birinci grupta korundu?u halde, ikinci grupta çiftdudak s?z?c?s? /w/ye de?i?ir: ôwo, ôwa, owa "köy" (birinci grup ve yaz? dili oba); 3) Ünlü ile biten isimlerin varma-yönelme (dative-directive) hali ikinci grupta büzülmesiz oldu?u halde, birinci grupta (ve yaz? dilinde) büzülmelidir: ôwo-y-a "köye", köçe-y-e "soka?a" (birinci grup ve yaz? dili ôbâ, köçä); 4)?imdiki zaman birinci grupta -yâr/-yär (yaz? dili), -yâ/-yä, -ya/-ye, -yôr/-yô ve -ôr/-ô ile, ikinci grupta ise zarf-fiil eki -î/-i (alî "al?yor", geli "geliyor", almî "alm?yor", gelmi "gelmiyor") ve zarf-fiil eki -a/-e ya da -?/-i'ye -dûr/-du/-d?r/-dir ve -f'nin eklenmesi iile kurulur: aladûr/aladu/alad?r "al?yor", vb.
Türkmence daha XVIII. yüzy?lda yaz? dili olmu?tur. Bu yüzy?lda yeti?en Mahtumkul? (Türkmence Magtîmgul?) ?iirlerini, bilindi?i gibi, Türkmen diyalekti ile yazm?? ve bugünkü Türkmen yaz? dilinin temellerini atm??t?. Ancak, Türkmencenin yaz? dili olarak geli?mesi Sovyet Devriminden sonra olmu?tur. 1928'e kadar Arap, 1928'den 1939'a kadar da Latin alfabesiyle yaz?lan Türkmence 1939'dan beri Kiril alfabesiyle yaz?lmaktad?r.
XVII. Azerî-Türkçe Deneyi
1. A?a??da küçädä ma??n fit çald? = A?a??da sokakta otomobil korna çald?.
2. Pillälärdä säs gopdu, kimsä täläsirdi = Merdivenlerde (ayak) ses(i) oldu, birisi acele ediyordu.
3. Kimsä yüyürä-yüyürä yuhar? galh?rd? = Birisi ko?a ko?a yukar? ç?k?yordu.
4. Kimi gözläyirsän o gälmir, kimdän gaç?rsan gaba??na ç?h?r = Kimi bekliyorsan o gelmiyor, kimden kaç?yorsan (o) önüne ç?k?yor.
5. Hälä sinnim g?rh olmay?b, amma hä?tad ya??nda gocadanpis gündäyäm = Ya??m daha k?rk de?il, ama seksen ya??nda ihtiyardan fena haldeyim.
6. Gonaglardan biri kinoya zäng elädi = Konuklardan biri sinemaya telefon etti.
7. Atam paltar?n? çiyninä al?b bay?ra ç?hd? = Babam ceketini omuzuna al?p soka?a ç?kt?.
8. Mänim sänä nä pisliyim keçib ki mänimlä belä dan??arsan? = Benim sana ne kötülü?üm dokundu ki benimle böyle konu?uyorsun?
9. Yay girmämi?, havalar istila?ir = Yaz gelmedi?i (halde) havalar ?s?n?yor.
10. Nahar? e?ikdä yiyäcäyik = Ö?le yeme?ini d??arda yiyece?iz.
Azerî, Türkçeye en yak?n olan Türk dillerindendir. Bununla birlikte, yukar?daki cümleler standard Türkçe konu?an, Do?u Anadolu a??zlar?n? bilmiyen Türklerce kolay kolay anla??lamaz. Azerînin anla??lmas?ndaki güçlük daha çok Azerî ile Türkçe aras?ndaki sözlük (lexical) farklardan ileri gelir: küçä "sokak", ma??n "otomobil", fit "korna, düdük", pillä "merdiven", täläs- "acele etmek", yüyür- "ko?mak", gözlä- "beklemek", gabag "ön", pis "fena, kötü", kino "sinema", zäng "zil", zäng elä- "telefon etmek", paltar "ceket", çiyin "omuz", bay?r "sokak, cadde", dan??- "konu?mak", yay "yaz", isti "s?cak", istilä?- "?s?nmak", nahar "ö?le yeme?i", e?ik "d??ar?", vb. vb. gibi. Sözlük farklara biçimlik farklar (atan? "babay?", küçäni "soka??", ç?h?r "ç?k?yor", gälär "gelir", gälir "geliyor", gälmir "gelmiyor", vb. gibi) da eklenince Azerî ile Türkçe aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirlik oran? önemli ölçüde azal?r. Denilebilir ki "Bu kadar fark Anadolu ve Rumeli a??zlar? ile yaz? dilimiz aras?nda da vard?r". Do?rudur: örne?in Kars ya da Bitlis a?z? da, Azerî kadar de?ilse de ona yak?n derecede yaz? dilimizden farkl?d?r. Ne var ki Kars da, Bitlis de ulusal s?n?rlar?m?z içindedir; bu illerimizdeki konu?ma türlerinin birer yaz? dili olarak geli?meleri dü?ünülemez. Azerî ise Türkiye s?n?rlar? d???nda, politik bak?mdan bizden ayr? ve ba??ms?z ba?ka bir ülkede konu?ulmaktad?r. Politik ve kültürel bak?mdan bize ba?l? olm?yan Azerîler diyalektlerini ayr? bir yaz? dili olarak geli?tirmi?lerdir. Buna bizim bir diyece?imiz olamaz. Burada, yeri gelmi?ken, bir noktay? vurgulayal?m:
Azerî Türkçesi Sovyet Devriminden sonra yaz? dili olmu? de?ildir. Azerî diyalekti daha XIX. yüzy?l ortalar?nda yaz? dili olma?a ba?lam??t?r. XIX. yüzy?lda Azerbaycan'?n Ruslar taraf?ndan i?gal edilmesinden sonra Fars dili ve edebiyat?n?n Azerî ayd?nlar? üzerindeki etkisi büyük ölçüde azalm??t?. Azerî tiyatrosunun kurucusu Mirza Fethali Ahundzade (1812-1878) komedilerini yerli Azerî diyalekti ile yazm?? (1850-1855) ve böylece Azerî yaz? dilinin temellerini atm??t?. 1875'te yay?mlanma?a ba?l?yan Äkinçi gazetesinin de Azerî diyalektinin yaz? dili olarak geli?mesinde büyük rolü olmu?tur. K?saca, 1917'de Sovyet Devrimi patlak verdi?i zaman Azerî Türkçesinin yaz? dili olarak en az yar?m yüzy?ll?k bir gelene?i vard?.
Asl?nda Azerî diyalektinin yaz? dili olarak kullan?lmas? çok daha eskilere, XIV. yüzy?la gider. Hasano?l?, Kad? Burhaneddin (1345-1398), Nesimî (1369-1404), Hataî (1485-1524), Fuzulî (1498-1556), vb. gibi ?airler yap?tlar?n? Azerî diyalekti ile yazm??lard?r. Ancak, klasik öncesi ve klasik dönemde Azerî diyalekti ile Anadolu Türkçesi aras?ndaki fark pek fazla de?ildi. Modern Azerî yaz? dilinin kurulmas? ile bu fark daha da artm?? ve çe?itlenmi?tir.
1970 say?mlar?na göre SSCB'de 4,380,000 Azerî vard?r. Bu say?ya ?ran'?n Azerbaycan ili ile öbür bölgelerinde ya??yan Azerîler de kat?l?rsa Azerî yakla??k olarak 10,000,000'u bulur. ?ran d???nda, Irak ve Türkiye'de Azerîler vard?r.
Azerî Türkçesinin dört diyalekti ya da diyalekt grubu vard?r: 1) Do?u diyalekti ve a??zlar? grubu (Küba, Baku, ?amah? diyalektleri ile Mugan ve Lenkoran a??zlar?), 2) Bat? grubu (Kazak, Gence ve Karaba? diyalektleri ile Ayn?m a?z?), 3) Kuzey grubu (Nuha diyalekti), 4) Güney grubu (Nahcivan, Ordubad ve Tebriz diyalektleri ile Yerevan a?z?. Bunlardan ba?ka, Gökçay, Agda? ve Cebrail gibi yukar?daki diyalekt gruplar? aras?nda geçi?i sa?l?yan a??zlar da vard?r. Bu diyalektlere Azerbaycan SSC d???nda konu?ulan Kerkük ve Erbil diyalektleri ile ?ran'?n ?iraz bölgesinde konu?ulan Ka?kay ve Eynallu diyalektlerini de katmak gerekir. Afganistan'?n Kabil ?ehrinde konu?ulmakta olan Af?ar diyalekti de unutulmamal?d?r.
XVIII. Gagauzca-Türkçe Deneyi
1. U?ak çeketti âlâma = Çocuk a?lama?a ba?lad? (harf. "Çocuk ba?lad? a?lama?a").
2. Biz gördük, ani yava? i?lemektän var nicä geri kalal?m = Yava? çal???nca nas?l geri kalaca??m?z? gördük (harf. "Biz gördük, hani yava? çal??maktan nas?l geri kalal?m").
3. Dädü, haylak durmas?n deyni, girmi?ti ba?ça brigadas?na çiten ärmä = Dedecik, bo? durmamak için, sepet örmek amac?yla bahçecilik ekibine girmi?ti (harf. "Dedecik, aylak durmas?n diye, girmi?ti bahçe ekibine sepet örme?e").
4. Beklärkän gemiyi gecälär tâ oya geçärdi, nekadar i?lärkän = Gemiyi beklerken, geceler, çal???rken oldu?undan daha yava? geçiyordu.
5. Annader cenk için = Sava? hakk?nda anlat?yor.
6. Karann?k olducânan, yaban? ç?ker dâdan = Karanl?k olunca kurt da?dan ç?kar.
7. Ama onun k?smetsizlinä, o yer, ani o ay?rm??t?, yanna??km?? taman bir zengin hem hodul adamnan = ?anss?zl???na bak?n ki onun ay?rd??? yer zengin ve kibirli bir adam?nkinin tam yan?ndaym??.
8. Yoktu nicä gitsinnär = Gidemezlerdi.
9. Tutunduk yeniycä i?ä, neçinki yeskiycesinä büün yok nas?l ya?amâ = Bugün eskisi gibi ya?amak olanaks?z oldu?undan yeniden i?e girdik.
10. Läz?md? göstermä insana, nekadar tâ islä birerdä i?lemä = ?nsanlara, birlikte çal??man?n çok daha iyi oldu?unu göstermek gerekiyordu.
Görüldü?ü gibi, Gagauzca Türkçeye çok yak?nd?r. Bununla birlikte, baz? sözlük (u?ak "çocuk", çeket- "ba?lamak", çiten "sepet", oya "yava?, a??r", yaban? "kurt", hodul "kibirli, gururlu", islä "iyi", birerda "birlikte", deyni "için, diye", sesle- "dinlemek", urok "ders", vb.) ve sözdizimlik (syntactical) farklar Gagauzca ile Türkçe aras?ndaki kar??l?kl? anla??labilirli?i önemli ölçüde azalt?r. Bununla birlikte Gagauzlar Türkiye s?n?rlar? içinde ya?am?? olsalard?, Gagauzca, hiç ku?kusuz, Türkçenin bir diyalekti say?l?rd?. Ne var ki durum böyle de?ildir.
1970 say?mlar?na göre SSCB'de ya??yan Gagauzlann say?s? 157,000'dir. Gagauzlann büyük ço?unlu?u Moldav SSC'nin güney bölgesi ile Ukrayna SSC'nin buna biti?ik olan Odessa bölgesinde ya?ar. Gagauzlar buraya (Besarabya'ya) XVIII. yüzy?l sonlar? ile XIX. yüzy?l ba?lar?nda Kuzey-Do?u Bulgaristan'dan getirilip yerle?tirilmi?lerdir. Göç ettirilmiyen az say?da Gagauz Bulgaristan'daki eski yurtlannda ya?amaktad?r. Ayr?ca, Kazakistan ile Orta Asya'da da baz? küçük Gagauz topluluklar? (birkaç köy) vard?r.
Gagauzca 1957 y?l?na kadar bir diyalekt olarak kalm??t?r. XX. yüzy?l ba?lar?nda (1910-1930 y?llar? aras?nda) Ki?inev Piskoposlu?u taraf?ndan Gagauzlar için Rus ve Romen alfabeleri ile dinî kitaplar (?ncil, Zebur, Kilise tarihi vb.) yay?mlanm??t?r. 30 Temmuz 1957'de Moldav SSC Yüksek Sovyeti Ba?kanl???n?n ald??? bir kararla Gagauzca için Kiril as?ll? bir alfabe kabul edilmi?tir. Gagauzca ?imdi bu alfabe ile yaz?lmaktad?r.
Gagauzcan?n iki diyalekti vard?r: 1) Orta (Çad?r-Lung ve Komrat) diyalekt, 2) Güney (Vulkane?t) diyalekti. Bu iki diyalekt aras?nda baz? seslik, biçimlik ve sözlük farklar vard?r. Biçimlik farklar?n en önemlisi ?imdiki zaman?n Orta diyalektte -er ile (al-er, ver-er), Güney diyalektinde ise -?y/-iy eki ile kurulmas?d?r: al-?y "al?yor", ver-iy "veriyor", vb. gibi. Gagauz yaz? dili orta diyalekt üzerine kurulmu?tur. Bu iki diyalekt aras?nda sözlük farklar da vard?r. ??te bir kaç örnek: Orta diyalekt giysi = Güney d. çama??r, Orta d. ?i?e = Güney d. s?rça (pencere cam?) vb.
Dipnotlar
1. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve ?dari Bilimler Fakültesi Ders Y?l? Güz Sömestri Katalogu.
2. Bkz. Örne?in Ahmet Cevat Emre, Türk Lehçelerinin Mukayeseli Grameri, birinci kitap: Fonetik, T.D.K. Yay?nlan D. 28, istanbul 1949.
3. Bkz. örne?in A. Dilâçar, Dil, Diller, Dilcilik, T.D.K. Yay?nlar?, say?: 263, Ankara 1968, s. 84-85-86.
4. Bkz. örne?in, Saadet Ça?atay, Türk Lehçeleri Örnekleri II: Ya?ayan A??z ve Lehçeler, Ank. Univ. Dil ve Tarih-Co?rafya Fakültesi Yay?nlan: 214, Ankara 1972. Bu eserin giri? bölümünde say?n Ça?atay "Yakutlar?n ve Çuva?lar?n dili art?k lehçe denemeyecek kadar kelime kökünde ve hazinesinde de de?i?mi? oldu?undan, ikinci bir Türk dili grubu olarak yer alm??t?r" demekte ve Çuva?ça ile Yakutçan?n lehçe say?lamayaca??n? kabul etmektedir. Ancak, ayn? cümleden, bu iki dilin bir gruba girdi?i anlam? da ç?k?yor ki bu görü?e kat?lmak olanaks?zd?r. Çuva?ça ile Yakutça iki ayn Türk dilidir. Çünkü, birincisi bir r, l dili oldu?u ve Ana Bulgarcaya gitti?i halde, ikincisi bir z, ? dilidir ve Ana Türkçeye gider.
5. Bkz. örne?in, Re?id Rahmeti Arat, "Türk ?ivelerinin Tasnifi", Türkiyat Mecmuas?, X, ?st. 1953, s. 59-139 ve "Türk Milletinin Dili", Türk Dünyas? Elkitab?, Türk Kültürü Ara?t?rma Enstitüsü Yay?nlan: 45, seri: I say?: A5, Ankara 1976, s. 137.
6. Charles F. Hockett, A Course in Modern Linguistics, New York 1958, s. 327-328.
7. "Pantürkizm Ülküsü ve Dilde Birlik iddias?", Türk Dili, say?: 310, Temmuz 1977, s. 15-18.
|
| |
|
|