 |
Kesik  Fransızca kupür (coupure) sözü daha çok gazete ve dergilerden kesilmiş yazılar için kullanılmaktadır. Bu söz için Kurumumuz kesik karşılığının uygun olduğu görüşündedir.
Küpür 
|
|
|
|
doğal zayıflama,
özel ders,
orjinal pembe maske,
ozoderm,
tercüme,
maydanoz hapı,
smoky 7,
sandalose,
metrik kılavuz,
psikolog,
african mango,
mesut yar
antakya
biber hapı ile zayıfladı
|
|
|  |
Türkiye Türkçesi Üzerindeki Gramer Çal??malar? ve Bu Çal??malar?n Günümüzdeki Durumu - Prof. Dr. Zeynep Korkmaz |
1. Gramer, yaln?z bir dilin sa?l?kl? biçimde ö?renilmesini sa?layan ve o dilin sistem yap?s?n? ortaya koyan kurallar bütünü de?il, ayn? zamanda, dilin ku?aktan ku?a?a aktar?larak kaybolmas?n? önleyen bir araçt?r da... bu bak?mdan bir dilin yaz? ve kültür dili olarak iki önemli dayana?? vard?r. Bunlardan biri sözlük ise öteki de dilin anahtar? niteli?indeki gramer?dir. Gramer, ayn? zamanda bir dilin sa?l?kl? geli?mesinin de temel dayana??d?r. Dil, kültürün ve ulusal varl???n ba?ta gelen ögesi oldu?una göre, gramer de bu ba?ta gelen ögenin temel koruyucusu ve besleyicisidir. Bu durumda bir dilin grameri, kültür de?erleri aç?s?ndan da dil tarihi aç?s?ndan da o dilin önemli bir alan?n? temsil eder.
Konumuz Türkiye Türkçesi üzerindeki gramer çal??malar? ve bu çal??malar?n günümüzdeki durumudur. Öncelikle, ?unu belirtelim ki, Türkiye Türkçesi terimi, geni? ve dar kapsaml? iki anlam ta??r. Bu terim, geni? kapsam? ile, O?uz-Türkmen lehçesine dayanarak Anadolu ve Rumeli bölgesiyle bunlara yak?n çevrelerde kurulup geli?en ve XIII-XX. yüzy?llar aras?n? dolduran Türk yaz? diline verilen add?r. Bu dönem kendi içinde, Selçuklu ve Beylikler dönemi Türkçelerini içine alan Eski Anadolu Türkçesi veya Türkiye Türkçesi, XV -XIX. yüzy?llar? içine alan Osmanl? Türkçesi ve günümüz Türkiye Türkçesi gibi alt dönemlere ayr?l?r. Bu ayr?l??, dil tarihi aç?s?ndan kendini gösteren farkl? de?i?me ve geli?me süreçlerinden kaynaklan?r. Dar anlaml? Türkiye Türkçesi ise, Osmanl? Türkçesinin son s?n?r? say?lan Millî Edebiyat Ak?m??ndan ve Yeni Lisan hareketinden ba?layarak, ortalama 1910 tarihinden günümüze kadar uzanan dönemi içine alan yaz? dilinin ad?d?r. Buna genel çizgileri ile Cumhuriyet Dönemi Türkçesi de denebilir. Bizim üzerinde duraca??m?z dönem bu dönemdir; yani dar kapsaml? Türkiye Türkçesidir. Ancak, iki dönem aras?ndaki konu ba?lant?s?n? kurabilmek için, k?saca, birinci dönemin Türk gramercili?i aç?s?ndan temel niteli?ine i?aret etme gere?i vard?r.
1.1. XIII-XIX. yüzy?llar aras?n? içine alan ve 1839 Tanzimat dönemine kadar uzanan klâsik dönem, gramer yazarl??? bak?m?ndan son derece k?s?r bir dönemdir. Bilindi?i gibi, XIII-XIV. yüzy?llar, Türkiye Türkçesinin kurulu? dönemidir. Osmanl? Devletinin kurulup geli?mesi ile birlikte, XV. yüzy?l ortalar?ndan ba?layarak, Türkiye Türkçesi; Arapça, Frasça ve Türkçenin kar???m?ndan olu?mu? Osmanl?ca diye adland?r?lan karma bir dil yap?s?na dönü?mü?tür. Bu de?i?imin ve o dönem anlay???n?n sonucu olarak gramer yazarl??? da Arapça, Farsça temelinde sarf ve nahivlerle yol alm??t?r. Osmanl? Türkçesi içindeki Türkçe nas?l horlanm?? ve geri plana itilmi? ise, Türk dilinin grameri de ayn? ihmal ve küçümsemeye u?ram??t?r. Osmanl? Devletinde medrese dilinin Arapça olmas?, bol bol Arapça gramerlerin yaz?lmas?na yol açm??t?r. XVI-XIX. yüzy?llar aras?nda Türkçenin yap?s? ile ilgili olarak, yaln?z Bergamal? Kadri'nin, Müyessiretü?l ûlum?u gibi tek bir eserin elde bulunmas?, genellikle böyle bir ihmalin sonucudur.
Bu dönemde bat?l?lar taraf?ndan yaz?lm?? birkaç gramer ile gramer-sözlük aras? baz? denemeler vard?r. Ancak, bunlar da genellikle, bat?l? tüccar ve misyonerlere k?lavuz niteli?inde pratik amaçl? küçük yay?nlard?r. Yaln?z, içlerinde, bu genel niteli?in d???na ç?karak Osmanl? Türkçesi üzerine daha ayd?nlat?c? bilgi verenleri de vard?r.1
Yap?lan Çal??malar:
1. 2. Gramer çal??malar? ve gramer yazarl??? aç?s?ndan oldukça hareketli bir dönem, Tanzimat dönemidir. Tanzimat hareketi ile bat?ya yönelmi? olan Osmanl? toplumu, siyasal ve sosyal yap?s? yeni bir düzene sokulmaya ba?lad???ndan, bu durum, ayn? zamanda dilde sadele?me hareketine ve dolay?s?yla gramer çal??malar?na da a??rl?k kazand?rm??t?r. Tanzimat ve onu izleyen dönemlerde, dil konusunun-uygulama bir yana bilinçli bir dü?ünce olarak ortaya ç?kmas?, o güne kadar geri plana itilmi? olan Türkçenin de ele al?nmas? ve gramerinin yaz?lmas? gere?ini gündeme getirmi?tir. 1851 y?l?nda Encümen-i Dani??in kurulu?u ile Osmanl? Türkçesi gramerlerinin yaz?lmas? karar alt?na al?nm??t?r. ??te Ahmet Cevdet ve Fuat Pa?a?lar?n birlikte yazd?klar? Kavâid-i Osmaniyye (1851)?den ba?layarak 1910 y?l?na kadar uzanan dönemde, birçok gramerin ortaya konmu? olmas?, bu anlay?? de?i?iminin sonucudur.
Tanzimat?tan ?kinci Me?rutiyet (1908) sonras?na kadar uzanan dönemde yaz?lan gramerlerin temel özelli?i, genel olarak Türkçenin Arap grameri temelinde ele al?n?p i?lenmesidir. Daha aç?k bir anlat?mla, Türkçenin dil malzamesi, Arap gramerinin kal?plar? içine oturtulmu?tur.
2. Türkiye Türkçesi ile ilgili gramerlerin ba?lang?c? 1908?e kadar uzan?r. Bu dönemin gramer yazarlar?, genel olarak üç dilin karmas?ndan olu?an Osmanl? Türkçesini de?il, do?rudan do?ruya Türkçeyi temel alan yeni bir anlay?? ve yeni bir görü?le i?e koyulmu?lard?r. Ancak, bu tutum yan?nda, 1908?den Cumhuriyet dönemine hatta 1928 yaz? devrimine kadar uzanan y?llarda, gramer anlay???na ve yaz?lan gramerlere yöntem bak?m?ndan bat? gramerlerinin örneklik etmesi gibi bir tutum ve anlay???n da a??rl?k kazand??? görülür. Böyle bir anlay??la eser veren ilk gramer yazar? Hüseyin Cahit (Yalç?n)?tir. Hüseyin Cahit?in dört ayr? e?itim basama??n? temel alarak haz?rlad??? Türkçe Sarf ve Nahiv adl? okul gramerleri (1908-1910) böyle bir temel görü?ün ürünleridir. Yazar, Edebi Hat?ralar adl? kitab?nda, siyas? ya?amda oldu?u gibi dilimizde de kapitülasyonlar?n bulundu?unu Türkçenin içinde yabanc? dillerin kanunlar?n?n egemen oldu?unu ve bundan dolay? da dilimizin ba??ms?zl???n? ve ad?n? bile yitirdi?ini dile getirmi?; ba??ms?z bir Türkçenin varl???n? ortaya koymak ve Türkçe ö?renmek için Arap ve Acem dillerini ö?renme gere?ine set çekmek gerekir diyerek bir gramer yazmaya karar verdi?ini bildirmi?tir.2
1908-1928 aras? y?llarda yaz?lm?? olan A. Cevat (Emre)??n Lisan-? Osmani: Sarf ve Nahiv (1912-1913); Maarif Nezareti Sarf Encümeni nin Sarf ve Nahv-i Türki (3 cilt 1920-1921)?si; Köprülü Zade Fuat-Süleyman Saip?in Türk Dilinin Sarf ve Nahvi (1923), Ahmet Cevat (Emre)??n Türkçe Sarf ve Nahiv (1923)?i; Mithat Sadullah Sander?in Türkçe Yeni Sarf ve Nahiv (1924) gibi eserler, bu anlay??la kaleme al?nm?? olan gramerlerdir.3
2. 1. 1928 y?l?nda, M. Kemal Atatürk ün önderli?inde yaz? devrimini haz?rlayan Türk Dili Encümeni, Gramer Hakk?nda Rapor?un eki olarak 69 sayfal?k Muhtasar Türkçe Gramer?i yay?mlam??t?r. Bu gramer o günün ko?ullar? içinde, Türkçenin kendi yap? ve i?leyi? özelliklerine göre düzenlenmi? küçük bir taslakt?r. Daha sonra, bu taslaktaki esaslara uygun olarak birtak?m okul gramerleri yay?mlanm??t?r. Mithat Sadullah (Sander)??n, Yeni Türkçe Gramer 1, 2 (?stanbul 1929); Peyami Safa?n?n, Türk Grameri 1, 2 (?stanbul 1929, 1931); ?brahim Necmi (Dilmen)?nin, Türkçe Gramer-Yeni Türkçe Dersleri 2 cilt (?stanbul 1929); M. Baha (Toven)?n?n, Yeni Türkçe Gramer (1930), Necmettin Halil (Onan)-Ahter (Onan)?in, Dil Bilgisi ?Gramer? 2 C. (1930-1932) adl? kitaplar?nda ve daha ba?kalar?nca yaz?lm?? olan gramerlerde bu ilkeler temel al?nm??t?r.
2. 2. Atatürk?ün öncülü?ündeki dil devrimi, dilimizi Türkçele?tirme çal??malar?nda oldu?u gibi, gramer çal??malar?nda da Arap (Fars) ve Frans?z gramerlerinin kal?plar?n? taklit dönemine son vererek dilin kendi yap?s?na dayanan bir gramer anlay???n? benimsemi?tir. Bu maksatla Milli E?itim Bakanl??? 1941 y?l?nda, bir k?lavuz gramer haz?rlatma i?ine giri?mi?tir. T. Banguo?lu taraf?ndan bilimsel yöntemlerle yaz?lm?? ve Milli E?itim Bakanl???nca olu?turulan Yüksek Gramer Komisyonun de?erlendirmesinden geçirilmi? olan Ana Hatlar? ile Türk Grameri (Maarif Vek. yay., ?stanbul 1940, 96 s.), okullardaki gramer dersleri için ö?retmenlere k?lavuz ve gramer ana kitab? için bir anket olarak haz?rlanm??t?r. Bu kitap, Türkiye Türkçesinin ses ve ?ekil bilgileri ile söz dizimi bölümlerini çok k?sa ölçülerle ele ald??? halde, Türkçenin temel yap?s?n? bilimsel yömtemlerle ortaya koyan ve daha sonra yaz?lan gramerlere örneklik eden bir özellik ta??maktad?r. Bu konuda bizdeki çal??malara örnek olu?turan bir ba?ka eser de Frans?z Do?ubilimcisi J. Deny?nin yay?mlad??? Gramaire de la langue Turgue (Paris 1921)?tür. Bu eser Ali Ulvi Elöve taraf?ndan 1941 y?l?nda Türkçeye Türk Dili Grameri (Osmanl? Lehçesi) ad? ile aktar?lm??t?r. 1945 y?l?ndan sonra yay?mlanan orta ve yüksek ö?renim düzeyindeki gramerlerde, aralar?nda s?n?fland?rma ve de?erlendirme ayr?l?klar? bulunmas?na ra?men, genellikle J. Deny?nin ve T. Banguo?lu?nun etkileri görülmektedir. Bugün bu her iki eser de tarihi görevini yerine getirmi? ve art?k yerlerini yeni yeni çal??malara b?rakm??t?r. Rus Türkolo?u A.N. Kononov?un yazd??? Grammatika Sovremennogo turetskogo literaturnogo yaz?ka (Moskova-Leningrad 1956) adl? eserin Türkçeye çevirisi yay?mlanmad??? için4 yaln?z bilim çevrelerince tan?nm??; yaz?lm?? gramerler üzerindeki etkisi çok zay?f kalm??t?r.
Cumhuriyet hükûmetinin ana dili konusundaki tutumu, benimsedi?i devlet felsefesi ve öncü eserlerin açt??? ufukla, ülkemizde, gramer çal??malar? daha h?zl? yol almaya ba?lam??t?r. 1940?l? y?llardan ba?layarak günümüze kadar uzanan dönemde; Tahsin Banguo?lu ba?ta olmak üzere Muharrem Ergin, Tahir Nejat Gencan, Kaya Bilgegil, Haydar Ediskun, Hikmet Dizdaro?lu, Nurettin Koç, Rasim ?im?ek, Yüksel Göknel, Sezai Güne?, Ahmet Bican Ercilasun-Leyla Karahan, Metin Karaörs ve ba?kalar? taraf?ndan yaz?lan gramerler hep bu temelde haz?rlanm?? olan eserlerdir. Bunlar içinde, T. Banguo?lu?nun Türk Grameri I, Ses Bilgisi (Ankara TDK yay., 1959); Türkçenin Grameri (Ankara TDK yay., 1974, 1986, 1990, 1995) ve M. Ergin?in Türk Dil Bilgisi (?stanbul Ed. Fak. yay., 1958, 1962 vb.) gibi bilimsel yönü daha a??r basanlar vard?r.
Cumhuriyet döneminde, üniversitelerimizde Türk dilinin ba??ms?z birer bölüm, kürsü ve ana bilim dallar? biçiminde kurulmas?, dilimizin öteki alanlar?nda oldu?u gibi gramer alan?nda da yaln?z ö?retim aç?s?ndan de?il, ara?t?rma aç?s?ndan da yeni geli?melere ve daha kapsaml? eserlerin ortaya konmas?na zemin haz?rlam??t?r. Gramer çal??malar? yaln?z orta ve yüksek ö?retim düzeyindeki gramer kitaplar? ile s?n?rl? kalmam??; içerik bak?m?ndan dilin kendi malzemesine dayanan ve ba?l?ba??na tek bir konuyu i?leyen küçük ve büyük çapl? eserlere kadar uzanm??t?r. Son 20-25 y?ld?r bu konuda, daha çok üniversitelerimizde ve Türk Dil Kurumu?nda olmak üzere epey eser yay?mlanm??t?r. Ancak, daha sonra bu noktaya yeniden parmak bas?laca?? üzere, yap?lan çal??malar?n beklenen hedefe ula??labilmesi aç?s?ndan, daha, yetersiz oldu?u da bir gerçektir.
Bugüne kadar Türkiye Türkçesi grameri alan?nda yap?lan çal??malar? nitelikleri bak?m?ndan ana çizgileriyle ?öyle bir s?n?fland?rmadan geçirebiliriz:
2. 2. 1. Ço?u ders kitab? olarak da haz?rlanm?? bulunan ve gramerin bütün bölümlerini bir arada veya ses bilgisi, ?ekil bilgisi, söz dizimi gibi ana bölümlerinden birini ele al?p i?leyen gramer kitaplar?: Bu nitelikte kitaplar?n say?s? oldukça kabar?kt?r. 1945 sonras? y?llara giren ba?l?ca örnekleri ?unlard?r: Ahmet Cevat Emre, Türk Dilbilgisi (?stanbul, TDK 1945); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi (?ÜEF yay., 1958, 1962 vb.), Tahsin Banguo?lu, Türk Grameri I, Ses Bilgisi (Ankara, TDK 1959); Türkçenin Grameri (Ankara, TDK, 1974-1995 vb.); Haydar Ediskun Yeni Türk Dilbilgisi (?stanbul 1963); Kaya Bilgegil Türkçe Dilbilgisi (Ankara 1964); Kemal Demiray, Türkçe Dilbilgisi (Ankara 1964); Hamza Zülfikar, Yabanc?lar ?çin Türkçe Dersleri-Dilbilgisi (Ankara 1969); Tahir Nejat Gencan, Dilbilgisi (?stanbul 1966, 1976); Ne??e Atabay ve arkada?lar?, Türkiye Türkçesinin Sözdizimi (Ankara TDK 1981); Rasim ?im?ek, Örneklerle Türkçe Sözdizimi (Trabzon 1987); Nurettin Koç;Yeni Dilbilgisi (?stanbul 1990); Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi Cümle Tahlileri (Ankara 1991); Metin Karaörs, Türkçede Söz Dizimi ve Cümle Tahlileri (Kayseri 1993); Ahmet Bican Ercilasun-Leyla Karahan, Türk Dili Lise 1, 2, 3 (?stanbul 1994); Fuat Bozkurt, Ça?da? Dil Bilgisi (?stanbul 1994); Mehmet Hengirmen, Türkçe Temel Dilbilgisi (Ankara 1998); Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri: ?ekil Bilgisi (Ankara TDK yay., 2002) vb.
2. 2. 2. Yaz?lan gramerlerin bir k?sm? da 1981 y?l?ndan sonra Yüksek Ö?retim Kurulunca haz?rlanan çerçeve program? gere?ince üniversitelerin bütün bölümlerinde okutulacak genel nitelikteki daha dar kapsaml? Türk dili (gramer) ve kompozisyon dersleri içindir. Zeynep Korkmaz ve arkada?lar? taraf?ndan haz?rlanan Yüksek Ö?retim Ö?rencileri ?çin Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri (Ankara YÖK yay., 1990 ve sonras? 4 bask?, Ankara Yarg? yay., 2001) ba?ta gelmek üzere, Muharrem Ergin, Üniversiteler ?çin Türk Dili (?stanbul 1986); Hasan Eren-Hamza ZülfIkar, Türk Dili I. Ünite 1-8 (Eski?ehir 1990); ?. Tuncay Uyaro?lu, Yüksek Ö?retim Ö?rencileri ?çin Türk Dili (Konya 1995); Kemal Yavuz ve arkada?lar?, Üniversitede Türk Dili ve Kompozisyon Dersleri (?stanbul 1996); Mehmet Sar?-?nci Özgüven, Fakülte ve Yüksek Okullar ?çin Türk Dili (Afyon 1997); Bekir Sami Özsoy, Üniversiteler ?çin Türk Dili Ders Kitab? (?zmir 2000) gibi çe?itli üniversitelere mensup ö?retim üyelerince haz?rlanan kitaplar bu niteliktedir.5
2. 2. 3. Üniversitelerimizin Türk Dili Ana Bilim Dallar?nda veya Türk Dil Kurumunda haz?rlan?p yay?mlanan eserlerin bir k?sm? da gramerin yaln?zca belirli bir konusunu dar veya geni? kapsaml? olarak ele al?p i?leyen eserlerdir. Bu alanda son y?llarda yap?lan irili ufakl? çal??malar ilerisi için hayli ümit vericidir. Bu gruba sokabilece?imiz baz? örnekler de ?unlard?r: B. Atalay, Türkçede Kelime Yapma Yollar? (?stanbul, TDK 1946); H. Dizdaro?lu, Türkçede Fiiller (Ankara TDK 1963); V. Hatibo?lu, ?kileme (Ankara, TDK 1971); M. Kükey, Uygulamal? Örneklerle Türkçede Fiiller (Ankara 1972); V. Hatibo?lu, Peki?tirme Kurallar? (Ankara, TDK 1973)-Türkçenin Ekleri (Ankara, TDK 1974); N. Selen, Entonasyon Analizleri (AÜDTCF yay?n? 1973); K. ?mer, Türkiye Türkçesinde Kökler (Ankara 1976); S. Özel, Türkiye Türkçesinde Sözcük Türetme ve Birle?tirme (Ankara TDK 1977); Ö. Demircan, Türkiye Türkçesinde Kök-Ek Birle?meleri (Ankara, TDK yay., 1977); Y. Çotuksöken, Türkçede Ekler-Kökler-Gövdeler (?stanbul 1991); H. Zülfikar, Terim Sorunlar? ve Terim Yapma Yollar? (Ankara TDK 1991); N. Engin Uzun, Türkiye Türkçesinin Türetme Ekleri (AÜDTCF yay., 1992); G. Gülsevin-S. Gülsevin, (Kâmûs-? Türkî?ye göre) Türkçede Yap?m Ekleri ve Kullan?l??lar? 1. Fii/den ?sim Yapan Ekler (Malatya 1993); T. Kahraman, Ça?da? Türkiye Türkçesinde Fiillerin Durum Ekli Tamlay?c?lar? (Ankara TDK yay., 1996); A. Erkman-F. ?. Özil, Türkçede Niteleme S?fat ??levli Yan Tümceler (?stanbul 1998); F. Türky?lmaz, Tasarlama Kiplerinin ??levleri (Ankara TDK 1999); E. Yaman, Türkiye Türkçesinde Zaman Kaymalar? (Ankara TDK yay., 1999); G. Sev, Etmek Fiiliyle Yap?lan Birle?ik Fiiller ve Tamlay?c?larla Kullan?l??? (Ankara TDK 2001); L. Tseng, Türkiye Türkçesinde Orta Hece Dü?mesi (Ankara, TDK yay., 2002); . F. Süreyya Kurto?lu, Türkiye Türkçesinde Ünlemler ve Fonksiyonlar? (Yüksek lisans tezi, GÜ, SBE, Ankara 1995) vb.
2. 2. 4. Bu konuda yap?lan ara?t?rmalar?n az say?da bir bölü?ü de Türkiye Türkçesi Gramerinin belirli bir konusunu, ba?l? bulundu?u lehçeler grubu içinde ele alan eserlerdir: Ay?e ?lker?in Bat? Grubu Türk Yaz? Dillerinde Fiil (Ankara, TDK yay., 1997); Himmet Biray??n Bat? Grubu Türk Lehçelerinde ?sim (Ankara TDK 1999) adl? eserler bu gruba giren örnekleridir. Ayr?ca, bir gramer konusunu Türkçenin bütünü içinde ele alan ara?t?rmalarda, öteki lehçeler yan?nda Türkiye Türkçesini de de?erlendiren eserler vard?r say?lar? da kabar?kt?r.
Z. Korkmaz??n, Türkçede Eklerin Kullan?l?? ?ekilleri ve Ek Kal?pla?mas? Olaylar? (AÜDTCF yay., 1961, 1969 TDK 1994) - ?Türkçede +ÇA Eki ve Bu Ekle Yap?lan ?sim Te?killeri Üzerine Bir Deneme?, Türk Dili Üzerine Ara?t?rmalar 1 (Ankara TDK 1995, s. 12-84); N. Hac?emino?lu?nun Türk Dilinde Edatlar (?stanbul 1971); H. Zülfikar, Türkçede Ses Yans?mal? Kelimeler ?nceleme-Sözlük (Ankara TDK 1995) ; Y. Kocasava?, Türkçede ?ah?s Zamirleri (Ankara TDK yay., 2002) adl? eserler gibi.
2. 2. 5. Gramerle ilgili çal??malar?n bir bölü?ü de herhangi bir konuyu makale çerçevesinde ele alan ara?t?rmalard?r: T. Banguo?lu, ?Türkçede Benzerlik S?fatlar?? (TDAY Belleten 1957 - Ankara 1957, s. 13-27) ; Ö. Demircan, ?Birle?ik Sözcük ve Birle?ik Sözcüklerde Vurgu? (TDA Y Belleten 1977 - Ankara 1978 - s. 263-275); L. Johanson, ?Türkçede Önceden Kestirilemez Nitelikteki Alomorflar? (TDAY Belleten 1977 - Ankara 1978 - s. 121-126); Z. Korkmaz, ?Türkiye Türkçesinde ?ktidar ve ?mkân Gösteren Yard?mc? Fiiller ve Geli?meleri? (Türk Dili Üzerine Ara?t?rmalar, I. C., Ankara TDK, 1995, s. 607-619); M. Mansuro?lu, ?Türkiye Türkçesinde Söz Yap?m? Üzerinde Baz? Notlar? (TDED, ?stanbul 1960, s. 5-25); E. Özdemir, ?Türkçede Fiillerin Çekimlerine Toplu Bir Bak??? (TDAY Belleten 1967, -Ankara 1968-, s. 177-204) gibi çal??malar bu niteliktedir.
2. 2. 6. Yap?lan çal??malar?n bir k?sm? da gramer konular?n? genel dil bilimi çerçevesinde ele alan eser veya yaz?lard?r. Bu gruba giren çal??malar?n tipik örne?ini Do?an Aksan??n üç ciltlik Her Yönüyle Dil, Ana Çizgileri ?le Dilbilim adl? eseri (Ankara, TDK yay., 1987) olu?turur. Bu eserin 2. ve 3. ciltlerinde Türkçenin, özellikle Türkiye Türkçesinin ses ve ?ekil bilimi konular? genel dil bilimi yöntem ve ölçüleri ile i?lenmi?tir. Do?an Aksan??n, Anlambilimi ve Türk Anlambilimi (AÜDTCF yay., Ankara 1971) adl? eserinde de Türkiye Türkçesini ele alan anlam bilimi konular? ayn? yöntemle i?lenmi?tir. Bir ba?ka örnek de Kerime Üstünova?n?n, Türkçede Yap? Kavram? ve Söz Dizimi ?ncelemeleri (Bursa 2002) adl? eseridir.
Türkiye Türkçesini geleneksel gramer yöntemi yerine, ça?da? dil bilimi yöntemi ile i?leyen makale niteli?inde ara?t?rma ve inceleme yaz?lar? da vard?r. Son y?llarda say?lar? hayli artm??t?r: Efrasyap Gemalmaz, Türkçenin Fonemler Düzeni ve Bu Fonemler Düzeninin ??leyi?i, Fen. Ed. Fak. Edebiyat Bilimleri Ara?t?rma Derg., Say?: 12, fasikül (Atatürk Ü., Fen-Edeb. Fak. yay., 1980) s. 1-36.
Özkan Göksu, ?Dilde Yap? Kavram? ve Geleneksel Yakla??m?, Dilbilim ve Dilbilgisi Konu?malar? (Ankara TDK yay., 1980), s. 46-61; Talât Tekin, ?Dilbilim Aç?s?ndan Türkçe Gramerler?, Dilbilimin Dünü, Bugünü, Yar?n? Sempozyumu (18-19 Haziran 1987), HÜ. yay., 1987, s. 56-59;
Ünsal Özünlü, ?Dilbilim ve Edebiyat Konusu Olarak Yinelemeler?, Dilbilimin Dünü, Bugünü, Yar?n? Sempozyumu (18-19 Haziran 1987), HÜ. yay., 1987, s. 44-51; Sumru Özsoy, ?Söylem ?çin Dönü?lü Yap??, Dilbilim Ara?t?rmalar?, 1990, s. 35-40;
H. ?brahim Delice, ?Türkçede Çat?l?m ve Edilim?, VII. Dilbilim Kurultay? Bildirileri, AÜDTCF yay., Ankara 1993, s. 141-154;
Fatma Erkman Akersan, ?Türkçede E? ??levli Dilbilgisel Yap?lar?n Kullan?m De?erleri?, VII. Dilbilim Kurultay? Bildirileri, AÜDTCF yay., Ankara 1993, s. 95-103); Fatma Erman Akersan, ?Türkçe Yüklemde Görünü?, Zaman ve Kip?, VIII. Dilbilim Kurultay? Bildirileri, ?Ü ?leti?im Fak. yay., ?stanbul 1994, s. 79-88; Kerime Üstünova, ?Cümle Çözümlemelerinde Yüzey Yap? Derin Yap? ?li?kileri?, Türk Dili, S. 563 (Ankara 1998), s. 398-406; Engin Uzun, ?Türkçenin Uyumsuz Uyumlar??, Dil dergisi, s. 115 (Temmuz-A?ustos 2002), s. 20-35 vb.
2. 2. 7. Gramer çal??malar?n?n bir k?sm? da bu alandaki geli?me süreçlerinin nitelikleri ile birlikte ortaya konabilmesi ve yeni ara?t?r?c?lara daha elveri?li bir ortam haz?rlanabilmesi için, 1928 öncesi Türkiye Türkçesi ve tarihi devir gramerlerini bilimsel ölçülerle yeniden yay?n alan?na ç?karan çal??malard?r. Türk Dil Kurumu Gramer Bilim ve Uygulama Kolu içindeki bir proje çerçevesinde yürütülen çal??malar?n konumuzla ilgili ba?l?ca örnekleri ?unlard?r:
N. Özkan, Ahmet Cevdet Pa?a-Fuat Pa?a, Kavaid-i Osmaniyye (Ankara TDK 2000); N.Özkan, Ahmet Cevdet Pa?a, Medhal-i Kavâ?id (Ankara TDK 2000); Emir ?? ?dben, Abdullah Ramiz Pa?a, Emsile-i Türkiyye (Ankara TDK yay., 1999); K. Türkay, Halit Ziya, Kavaid-i Lisân-? Türkî (Türkçe Dil Bilgisi) (Ankara TDK 1999); L. Karahan- D. Ergönenç, Hüseyin Cahit, Türkçe Sarf ve Nahiv (Ankara TDK 2000); G. Sa?ol-E. ?ahin, N. Y?ld?z, Ahmet Cevat Emre, Türkçe Sarf ve Nahiv Eski Lisân-? Osmanî Sarf ve Nahiv, (Ankara TDK yay., bas?lmakta); L. Karahan-Ü. Gürsoy, Tahir Kenan, Kavaid-i Lisân-? Türkî (Ankara TDK yay., bas?lmakta), ile bas?lmakta veya haz?rlanmakta olan öteki baz? gramerler.
Durum De?erlendirmesi ve Çözüm Bekleyen Sorunlar:
3. Yukar?dan beri yap?lan aç?klamalarla, Türkiye Türkçesi üzerindeki gramer çal??malar?n? özet olarak ana çizgileri ile belirtmeye çal??t?k. S?ralanan örnekler aç?kça ortaya koymaktad?r ki, Cumhuriyet dönemindeki gramer çal??malar?, say?ca daha önceki dönemlerle kar??la?t?r?lamayacak derecede çoktur. ?çlerinde verimli ve göreceli olarak kapsaml? olanlar da vard?r. Kurallar?n ortaya konmas?nda daha çok haz?r kal?plara de?il, dil malzemesinin verdi?i sonuçlara dayan?ld??? için hayli yol al?nm??t?r da... Ancak, yap?lan bütün bu çal??malar üzerinde bir durum de?erlendirmesi yap?ld???nda, ula??lan noktalar?n ula??lmas? gereken hedefler aç?s?ndan asla yeterli olmad??? kolayl?kla söylenebilir. Bunun birkaç temel nedeni vard?r. Ba?ta gelen neden, Türk grameri alan?ndaki çal??malar?n, yukar?daki bölümde aç?kland??? üzere, yüzy?llarca ihmale u?rat?lm??, dolay?s?yla bir bo?luk ve umursamazl?k içinde b?rak?lm?? olmas?d?r. Bu durum, Cumhuriyet döneminde gramer alan?n? yeni e?itim ve ö?retim politikas? gere?i olarak ister istemez büyük aç?kl?klar ve çözüm bekleyen birçok sorunlar ile kar?? kar??ya getirmi?tir. Ayr?ca Cumhuriyet dönemindeki acil sosyal ve kültürel gereksinimler de okul gramerleri yaz?m?n? ön plana geçirmi?; derinlemesine gramer ara?t?rmalar? ya çok a??r tempo ile yol alm?? ya da uzunca bir süre geri plana itilmi?tir. Bunlar?n d???nda, Türk dilinin tarihi ve co?rafi yay?lma alan? çok geni? oldu?u ve ara?t?r?c?lar?n büyük bir k?sm? da çal??malar?n? Türkiye Türkçesi d???nda kalan eski ve yeni yaz? dilleri veya lehçeleri alanlar?na yöneltti?i için, Türkiye Türkçesi grameri üzerindeki çal??malar?n pay? da o oranda azalm??t?r. Bu durumlar?n do?al bir sonucu olarak da genellikle ayr?nt?l? ara?t?rmalara dayanan bilimsel nitelikte gramerler ortaya konamam??t?r.
Bu türlü süreçlerden geçen gramer çal??malar?n?n günümüzdeki genel durumu ?u noktalarda özetlenebilir:
3. 1. Elde var olan eserlerin hemen ço?u, orta veya yüksek ö?retim düzeyinde ders kitaplar? niteli?indedir; dolay?s?yla, konular? de?erlendirme ölçüleri s?n?rl?d?r. Konular?n i?leni?i bak?m?ndan örnekler farkl? olsa da verilen bilgiler çok kez do?rusu ile yanl??? ile birbirinin tekrar? durumundad?r; yahut da çe?itli yönlerde birbiriyle çeli?en yarg?lar ortaya ç?kmaktad?r. Bu bak?mdan yer yer düzeltilmeye muhtaçt?r.
3. 2. Türkiye Türkçesinde 80-90 y?ll?k dil malzemesine ve derinlemesine incelemelere dayanan temel gramerlere ihtiyaç oldu?u halde, bu alanda halen büyük bir bo?luk ya?anmaktad?r. Yaln?z, yüksek ö?retim düzeyindeki baz? gramerlerde, bir dereceye kadar daha derinlemesine bir yöntemin yer ald??? göze çarpar. M. Ergin?in Türk Dil Bilgisi (1958, 1962 yay.) ve T. Banguo?lu?nun Türkçenin Grameri (1974, 1986, 1990, 1995 bask?lar?) gibi. Taraf?m?zdan haz?rlanan Türkiye Türkçesi (?ekil Bilgisi) adl? gramer, (bask?da) böyle temel bir ihtiyac? kar??lama hedefine yönelmi?tir.
3. 3. Ülkemizde, geni? kapsaml? temel gramerlerin yaz?lamamas?n?n ba?l?ca nedeni, her bir gramer konusu üzerinde derinlemesine ara?t?rma sonuçlar? veren monografilerin yaz?lamam?? olmas?ndand?r. Bu bak?mdan, temel gramer niteli?inde, kapsaml? eser haz?rlayacak olan bir kimse, öncelikle bütün gramer konular?n? didik didik edecek ara?t?rmalar yapma güçlü?ü ile kar?? kar??ya gelmektedir. Bu da tek ki?inin alt?ndan kalkabilece?i bir yük de?ildir. Biz Türkiye Türkçesi (?ekil Bilgisi)?nin bölümlerini yazaken, bu güçlü?ü yak?ndan ya?am?? bulunuyoruz.
3. 4. Yaz?lan gramerlerin hemen hepsi de tasvirci gramer niteli?indedir. Gerçi, Türkiye Türkçesinin tarihi dönemdeki kaynaklar?n? metin olarak yay?mlayan eserlerde, çok kez bu eserlerin gramer yap?lar? da ele al?n?p i?lenmi?tir. M. Mansuro?lu?nun yay?mlad??? Ahmed Fakih?in, Çarhname?si (?Ü, Edebiyat Fak., yay., 1956); L. Karahan??n yay?mlad??? Erzurumlu Darîr?in, K?ssa-i Yûsuf (Ankara TDK yay., 1994); Z. Korkmaz??n yay?mlad??? Sadrü?ddîn ?eyho?lu?nun, Marzubân-nâme Tercümesi (AÜDTCF yay., 1973); M. Ergin?in yay?mlad??? Dede Korkut Kitab? II (Ankara TDK yay., 1963); Pa?a Yavuzarslan??n yay?mlad??? Musa bin Hac? Hüseyin el-?znikî?nin, Münebbihür-Râhidîn (uyurlar? uyandurucu) (Ankara TDK yay., 2002) adl? eserlerin gramer bölümleri gibi. Ama Türkiye Türkçesinin tarihi dönemlerini bir bütün olarak ele alan ve yer yer günümüz gramerine de ???k tutacak olan gramer çal??malar? yap?lmam??t?r. Bugün elimizde, Eski Anadolu Türkçesi ile Osmanl? Türkçesini kaynaklara dayanarak i?leyen ve Türkiye Türkçesine uzanan geli?me köprüsünü kuran bir temel gramer yoktur. Eski Anadolu Türkçesinde Ekler (Gürer Gülsevin, Ankara TDK yay., 1997) örne?inde görüldü?ü gibi, tek bir konuyu i?leyen ara?t?rmalar?n say?s? bile bir ikiyi geçmemektedir. Bu konuda yabanc?lar taraf?ndan yap?lm?? olan bir iki ara?t?rma bir istisna olu?turur.
3. 5. Yaz?lan Türkiye Türkçesi gramerleri, daha çok ?ekil bilgisi ve söz dizimi temelinde yol alm??t?r. Ses bilgisi konusundaki yay?nlar, Banguo?lu?nun Türkçenin Ses Bilgisi (Ankara TDK yay., 1959) adl? eseri bir yana b?rak?l?rsa, say?lar? oldukça s?n?rl? makalelerden ibarettir. Burada bir istisna olarak J. Deny?nin, Oytun ?ahin taraf?ndan Türkçeye de aktar?lm?? olan Principes De Grammaire Turque ( ?Turk? De Turquie): Türk Gramerinin Temel Kurallar? (Ankara TDK yay., 1995) adl? eseri de verilmelidir. Anlam bilgisi ile ilgili yay?nlar da pek s?n?rl?d?r. Var olanlar bat? kaynaklar?ndaki bilgilerin Türkçeye uyarlanmas? biçiminde ve bir ba?lang?ç niteli?indedir. Gramer konular?n? bütünü ile ele alan ve bir dereceye kadar doyurucu say?lan ara?t?rmalar tek tük denecek kadar azd?r. Sonuç olarak, Türkiye Türkçesi gramerinin her bir ana bölümünde veya bir ana bölümün alt konular?nda, ayr?nt?l? ara?t?rma ve incelemelere dayanan eserler verilememi? veya pek az say?da verilebilmi? oldu?u için, bugün genellikle eksikleri tamamlanm?? ve yanl??lar?ndan ar?nd?r?lm??, birle?tirici ve bütünle?tirici geni? kapsaml? gramerlerimiz vard?r denemez. Ama, üniversitelerimizce yap?lan veya yapt?r?lan yeni ara?t?rmalar ve Türk Dil Kurumunun arac?l??? ile yay?n alan?na ç?kan bir k?s?m çal??malar ilerisi için umut vericidir.
Ülkemizde, gramer konular? üzerindeki çal??malar?n içinde bulundu?u genel durum dolay?s?yla, bugün çözüm bekleyen birtak?m sorunlarla kar?? kar??ya gelmi? bulunuyoruz. De?erlendirme ayr?l?klar?ndan kaynaklanan ve ortak bir noktada birle?tirilmesi gereken bu sorunlar?n çözümü için, dilcilerimizin yak?ndan bildi?i üzere, Türk Dil Kurumu, 1993 y?l?ndan beri y?lda iki kez üniversite ö?retim üyelerinin de kat?l?m? ile ?Türk Gramerinin Sorunlar?? toplant?lar? yapmaktad?r. Bu toplant?larda, üzerinde durulmas? gereken konular iki?er bildiri ile kat?l?mc?lar?n dikkatine sunulmakta; daha sonra da konu tart??maya aç?larak, var olan sorunlar bilimsel de?erlendirmelerle bir ortak görü? noktas?na getirilme amac? gütmektedir.6
Hâlen gramerlerimizde var olan ve bundan sonraki çal??malarda çözüm bulmas? beklenen sorunlardan birkaç örne?i burada bilginize sunmak istiyorum.7 ??te örnekler:
4. 1. Bir k?s?m gramerlerimizde, Türkiye Türkçesinin dil malzemesi eski al??kanl?kla yine Arap grameri ile Frans?z ve dolay?s?yla bat? gramerleri kal?plar?na sokulmu? ve konular?n s?n?fland?r?lmas?nda bu yönteme dayan?lm??t?r. Bilindi?i gibi Arap gramerinde konular ba?l?ca isim, fiil ve harf olmak üzere üç ana bölüme ayr?lm??t?r. Bu bölümler Osmanl? Türkçesi gramerlerine isim, fiil ve edat olarak aktar?lm??t?r. Edatlar, isimler ve fiiller gibi anlaml? de?il, görevli sözler olduklar? için Türkiye Türkçesi gramerlerinde de konular?n bir bölü?ü edatlar kal?b? alt?nda ele al?nm?? ve bu gruba giren konular kendi içlerinde ?son çekim edatlar?? (gibi, için, kadar, göre, dolay?, sonra vb.), ?ba?lama edatlar?? (ve, ile, dahi, ya...ya, hem... hem, ne...ne vb.), ?cümle ba?? edatlar?? (ama, ancak, fakat, lakin, yani vb.) ve ?ünlem edatlar?? (arkada?!, haydi!, hey, i?te, hay hay vb.) gibi bir s?n?flamadan geçirilmi?tir. M. Ergin?in Türk Dil Bilgisi adl? gramerinde ve N. Hac?emino?lu?nun Türkçede Edatlar ba?l?kl? ara?t?rmas?nda böyle bir s?n?fland?rma yer alm??t?r. Ayn? durum daha ba?ka gramer ve çal??malarda da görülmektedir.
1921 y?l?nda yay?mlanm?? olan J. Deny?nin grameri8 konular?n ele al?n?? ve i?leni?i bak?m?ndan bir dönüm noktas? olu?turur. Ancak, Deny, bu hacimli eserini Frans?z üniversite ö?rencilerine Türkçeyi ö?retmek amac? ile yazd???ndan, eserde Frans?z dilinin kal?plar? egemendir. Sözcüklerin s?n?fland?r?lmas? bak?m?ndan da Arap dilinin kal?plar?na uyulmu?tur.
Türkçenin bütünü üzerinde duran Danimarkal? Türkolog K. Grönbech ise, Türkçedeki bütün kelimeleri isim ve fiil olarak iki ana gruba ay?rm??t?r. Grönbech konuya gramer ögelerinin kökeni aç?s?ndan yakla?t??? için edat, zarf, zarf-fiil gibi gramer ögelerini de as?l yap?lar? aç?s?ndan isim ya da fiil grubuna sokmu?tur.9
Türkiye Türkçesinin gramer konular?n? s?n?fland?r?rken hem genel çizgileri ile türler hem de kelime s?n?flar?n?n gösterdi?i farkl? belirtiler üzerinde durmu? olan A. N. Kononov da10 ikili bir s?n?flamay? benimsemi? görünür. Ancak, Kononov gramerinde de yöntem bak?m?ndan Rus dilinin etkisi göze çarpmaktad?r.
Yerli gramer yazarlar?n?n bir k?sm? da konular? Türkçenin yap? ve i?leyi? özelliklerine göre de?erlendirerek do?rudan do?ruya isim (veya ad), s?fat, zamir, zarf, fiil, edat, ba?laç ve ünlem olmak üzere sekiz söz s?n?f?na ay?rm??lard?r. Bizce de gerçek durum böyledir. Ancak, daha anlaml? ve i?levlik bir de?erlendirme ile gramer ögelerini kendi içinde önce 1. Anlaml? ögeler, 2. Görevli ögeler diye iki temel gruba ay?rmak uygun olur. Anlaml? ögeler içinde ad ve ad soylu sözler ile fiil ve fiil soylu sözler yer al?r. Görevli ögeler içinde ise, i?levce birbirinden çok farkl? görevler yüklenmi? olan edat, ba?laç ve ünlem niteli?indeki sözler yer al?r. Bunlar?n, yüklendikleri i?lev ayr?l?klar? dolay?s?yla elbette ayr? ayr? adland?r?lmalar? gerekir.11
Gramerlerimizde yer yer böyle birbirinden farkl? bir s?n?fland?rman?n yer alm?? olmas?, ister istemez gramer e?itim ve ö?retiminde de bir kutupla?ma ve ayr?l??a yol açm??t?r. Dilimizin gramer malzemesi, Türkçenin yap? ve i?leyi? özellikleri temel al?narak de?erlendirildi?inde, bu ikilik kendili?inden ortadan kalkacakt?r.
4. 2. Konular?n s?n?fland?rma ve adland?r?lmalar?nda yer yer Frans?z gramer kal?p ve terimlerinin etkisi de görülmektedir. Söz geli?i alt, üst, için, gibi, kadar, göre gibi, ad çekimi eklerinin yerlerini tutan geçici i?levdeki edatIar için, baz? ara?t?rma ve gramerlerde, s?n?fland?rmaya ko?ut olarak son çekim edatlar? terimi kullan?lmaktad?r. Böyle bir ay?r?m ve adland?r?na Türkçede bir ön çekim edatlar? n?n da varl???n? gerekli k?lar. Oysa, Türkçede; Alman, Frans?z ve ?ngiliz dillerinde oldu?u gibi preposition niteli?inde bir ön çekim edat? yoktur. Yaln?z postpasition kar??l?k ve görevinde adlar?n sonuna eklenen edatlar vard?r. O halde, hem s?n?fland?rma hem de terimlendirme aç?s?ndan böyle bir adland?rma yanl??t?r. Yaln?zca edat kullan?m? yeterlidir.
Bat? gramerlerinin kal?plar?ndan etkilenen bir ba?ka önemli konu da adfiil, s?fat-fiil ve zarf-fiil ile kurulan kelime gruplar?n?n yer ald??? cümlelerin, gramerlerimizin pek ço?unda birle?ik veya giri?ik cümle olarak gösterilmi? olmas?d?r. Söz geli?i, Tahsin Banguo?lu Türkçenin Grameri adl? eserinin ?Karma??k Birle?ik Cümle? (s. 562-575) bölümünde s?ralad??? Toplant?ya kat?lman?z bizi çok sevindirdi; (göst. e., s. 563); Arkada?lar bu s?rada i?ten ayr?lmam? uygun bulmad?lar (s. 565); Oturdu?umuz evin odalar? geni.ti; Doktor bana nezleyi önleyici ilaçlar verdi (s. 568); Onun bunu be?enece?ini sanm?yorum; Yoruldu?umdan devam edemedik (s. 571); Ben anlatt?kça o heyecanlan?yordu gibi cümlelerdeki fiilden kurulup da ad-fiil, s?fat-fiil, ve zarffiil durumundaki gramer ?ekillerinin yer ald??? kelime gruplar? birer giri?ik cümlenin, yard?mc? cümleleri olarak gösterilmi?tir. Durum J. Deny?nin (s. 744-820); K. Bilgegil?in (s. 73); H. Ediskun?un (s. 378 ve öt.); N. Koç?un (s. 444) ad? geçen gramerleri ile öteki gramerlerde de genellikle öyledir. Oysa, burada söz konusu olan ad-fiiller, fiile ad veya özne görevi, s?fat-fiiller bir ada s?fat görevi; zarf-fiiller de fiile birer zarf görevi ile ba?lanm??lard?r. Bunlar?n hiçbirisinde bir yarg? yoktur ki, birer yard?mc? cümle niteli?i kazanabilsinler ve as?l cümleler de birer giri?ik cümle yap?s?na girebilmi? olsunlar. Durumu basit bir örnekle aç?klamak gerekirse, So?uk insan? iyice uyu?turuyor ve Ü?ümek insan? iyice uyu?turuyor cümlelerindeki so?uk ad? ile fiilden yap?lm?? ü?ümek ad? aras?nda hiç bir fark yoktur. Ü?ümek gramerce bir ad-fiildir ve cümlede özne görevi yüklenmi?tir. Ad-fiil olarak herhangi bir yarg? ta??mamaktad?r. Ayn? ?ekilde s?fat-fiil ve zarf-fiil olan sözler de birer yarg? ta??mazlar. Bu nedenle, bu türlü ?ekillerin yer ald??? cümleler, Türkçenin cümle yap?s?nda birer birle?ik cümle de?il, basit cümle durumundad?rlar.12 Buradaki yan?lma, bat? dillerindeki bu türlü anlat?mlar?n birer yard?mc? cümle ile kar??lanm?? olmas?ndan kaynaklanm??t?r. Dün gelen kitaplar? yar?n size gönderece?iz gibi bir cümleyi bir Alman, bir Frans?z veya bir ?ngiliz: ?Kitaplar? size gönderece?iz (ki) o kitaplar bize dün geldi? biçiminde bir temel cümle ile ona ki (ki o) zamiri ile ba?lanm?? bir yard?mc? cümle kal?b?na sokarlar. Böylece, yard?mc? cümle de temel cümle gibi bir yarg? bildirir. Türkçede ise gelen s?fat-fiili, kitaplar?n hangi kitaplar oldu?unu belirleyen bir s?fattan ibarettir. Bu ve benzeri yanl??lar? göz önünde bulundurarak, de?erlendirme s?ras?nda, gramer ögelerini yaln?z ?ekil yönünden de?il, ayn? zamanda i?lev yönünden de de?erlendirmek gerekir.
S?n?fland?rmada i?levin ihmal edilmemesi gere?i ?öyle bir örnekle de aç?klanabilir: Buraya emanet olarak b?rak?lan kitaplar? al?p götürdüler cümlesindeki al?p zarf-fiili, her ne kadar görünü?te, kal?p olarak bir zarf-fiil yap?s?nda ise de i?lev bak?m?ndan götürdüler fiilinin zarf? de?ildir. Aksine, yaln?z ba??na yarg? bildiren bir çekimli fiil durumundad?r. Cümle, i?levce gelen kitaplar? ald?lar ve götürdüler anlam?nda oldu?u için, bütünü ile s?ral? bir birle?ik cümle durumundad?r. Türkçede, (y)-lp / -(y)-up zarf-fiillerinin birbiri ard?nca yap?lan i?leri bildirme görevinde çok örnek vard?r.
4. 3. Kelime gruplar?n? s?n?fland?rma ve adland?rmada; demir kap?, alt?n kalem, gümü? bilezik, keten elbise, yün kazak gibi, bir nesnenin neden yap?ld???n? gösteren s?fat tamlamas? türündeki kelime kal?plar?n?n, i?leve de?il, ?ekle bak?larak bir k?s?m gramerlerimizde hâlâ isim tamlamas? veya ad tamlamas? diye gösterilmesi de gramerimizde var olan sorunlar?n aç?k bir göstergesidir.
4. 4. Kar??m?za ç?kan sorunlardan biri de fiil çat?s? ile ilgili de?erlendirmelerdir. Gramerlerimizin hemen pek ço?unda, çat? ekleri ile ?ekilce ayn? olan, ancak, i?levce fiilden fiil türetme özelli?i ta??yan baz? eklerin birbirine kar??t?r?ld??? görülüyor.
Bilindi?i gibi çat? ekleri, fiil kök ve gövdelerinde sözlük anlam?nda bir de?i?iklik yapmayan eklerdir. Görevleri, fiilin özne ve nesne ile olan ba?lant?s?nda yaln?zca ?ekil ve durum de?i?ikli?i yapmakt?r: bak- / bak-?n- / bak-?l-/bak-??- gibi. Fiilden fiil türeten ekler ise, ?ekilce yani ses yap?lar? ile çat? ekleri ile e?te? olsalar bile, eklendikleri fiil kök ve gövdelerinde anlam de?i?ikli?i yapan, onlara yeni anlam ve kavramlar yükleyen eklerdir: al- /al-d?r-?önem vermek, de?er vermek. Olumsuz biçimi ile kullan?l?r: Sen ona ald?rma gibi?. at- /at-?l- ?sald?rmak, hücum etmek; bir i?e giri?mek, ba?lamak?, aç- /aç-?l- ?kendine gelmek?, as- /as-?l- ??srarla bir ?eyin üzerine dü?mek? ç?l- /ç?l-d?r- ?akl?n? yitimek, delirmek?, dal- /dal-a?- ?a??z kavgas? yapmak?, k?r- /k?r-?t- ?ho? görünme çabas?yla cilveli davran??larda bulunmak?, kur- /kur-ul ?kas?lmak, övünür biçimde davranmak?, yak- /yak-?n- ??ikayetçi olmak, dert yanmak? gibi. ...
?kinci gruptaki bu eklerin de birer çat? ekleri gibi gösterilmesi, hem çat?n?n hem de fiilden fiil türeten eklerin tan?mlar?na ve i?levlerine ters dü?en çeli?kili bir durum ortaya koymaktad?r. Aralar?ndaki i?lev ayr?l??? dolay?s?yla, biz her iki gruptaki eklerin ayr? bölümlerde ele al?nmas?n?n uygun olaca?? dü?üncesindeyiz. Bir k?s?m gramerlerde -ma- olumsuzluk ekinin de çat? eki olarak gösterilmesi do?ru de?ildir. Çünkü, bu ek de eklendi?i fiil kök ve gövdelerinde olumsuzluk bildirme biçiminde bir anlam de?i?ikli?i yapmaktad?r: gör- /gör-me- gibi.
5. Kar??la?t???m?z sorunlardan biri de gramer imlâ ba?lant?s? ile ilgilidir. 1928 y?l?nda Lâtin alfabesi temelinde millî Türk alfabesinin kabulünden sonra, birçok imlâ veya yaz?m k?lavuzlar? haz?rlanm??t?r. Bugüne kadar Türk Dil Kurumunca, ?mlâ K?lavuzu?nun birbirinden az çok farkl? 16 bask?s? yap?ld??? gibi, zaman zaman özel çal??malarla ?ah?slar, baz? yay?n kurulu?lar? veya Dil Derne?i taraf?ndan da k?lavuzlar haz?rlan?p yay?mlanm??t?r: Do?ru imlâ K?lavuzu (?stanbul Dergâh yay., 1981); Mertol Tulum taraf?ndan haz?rlanan Yeni ?mlâ K?lavuzu (Tecüman yay., 1986); Ömer As?m Aksoy ba?kanl???nda bir kurulca haz?rlanan Ana Yaz?m K?lavuzu (?stanbul Adam yay., 1987-1993); Günel Altunta???n Nas?l Yaz?l?r Nas?l Yaz?lmaz: Türk Dil Kurumunun Kurallar?na Uygun Yaz?m (?mlâ) K?lavuzu (?stanbul 1990); M. Sabri Koz-Turan Yüksel?in, Büyük Yaz?m K?lavuzu (Yuva yay., 1993); Mehmet Ayd?n Hürdo?an??n Türkçe ?mlâ K?lavuzu (Emel yay.); Nijat Özön?ün, Büyük Dil K?lavuzu (Yap? Kredi yay., 1995); Vural Sözer?in Çoban Salatas? (Her Okur Yazar ?çin Güncel Yaz?m K?lavuzu ?stanbul 1996); Türk Dil Kurumunun baz? düzeltmelerle yeniden yay?mlad??? ?mlâ K?lavuzu (Ankara 2000) vb.
Bu k?lavuzlar dikkatli bir incelemeden geçirildi?inde, ?mlâ K?lavuzu mu? Yaz?m K?lavuzu mu? gibi adland?rma ayr?l?klar?ndan ba?layarak, özellikle yabanc? kaynakl? bir k?s?m sözlerde birbirini tutmayan farkl? yaz?l??lar yer alm??t?r. Bu durum, asl?nda k?lavuz haz?rlayanlar?n ki?isel görü? ve de?erlendirmelerinden ileri gelmektedir. Gerçi imlâ konusu itibari bir de?erlendirmeye dayan?r. Ancak, yaz?mda ayr?l?klar do?urabilecek türde sözler, e?er gramerin ön gördü?ü gereklere uygun bir de?erlendirmeden geçirilmi? olsayd? bu yanl??lar yap?lmaz veya en az düzeye indirilmi? olurdu. Ne var ki, imlâm?z 70 y?ld?r bu de?i?ik tutumlar yüzünden yazboz tahtas?na döndürüldü?ü ve imlâ da k?smen itibari bir de?er ta??d??? için bugün yine birtak?m sorunlarla kar??la??lmaktad?r.
Türk Dil Kurumu, y?llard?r imlâ konusundaki pürüzleri giderme ve bir imlâ birli?i sa?lama yönünde epey emek harcam??t?r. Hele son ?mlâ K?lavuzu?nun haz?rlan???nda, sorun olu?turan noktalar üzerinde özellikle durarak, bunlar? dilin gramer yap?s? ve i?leyi? ölçüleri aç?s?ndan dikkatli bir incelemeden geçirerek pürüzleri elden geldi?ince gidermeye çal??m??t?r. Ancak, yaz?l??larda ister al??kanl?k haline gelen baz? durumlar, ister de?i?ik görü? aç?lar?n?n ortaya koydu?u durumlar ve isterse ayd?nlar?m?z?n imlâ konusunda genellikle fazla duyarl? olmayan tutumlar? yüzünden olsun, bugün -daha önceki dönemlere oranla oldukça oturmu? bir imlâ varsa da bütünüyle, oturmu?, pürüzsüz bir imlâdan söz etmek mümkün de?ildir. Konunun (Pazar ertesi) gibi.13 Bunlara, dilimize girmi? Arapça sözlerle Türkçe yard?mc? fiillerin birle?mesinden olu?mu? affet-, azlet-, emret-, seyret- gibi fiilleri de katabiliriz. Böyle bir olu?um ve anlam ölçüsü konarak ayr? ve biti?ik yaz?lacak sözler kolayca ay?rt edilebilirler. Ancak, baz? yaz?m k?lavuzlar?nda birle?ik kelimenin nas?l olu?mu? olursa olsun biti?ik yaz?lmas? gerekti?i anlay??? zaman zaman bir kar???kl?k do?urmu?tur. Söz geli?i ?Ay?e delidolu bir k?zd?r? cümlesindeki delidolu s?fat?n? deli dolu biçiminde ayr? yazarsak, o zaman ?T?marhaneler deli dolu? cümlesindeki yarg? bildiren deli dolu sözünden ne fark? kal?r? Böyle bir kar??may? önlemek için birinci delidolu biti?ik, ikinci deli dolu ayr? yaz?lacakt?r. Yine ?Uluslararas? spor kar??la?malar? uluslar aras?ndaki dostluklar? peki?tirir? cümlesindeki uluslar aras? ad tamlamas? anlamca birbirinden farkl?d?r. Hatta aralar?nda bir vurgu ayr?l??? bile vard?r. Bu nedenle, bu cümlede geçen birle?ik kelime yap?s?ndaki birinci uluslararas? biti?ik, ikincisi ayr? yaz?larak anlam kar??mas? önlenebilir. Böyle bir ayraca, ba?vurulmas? var olan sorunu çözebilece?i halde, uygulamada kar???kl?k süregelmi?tir. Söz geli?i Ömer As?m Aksoy ve arkada?lar?n?n k?lavuzunda, ayr? yaz?lmas? gereken birle?ikler dilbilgisi, dilbilim, gökbilim, tarlaku?u, turnabal???, tespihböce?i biçiminde hep biti?ik yaz?lm??t?r (age., s. 23 IV: Birle?ik Sözcükler). Buna kar??l?k Mertol Tulum?un haz?rlad??? k?lavuzda da aradaki aidiyet ba?? silindi?i için biti?ik yaz?lmas? gereken aslan a?z?, aslan pençesi, kuzu kula??, öküz dili ?bitki türü? gibi sözler ile ba?asistan, ba?garson, ba?hekim, ba?katip gibi biti?ik yaz?lmas? gelenek durumuna gelmi? s?fat tamlamas? kal?b?ndaki sözler de ba? asistan vb. biçimlerinde hep ayr? yaz?lm??t?r. Bu nitelikteki biti?ik ve ayr? yaz?l??larda, biz, ?u i?lev özelli?inin önemle göz önünde tutulmas? gere?ine inan?yoruz. Dikkat edilirse, ayr? yaz?lan ad tamlamas? kal?b?ndaki birle?ik sözlerde de, iki ad aras?ndaki aidiyet ba?? sa?lamd?r, zay?flamam??t?r: Zeytin ya?? = zeytinin ya??d?r, zeytinden ç?kan ya?d?r. Biti?ik yaz?lan sözlerde ise, art?k iki ad aras?ndaki aitlik ba?? kaybolmu?, o tamlama yepyeni bir anlam kazanm??t?r. Ayn? durum öteki birle?ik söz kal?plar? için de söz konusudur.
6. Gramer terimlerimiz de sorunlar aç?s?ndan üzerinde durulmas? gereken önemli bir konudur. Bir k?s?m gramerlerimizde, Türkçele?tirilen veya yeni türetilen terimler yan?nda, art?k Türkçele?mi? olan isim, s?fat, zarf, zamir gibi eski terimler de kullan?lmaktad?r. Buna kar??l?k bir k?s?m dilcilerimiz yaln?zca ad, önad, ad?l, ortaç, fiilimsi gibi yeni terimleri benimsemi?lerdir. Mümkün oldu?u takdirde, elbette Türkçe terimlere ba?lanmakta büyük yarar vard?r. Ancak, e?er ileri sürülen terimler, söz konusu gramer kavramlar?n? kar??layabilecek nitelikte sa?l?kl? terimler de?ilse, o zaman bu terimler benimsenmekte güçlü?e u?rad??? için, yerlerine ba?kalar? al?nmaktad?r. Söz geli?i ad çekimi ekleri için -i hâli (veya -i durumu) -in hâli, -e hâli, -den hâli ile; yal?n hâl, yükleme (veya belirtme) hâli, ilgi hâli, yönelme hâli, ç?kma (veya ayr?lma) hâli gibi ayr? dü?ünce temeline dayand?r?lan terimlerin gramerden gramere, okuldan okula, üniversiteden üniversiteye de?i?en kullan?m durumlar?n?n yol açt??? terim karga?as? gibi. Bazen bunlar?n bat? dillerindeki kar??l?klar?ndan gelme nominatif, akkuzatif, datif vb. kar??l?klar?n da kullan?lm?? olmas? bir süre karga?ay? üçüzle?tirmi?tir.
Gramerlerimizde s?k s?k yer alan ortaç sözünün de terim olarak ne anlatt???n? kestiremeyen bir dilci, bunun yerine s?fat-fiil ?s?fat olarak kullan?lan fiil biçimi? terimini kabullenmektedir. Yine fiilimsinin kapsam?na giren isim-fiil (ad-fiil), s?fat-fiil ve zarf fiilin ?fiili and?ran gramer birimleri? de?il, asl?nda ?fiil olup da ad gibi, s?fat gibi veya zarf gibi kullan?lan ve çekime girmeyen gramer ö?eleri? oldu?unu dü?ünen bir dilci, elbette fiilimsi yerine çekimsiz fiiller ortak ad?n? ve alt konular için de isim-fiil veya ad fiil, s?fat-fiil, zarf-fiil terimlerini benimseyecektir. ??te terim yap?m?nda y?llard?r birle?tirici ortak bir yolun izlenememi? olmas?, yak?n geçmi?imizde de bugün de kar??m?za bir terimler sorunu ç?karm??t?r. Gerçi bugün, gösterilen gayretlerle bu sorun bir dereceye kadar a??lm?? ise de daha bütünüyle çözüme kavu?mu?tur denemez. A?a??da s?ralanan birkaç örnek bile, gramer terimlerimizin bir süre nas?l bir çe?itlenmeye u?rad???n?n tan?klar?d?r: ?ekil birimi, biçim birimi, terimi için: Suntam, morphem, yap?l?k, monem, yap?m eki, biçim birim (Topalo?lu, s. 40).14
Birle?ik cümle için: Mürekkep cümle, karma??k cümle, bile?ik cümle (age., s. 4) vb.
Bulunma (articulation) için: Eklemleme, eklemlenme, sesletim, üyeleme, üyelenme (age., s. 45).
Bo?umlanma hâli, bulunma durumu (lokatif) için: Orunlaml?k, -de hâli (durumu), lokarif hâli, orunlamal?k dü?üm, bulunma hâli, kalma durumu, kalma hâli, kimde hâli (age., s. 45).
Ç?kma hâli, ç?kma durumu (ablatif) için: Kopumluk, -den hâli (durumu), ablatif hâli (durumu), kopmal?k dü?üm, ç?kma hâli (durumu), ayr?lma hâli (durumu), uzakla?ma hâli. kimden hâli (age., s. 51).
Ek-fiil için: Cevher fiili, cevherî fiil, varl?k fiili, salt veya soyut fiil, bildirme eki, ekeylem, yüklem fiili, imek fiili, tak? fiili (age., s. 47).
Dudak ünsüzü (consonne labiale) için: Erimgiller (dudak sesleri), dudaksal sessizler, dudak konsonant?, dudaks? konson (sesde.), dudak sessizi, dudaks?l a??z d??? abana??, dudak sesi (fonemi) age., s. 61).
S?fat tamlamas? için: S?fat terkibi, s?fat tak?m?, tak?s?z (eksiz), isim tamlamas?, tak?s?z tümleme, tak?s?z tamlama, önad tamlamas?, san tak?m? (age., s. 128) gibi.
Bugün gerek dilci bilim adamlar?n?n gerek Türk Dil Kurumunun gösterdi?i duyarl?kla, gramer terimlerinin birli?e ula?t?r?lmas? konusunda önemli bir a?ama kaydedilmi?tir. Bunda kurumca yay?mlanan Gramer Terimleri Sözlü?ü (Ankara 1992, geni?letilmi? yeni bask?s? da yap?lmaktad?r)?nün de büyük pay? vard?r. Bununla birlikte yine de yukar?da belirtildi?i gibi, çifte kullan?mlar yüzünden kar???kl??a yol açan baz? terimlerimiz vard?r. Bu noktada bir çözüme ula??lmas? için, tart??ma konusu olabilecek terimlerin bilimsel bir toplant?ya sunulmas?nda yarar vard?r diye dü?ünüyoruz.
Sonuç:
7. Gramerimizin çözüm bekleyen sorunlar?na daha epey örnek gösterilebilir. Tasarlama kiplerinin 1. ?ah. Teklik ve çokluk çekimlerinde emir kipinin var olup olmad???15, daha çekime girmemi? olan fiil kök ve gövdelerinin gramer i?levleri aç?s?ndan gösterdikleri ayr?l?klar (söz geli?i ba?la- fiili ile ara fiili aras?nda var olan ba?lang?ç veya süreklilik gösterme ayr?l??? gibi). Fiilin ve kipin tan?m?nda birbirinden ayr?lan ve çeli?en yanlar, ad çekim eki kapsam?na giren ekler ve say?lar?, ruh dünyam?z?n ürünü olan ünlemler ?anlaml? sözler? grubuna sokulabilir mi? Sokulamaz m?? Ve daha ba?ka konular... Bu sorunlara, özel ara?t?rmalarda yer ald??? halde, gramerlerimizde hiç yer almam?? olan fiilde görünü? (Aspekt)16 ve bir dilin kendi kendine söz türetme yolu olan kal?pla?ma17 gibi konular da eklenebilir. Ne var ki, bu bildirinin amac? yaln?z sorunlar? ve eksik kalan konu veya noktalar? s?ralamak de?il, ayn? zamanda bu sorunlara nas?l çözüm getirilece?i konusunda öneriler sunmakt?r. Biz bu durumu dikkate alarak, yukar?da sorunlar üzerinde dururken, yer yer görü?ümüzce bunlar?n çözüm yollar?n? da belirtmeye çal??t?k. Sonuç olarak, var olan gramer sorunlar?n?n sa?l?kl? bir çözüme ula?t?r?labilmesi için, özellikle a?a??da belirtilen ana noktalarda da duyarl?k gösterilmesinin uygun olaca?? görü?ündeyiz. ?öyle ki:
1. Gramer konular? ile ilgili özel ara?t?rmalara a??rl?k vermek,
2. Yap?lacak ara?t?rmalarda Türkçenin yaz?l? kaynaklar?ndan derlenmi? bol malzemeye dayanmak ve bu malzemeyi sa?lam bir süzgeçten geçirmek.
3. Çal??malarda bilimsel yöntemin gereklerini ön plânda tutmak,
4. De?erlendirmelerde yaln?z ?ekil kal?plar?na ba?l? kalmay?p i?leve de gereken yeri vermek.
5. Kaynaklardan elde edilen malzemenin sa?l?kl? bir de?erlendirmeden geçirilerek ula??lacak yarg? ve sonuçlar?, o konu veya konularda daha önce var?lan yarg? ve sonuçlarla kar??la?t?rarak kendi de?er yarg?lar?n? kontrolden geçirmek.
6. Bat?l? bilim adamlar?n?n çal??malar?nda s?k s?k gözlendi?i üzere, karars?zl?k söz konusu olan konu ve durumlarda, o alan veya konunun uzman? olan meslekta?lara da dan??may? ve konu tart??mas?n? bir al??kanl?k durumuna getirmek.
Bu yollarla yap?lacak çal??ma ve ara?t?rmalar?n; ses bilgisi, ?ekil bilgisi, söz dizimi, anlam bilgisi ve hatta dilin sanata yönelmi? olan retorik vb. konular?nda kar??m?za ç?kan sorunlar? büyük bir güçlü?e u?ramadan çok daha kolay biçimde çözüme götürebilece?i ve Türkiye Türkçesi gramerlerinin sa?lam temellere oturtulabilece?i dü?üncesindeyiz. Sayg?lar?m?zla...
D?PNOTLAR
* Türk Dil Kurumu Aslî Üyesi, ANKARA.
Bu konuda geni? bilgi için A. Dilaçar, ?Gramer, Tan?m?, Ad?, Kapsam?, Türleri, Yöntemi, E?itimdeki Yeri ve Tarihçesi?, TDAY Belleten 1971 (Ankara 1971), s. 128 ve öt.; Z. Korkmaz, Türkiye Türkçesi (?ekil Bilgisi), Ankara TDK 2002, ?Giri?? böl., s. XCI-XCIV?e bk.
2 L. Karahan-D. Ergönenç, Hüseyin Cahit, Türkçe Sarf ve Nahiv, Ankara, TDK yay., XVII ve Z. Korkmaz göst. e?, s. XCVIII.
3 Daha ayr?nt?l? bilgi için Z. Korkmaz, göst. e?, s. XCVIII?e bk.
4 Türkiye çevirisi, Ça?da? Türk Edebî Dilinin Grameri, bas?lmam?? çeviri TDK kitapl???ndad?r.
5 Yukar?da yaln?z örnek olarak s?ralanan çal??malar?n tümü, s?n?fland?rma türleri ve içerikleri üzerinde daha geni? bilgi için Bilâl Yücel, ?Türk Dil Kurumunun Kurulu?unun 70. Y?l?nda Gramer Kitaplar?m?z?, Türk Dili, Say?: 607 (Temmuz 2002: TDK?n?n 70. y?l? özel say?s?), s. 119-139?a bk.
6 ?imdiye kadar bu konuda Türk Gramerinin Sorunlar? 1 (Ankara TDK 1993), II (Ankara TDK 1999) olmak üzere, 13 ayr? konuyu içine alan iki cilt yay?mlanm??t?r. 1998 y?l?ndan sonraki konular? içine alacak olan III. cilt yay?m haz?rl???ndad?r.
7 Daha önce gramer konular?m?zla ilgili baz? sorunlar konusunda verdi?imiz bir konferansta (Türk Dili, Say?: 535 -Temmuz 1996- s. 3-20) bu sorunlar üzerinde durulmu?tur. Bu bildiride gramer sorunlar? yeni baz? eklemelerle ve daha özet olarak ayn? çerçevede ele al?nm??t?r.
8 Grammaire de la langue Turque (dialecte Osmanl?), Paris 1921. Türkçeye çevirisi: Ali Ulvi Elöve, Türk Dili Grameri (Osmanl? Lehçesi), ?stanbul, Marif Vek. yay., 1941.
9 K. Grönbech, Der türkische Sprachbau, Kopenhagen 1936. Türkçeye çevirisi: Mehmet Akal?n, Türkçenin Yap?s?, Ankara TDK 1995.
10 Grammatika sovromennogo turetskogo literaturnogo yaz?ka, Moskova-Leningrad 1956.
11 Bu konuda daha geni? bilgi için Z. Korkmaz, ?Türkçede Edat Konusu ve Gramerlerimizde Bu Konu ile ?lgili S?n?fland?rma Sorunu?, Hasan Eren Arma?an?, Ankara TDK yay., 2000, s. 226-236.
12 Bu konuda daha geni? bilgi için L. Karahan, ?Türkçede Birle?ik Cümle Problemi?, Türk Gramerinin Sorunlar? (22-23 Ekim 1993), Ankara TDK yay., 1993, s. 6-39, 39-42?ye bk.
13 Bu konuda daha geni? bilgi için Z. Korkmaz, ?Birle?ik Kelimeler ve Yaz?l??lar? Üzerine?, Türk Dili, Say?: 501 (Mart 1994), s. 190-196?ya bk.
14 Yukar?ya aktar?lan örnekler A. Topalo?lu?nun, Dil Bilgisi Terimleri Sözlü?ü (?stanbul, Ötüken ne?riyat yay., 1998) adl? eserinden al?nm??t?r. Daha sonra, yaln?z verilen örneklerin sayfa numaralar? gösterilecektir.
15 Z. Korkmaz, agm., Türk Dili, Say?: 535, s. 15-17; A. B. Ercilasun, ?Türkçede Emir ve ?stek Kipi Üzerine?, Türk Gramerinin Sorunlar? (Ankara, TDK yay., 1993), s. 61-66 ve 66-72.
16 L. Johanson, Aspekt in Türkischen, Uppsala, 1971.
17 Z. Korkmaz, Türkçede Eklerin Kullan?l?? ?ekilleri ve Ek Kal?pla?mas? Olaylar?, AÜDTCF yay., 1961, 1969, TDK yay., 1994.
Prof. Dr. Zeynep KORKMAZ
|
| |
|
|