 |
Vurmalı(Çalgı)  Fransızca perküsyon (percussion) sözü dilimizde "Vurularak çalınan müzik aletleri." anlamında kullanılmaktadır. Bu söz için Kurumumuz vurmalı (çalgı) karşılığının uygun olduğu görüşündedir
Perküsyon 
|
|
|
|
doğal zayıflama,
özel ders,
orjinal pembe maske,
ozoderm,
tercüme,
maydanoz hapı,
smoky 7,
sandalose,
metrik kılavuz,
psikolog,
african mango,
mesut yar
antakya
biber hapı ile zayıfladı
|
|
|  |
Türkiye Türkçesinde Ünlem |
(Terim ve Tan?m, Tasnif, Ünlem Olan Kelimeler, Söz Dizimi ile ilgili sorunlar)
Prof.Dr. ?ükrü Halûk Akal?n
0. G?R??
Yaz?l? ve sözlü anlat?mda özel bir yeri ve i?levi olan ünlemler (ünlem edatlar?), dilimizdeki kelime türlerinden biridir. Ünlemlerin anlat?mda özel bir yeri vard?r, çünkü duygular?, heyecanlar?, sevinçleri en yal?n ve en keskin bir biçimde aktarma?a yard?mc? olurlar. Özel bir i?levi vard?r, çünkü ço?u zaman birkaç cümle ile anlat?labilecek durumlar bir ünlem ile dile getirilebilir.
Ünlemlerin bir ba?ka özelli?i dillerin do?u?u ile ilgili teorilere kaynakl?k etmeleridir. Bilindi?i gibi baz? bilginler dilin do?u?unu ünlemlere dayam??, insanlar?n çe?itli olaylar kar??s?nda ruh ve bedenle ilgili duygular?n?n etkisiyle ç?kard?klar? ünlemlerin sonradan kelimelere dönü?tü?ünü, çe?itli kavramlar? kar??lad???n? ileri sürmü?lerdir[1].
Dilimizde özel bir yeri ve i?levi olan, dillerin do?u?una kaynakl?k etti?i ileri sürülen ünlemler, ne yaz?k ki dil bilgimizin en az i?lenmi? konular?ndan biridir. Bildi?imiz kadar?yla ünlemler üzerine monografik bir çal??ma yap?lmam??t?r. Metin üzerindeki dil bilgisi çal??malar?nda ünlemler ço?u zaman ihmal edilmi?, bazen de birkaç cümle ile geçi?tirilmi?tir. Dil bilgisi kitaplar?m?zda ise, neredeyse en az yer ünlemlere ayr?lm??t?r.
Dil bilgisi kitaplar?nda ünlemlerin ele al?n?? ve tasnif ?ekillerinin farkl?l?klar göstermesi, bu alanda çal??an bilim adamlar?m?z?n konuya yakla??mlar?n? da etkilemi?tir. Baz? dil bilgisi kitaplar?nda ünlemler, edatlar içerisinde yer alan bir kelime türü olarak de?erlendirilmi?; baz? dil bilgisi kitaplar?nda ise ünlemler ayr? bir kelime türü olarak ele al?nm??t?r. Bu görü?ler sorgulanmadan, ara?t?r?lmadan, tart???lma¬dan günümüze kadar etkilerini sürdürmü?lerdir. Kelimelerin tek tek ele al?n?p türlerinin belirlenmesinde de farkl? yakla??mlar görülmektedir. Bir kelimenin ayn? anlam ve görevde kullan?lmas?na ra?men bir dil bilgisi kitab?nda ünlem olarak, bir di?erinde zarf olarak, bir ba?kas?nda da edat olarak gösterilmesi bir ba?ka sorundur. Dil bilgisi kitaplar?ndaki bu farkl?l?klar hiç ?üphesiz ilkö?retim ve lise kitaplar?na yans?m?? ve böylece sorunun boyutlar? gelecek ku?aklara da ta??nm??t?r.
Bu sebeple, Türk Gramerinin Sorunlar? ad?yla yap?lan tart??malar dizisine ünlemlerin de eklen¬mesi son derece yararl? olmu?tur. Türkiye Türkçesindeki ünlemleri bütün yönle¬riy¬le ele al?p, sorunlar? ortaya koyarak, tart??mak ve ortak do?rularda uzla?mak Türk dilcili?i aç?s?ndan hay?rl? olacakt?r.
Toplant?n?n amac?na ula?mas?, konunun bütün yönleriyle tart???lmas?na ba?l?d?r. Tart??may? ünlemlerle ilgili konularda belirli bir s?raya göre yapman?n yararl? olaca?? kanaatindeyiz. Bu sebeple belirledi?imiz sorunlar? maddeler halinde s?ralayacak; görü? farkl?l?klar?n?, belirleyebildi?imiz eksiklikleri dile getirme?e çal??aca??z. Ancak, sorunlar?n sadece bizim belirlediklerimizle s?n?rl? kalmayaca??n? da biliyoruz. De?erli meslekta?lar?m?z?n ünlemlerle ilgili bizim göremedi?imiz sorunlar? ve eksiklikleri gündeme getirerek tart??mam?za daha geni? bir bak?? aç?s? kazand?rmalar?n? bekliyoruz.
?imdi, farkl? yakla??mlar ve de?erlendirmeler ile eksik kalan yönlerden kaynak¬la¬nan sorunlar? maddeler halinde ele alarak inceleme?e çal??al?m.
1. TER?M VE TANIM
Bugün dil bilgisi kitaplar?m?z?n hemen hemen tamam?nda ünlem terimi kullan?lmaktad?r. Osmanl?cada kullan?lan nida terimi bugün yerini art?k ünleme b?rakm??t?r.
Ba?vurdu?umuz kaynaklarda ünlemin tan?m? hemen hemen ayn? ifadeler, hatta ayn? kelimeler kullan?larak yap?lm??t?r. Ünlemin tan?m? konusunda farkl? yakla??mlardan veya farkl? tan?mlardan kaynaklanan önemli bir sorun bulunmamakla birlikte, bu tan?m?n kapsam?na giren kelimelerin belirlenmesinden kaynaklanan tan?mla ilgili baz? sorunlar dikkati çekmektedir.
Ele ald???m?z çal??malarda tan?mda öne ç?kan unsurlar; ünlemlerin insanlar?n çe?itli duygular?n? ifade eden seslerden, seslenmelerden, hitaplardan, taklit (yans?ma) seslerden, cevaplardan (onaylama veya ret), i?aret kelimelerinden olu?udur.
Muharrem Ergin, bilindi?i gibi ünlemleri edat bölümünde ele al?rken ünlem edatlar? ba?l???n? kullanm?? ve ünlem edatlar?n? ?u ?ekilde tan?mlam??t?r:
Bunlar his ve heyecanlar?, sevinç, keder, ?zt?rap, nefret, hay?flanma, co?kunluk vs. gibi ruh hallerini; tabiat seslerini, seslenmeleri; tasdik, red, sorma, gösterme gibi beyan ?ekillerini ifade eden edatlard?r[2].
Ergin?in bu genel tan?m? içerisine insanlar?n çe?itli duygular?n? anlatan kelimeler; tabiat taklidi kelimeler; seslenmeler; cevap, soru ve gösterme bildiren kelimeler girmektedir. Ergin, bu genel tan?m?n içerisinde yer alan türleri ünlemler, seslenme edatlar?, sorma edatlar?, gösterme edatlar? ve cevap edatlar? olmak üzere be? alt ba?l?kta incelemi?tir. Muharrem Ergin?e göre ünlemler his ve heyecanlar? ifade için içten koparak gelen edatlar veya tabiattaki sesleri taklit eden edatlard?r. Hitap edatlar?, seslenme edatlar?d?r; sorma ifade eden ve soru için kullan?lan edatlar sorma edatlar?d?r; birini, bir ?eyi göstermek için kullan?lan, i?aret s?ras?nda ba?vurulan edatlar gösterme edatlar?d?r; tasdik veya red ifade edenler ise cevap edatlar?d?r.
Tan?mlamalardan sonra Ergin, ünlemler ve seslenme edatlar?n?n as?l ünlem edatlar? oldu?unu; sorma, gösterme ve cevap edatlar?n?n ikinci derecede ünlem edatlar? oldu?unu bildirir[3].
Edatlar üzerine de?erli bir çal??mas? bulunan Necmettin Hac?emino?lu da, ünlemleri edat kapsam?na alm??t?r. Hac?emino?lu; soru edatlar?, ça??rma-hitap edatlar?, cevap edatlar?, ünlemler, gösterme edatlar? bölümlerinde tan?mlar yaparak örnekler verirken bunlar? Ergin gibi ünlem edatlar? ba?l??? alt?nda toplamam??t?r. Hac?emino?lu, ünleme edatlar? terimini sadece ünlemler için kullanm??t?r[4]. Takdir, temenni, dua, hayret, teessür, pi?manl?k ve benzeri duygular?, heyecanlar? ifade etmek için kullan?lan kelimeleri ünlem[5] olarak tan?mlayan Hac?emino?lu, bu tan?m?n içerisine almad??? seslenme ve hitaplar? ça??rma-hitap edatlar? bölümünde ele al?r. Bunlar isimlerden veya unvanlardan önce gelerek hitap hareketini bilhassa belirtmekten ba?ka hiçbir anlam? olmayan kelimelerdir[6].
Jean Deny, ünlü eseri Türk Dili Grameri'nin kelime (kelâm) k?s?mlar?n?n dördüncü ayr?m?n? edatlara ay?rarak birinci bahiste ilgiçleri (edatlar?), ikinci bahiste ba?laçlar?, üçüncü bahiste ise nidalar? (ünlemleri) ele alm??t?r[7].
Ahmet Topalo?lu Dil Bilgisi Terimleri Sözlü?ü?nde ünlem için genellikle tek ba??na anlam? olmayan, ancak seslenmeleri; korku, sevinç, ?a?k?nl?k, ac?ma gibi ruh hallerini; yasaklama, tasdik, gösterme gibi hususlar? ifade eden kelime türü. tan?m?n? kullan?r[8].
Ünlemin kapsam? içerisine duygu anlat?m?n?; tabiat taklidi kelimeleri; seslenmeleri; tasdik, red, sorma; gösterme gibi kelimeleri alan bir ba?ka tan?m Tuncer Gülensoy'undur: Bir duyguyu (his, heyecan, sevinç, keder, ?zt?rap, nefret, hay?flanma, co?kunluk, üzüntü), bir dü?ünceyi anlatan veya bir tabiat sesini, seslenmeleri; tasdik, red, sorma, gösterme gibi beyan ?ekillerini ifade eden edatlard?r[9].
Tahsin Banguo?lu, ba?l? ba??na bir kelime türü olarak ald??? ünlemi, bir duyu?u, bir dile?i canl? bir ?ekilde ve bazan tek ba??na anlatmaya ve bir kimseye seslenmeye yarayan kelimeler olarak tan?mlar[10].
M.Kaya Bilgegil, çe?itli duygu ve arzularla zaptolunamayan heyecanlar? yüklenen, bazan örne?i tabiatta bulunan ve anlat?m kabiliyeti bir cümleninkine denk olabilen insan ses, ç??l?k ve sözleri ?eklinde tan?ml?yor ünlemi[11].
Gramer Terimleri Sözlü?ü?nde Zeynep Korkmaz; konu?an?n korku, sevinç, ac?ma, ?a?k?nl?k gibi her türlü duygu ve heyecan?n? etkili ve k?sa bir biçimde anlatmaya, seslenmeye, ça??rmaya yarayan kelime veya kelimeler olarak ünlemi tan?mlamaktad?r[12].
Kononov ise ünlemi duygular? anlatma?a yarayan kelimeler ?eklinde tan?mlam??t?r[13].
Türkçe Sözlük?te ünlemin tan?m?, türlü duygular? anlatan veya bir do?a sesini yans?tan kelime ?eklindedir[14].
Tahir Nejat Gencan ünlemi, co?kunun söze dönü?mesiyle, yani bir co?kunun etkisiyle içten kopup gelen; sevinç, korku, üzüntü, ac?, ?a?ma... duygular?n? canl? canl? anlatmaya yarayan kelimeler olarak tan?mlam??t?r[15].
Nurettin Koç, çe?itli duygular? anlatan, ça?r?, buyruk yasaklama gibi özel durumlar? bildiren veya bir do?a sesini yans?tan kelimeler olarak ünlemi tan?ml?yor[16].
Burhan Paçac?o?lu ünlemi; korku, sevinç, üzüntü, hayret, ac?ma gibi duygular? ifade eden, sesleni?leri kar??layan veya tabiat taklidi sesleri yans?tma?a yarayan kelimeler olarak tan?ml?yor[17].
Ne?e Atabay, ?brahim Kutluk ve Sevgi Özel'in haz?rlad?klar? Sözcük Türleri'nde ünlemler kimi zaman sevinme, k?zma, korku, ac?ma, ?a?ma gibi ans?z?n beliren duygular?, kimi zaman da birtak?m do?a seslerini yans?tmaya yarayan sözcükler olarak tan?mlanmaktad?r[18].
Haydar Ediskun da ünlemleri, bir heyecan?n etkisiyle a?z?m?zdan ç?karak duygular?m?z? canl? bir biçimde anlatmaya yarayan kelimeler olarak tan?ml?yor ve ünlemlerin genel olarak, insan?n herhangi beklenmedik bir olay, görülmedik bir yarat?k kar??s?nda konu?amaz duruma geldi?i anda a?z?ndan ç?k?veren ses ya da sesler oldu?unu belirtiyor[19].
Türkiye Türkçesi adl? kitab?nda Fuat Bozkurt, ünlemleri duygular? ya da do?a seslerini yans?tmaya yarayan kelimeler olarak tan?ml?yor ve bunlar?n sevinme, k?zma, korku, ac?ma, ?a?ma ve benzeri duygular?n anlat?ma yans?mas? oldu?unu belirtiyor. Bozkurt, her ne kadar bu tan?m?n içerisine emir, dilek bildiren kelimelerin ünlem olabilece?ini almam??sa da bu tan?m?n yukar?s?nda dilek, emir anlat?mlar?n?n da ünlem olabilece?ini yazmaktad?r[20].
S?ralad???m?z tan?mlar de?erlendirildi?inde terim ve tan?m ile ilgili sorunlar kendili?in¬den ortaya ç?kmaktad?r:
Tan?mlarda görüldü?ü gibi, ünlem terimi üzerinde birlik bulunmaktad?r. Terim olarak bütün tan?mlarda ünlem'in kullan?lmas?na ra?men ünlem edatlar?, ünleme edatlar?, seslenme edatlar? gibi çe?itli terimlerin de kullan?ld??? ve bu terimlerle ünlem'in kast edildi?i görülmektedir.
Tan?mlar? grupland?rd???m?zda ünlem tan?m? içerisine;
1) Duygular? ve heyecanlar? bildiren kelimelerin, seslenmelerin ve hitaplar?n, yans?ma kelimelerin al?nd???[21],
2) Duygular? ve heyecanlar? bildiren kelimelerin, seslenmelerin ve hitaplar?n al?n¬d???[22],
3) Duygular? ve heyecanlar? bildiren kelimelerin ve do?a sesini yans?tan keli¬melerin al?nd???[23],
4) Duygular? ve heyecanlar? bildiren kelimelerin al?nd???[24],
5) Ünlem edatlar? tan?m? içerisinde olmak üzere; duygular? ve heyecanlar? bildiren kelimelerin, seslenmelerin ve hitaplar?n, onaylama, ret, sorma, gösterme gibi aç?klama kelimelerinin, yans?ma kelimelerin al?nd???[25],
görülür.
Bu sorunlar k?smen tasnif ve kapsam bölümünde ele al?nacakt?r ama, terim ve tan?m? ilgilendirdi?i için baz?lar?n? bu bölümde de tart??man?n yararl? olaca?? görü?ündeyiz.
Ünlem ba?l? ba??na bir kelime türü olarak m?, yoksa bir edat türü olarak m? tan?mlanmal?d?r?
Ünlem edatlar? gibi genel bir terime ve tan?ma gerek var m?d?r? Böyle bir terim ve tan?m karma?aya yol açmakta m?d?r?
Seslenme edatlar? ünlemlerin tan?m? içerisine al?narak, ünlemlere dahil edilebilir mi?
Bu durumda terim ve tan?mla ilgili sorunlar? birle?tirerek ?u ?ekilde tart??maya açabiliriz: Ünlem terimi ve tan?m? hangi tür kelimeleri kapsayacak ?ekilde ve nas?l yap?lmal?d?r; onaylama, ret, sorma, gösterme, emir bildiren kelimeler bu kapsama dahil edilmeli midir ?
2. ÜNLEMLER?N KEL?ME TÜRLER? ?Ç?NDEK? TASN?F? VE KAPSAMI
Dilimizdeki kelime türlerinde ünlemlerin ya edatlar içerisinde bir kelime türü ya da ba?l? ba??na ba??ms?z bir kelime türü olarak ele al?nd??? bilinmektedir. Terim ve tan?m konusunu incelerken bu konudaki görü?leri yukar?da s?ralam??t?k. Yeniden ayn? görü?leri bu bölümde s?ralamak istemiyor ve yukar?da belirtti?imiz görü?ler do?rultusunda sorunu ?u sorularla ortaya koyuyoruz:
Ünlem ba??ms?z bir kelime türü olarak m? ele al?nmal?d?r, edatlar içerisinde mi de?erlendirilmelidir ?
Bilindi?i gibi edatlar tek ba??na anlam? bulunmayan, sadece dil bilgisi aç?s?ndan görevleri bulunan kelimeler olarak tan?mlanmaktad?r[26]. Edatlar?n bir ba?ka özelli?i çekime girmemeleridir. Edatlar kelime yap?m?na da elveri?li de?ildir; ancak isimle¬?en¬lerinden kelimeler yap?labilir[27].
Tek ba??na anlam? bulunmayan görevli kelimeler olarak tan?mlanan edatlar içerisine ünlemler de kat?lmal? m?d?r ? Ünlemler sadece görevli kelimeler midir ? Ünlemler anlam bildirmez mi?
Ünlemlerin çe?itli duygu ve heyecanlar? anlatma özelli?i bulundu?u, hatta çok kez ünlemlerin anlat?m kabiliyetinin bir cümleye denk oldu?u[28], göz önüne al?nacak olursa ünlemlerin anlams?z ama görevli bir kelime türü olan edatlarla birlikte de?erlendirilmesi do?ru mudur?
Dillerin do?u?u teorilerine kaynakl?k etmesi[29], insanl?k tarihinin en eski kelimelerinden olmalar?, bazen tek ba??na cümle de?eri ta??malar?[30] sebebiyle ünlemlerin anlams?z ama görevli kelimeler ile birlikte de?erlendirilmesi mümkün müdür?
Ünlem ba??ms?z bir kelime türü olarak de?erlendirildi?inde de ?u sorunlar kar??m?za ç?kar: ?sim, s?fat, zamir, zarf, fiil gibi kelimelerin sahip oldu?u özelliklere ünlem sahip midir ? Ba??ms?z kelimeler çekime giren, yap?m eki alabilen kelimelerdir. Ünlem ise bu özelliklere sahip midir ? Ünlem olarak kullan?lan kelime çekime girememekte, yap?m eki alamamaktad?r. Tek ba??na ve ünlem olarak kullan?l???nda ünlemler çekimlenemezler, ancak bir ünlem isim gibi kullan?labilir ve o zaman yap?m eki al?p çekime girebilir. Bu durumda kelime art?k isim haline gelmi?tir. Bu özellikleri göz önüne ald???m?zda ünlemleri ba??ml? bir kelime[31] türü olarak de?il de ba??ms?z bir kelime türü olarak ele almak mümkün müdür ?
3. ÜNLEMLER?N KEND? ?Ç?NDEK? TASN?F?
Ünlemlerin tasnifi konusunda az çok bir ortak yakla??m söz konusudur. Bu konudaki temel ayr?l?k ve sorun, ünlem tasnifinin ünlem edatlar? ba?l??? alt?nda m? yap?laca?? veya ünlemi ba??ms?z bir kelime türü olarak kabul edip ünlem olan kelime türlerine göre mi yap?laca??d?r.
Ünlem edatlar? ba?l??? alt?nda bu kelime türünü ele alan ara?t?rmac?lar?n ünlemler, seslenme edatlar?, sorma edatlar?, gösterme edatlar?, cevap edatlar? ?eklinde bir tasnif yapt?klar?na de?inmi?tik. Bu tasnifte ünlemler ile seslenme edatlar?n?n as?l ünlem edatlar? oldu?u belirtilirken sorma, gösterme ve cevap edatlar?n?n ikinci dereceden ünlem edatlar? oldu?u anlat?lmaktad?r. ?kinci derecedeki ünlem edatlar?n?n da ünlem karakteri ta??d??? özellikle belirtilmektedir[32].
Ünlemi ba??ms?z bir kelime türü olarak ele alan ara?t?rmac?lar ise ünlemleri yap?lar? bak?m?ndan ele alarak as?l ünlemler, ünlem olabilen kelimeler ve yans?malar ?eklinde üç grupta incelemi?lerdir[33].
Banguo?lu, as?l ünlemleri duyu? ünlemleri ve soru?turma ünlemleri olarak iki grupta toplam??t?r. Duyu? ünlemleri, do?rudan do?ruya konu?an?n duyu?lar?n? ve kendisine ait dileklerini aç?klamaya yarayan ünlemler olarak tan?mlayan Banguo?lu, soru?turma ünlemlerini ise eydilenin ilgisini çekmeye, onu ça??rmaya, e?ilimini, dü?üncesini anlamaya, onu te?vik etmeye, do?rulamaya veya reddetmeye yarayan kelimeler olarak belirlemektedir[34]. Benzer bir tasnifi Deny, Gencan, Atabay ve di?erleri, Koç yapm??t?r[35]. Deny, ça?r?l? nidalar ve dokunakl? nidalar[36] ba?l?klar?yla ele ald??? ünlemleri kendi içinde de grupland?rm??t?r. Ça?r?l? nidalar grubunun alt ba?l?klar? as?l ça?r?l? nida, peki?tirimli edat, zarfl?k edat, ba?laçl?k edat ?eklindedir. Buna kar??l?k di?er dil bilgisi kitaplar?nda bu ?ekilde bir tasnif yap?lmam??t?r.
Ünlemin kendi içindeki tasnifinde ortaya ç?kan sorunlar? ?u sorularla tart??mak istiyoruz:
Ünlem edatlar? olarak genel grupta ele al?nan türleri, ünlemin kendi içerisinde bir tasnifi olarak kabul edebilir miyiz? Sorma, gösterme, cevap edatlar?n? ünlem olabilen kelime türleri; ünlemlerle seslenme edatlar?n? as?l ünlemler olarak tasnif edebilir miyiz? Bu tasnif, terimde bir karma?aya yol açar m??
Ünlem ba??ms?z bir kelime türü olarak ele al?nd???nda yap?lan tasnifte as?l ünlemler, ünlem olabilen di?er kelimeler ve yans?malar ?eklindeki grupland?rma yeterli midir? As?l ünlemlerin tasnifi konusunda bir birlik varken, ünlem olabilen kelimeler ba?l??? alt?ndaki tasnifin s?n?rlar?n?n iyi çizilemedi?i görülmektedir. Ünlem olabilen kelimelerin tasnifi neye göre ve hangi s?n?rlar içerisinde yap?lmal?d?r? Özel adlar?n, zamirlerin, zarflar?n, s?fatlar?n, emirlerin, ikilemelerin, deyimlerin ünlem olabilme ?artlar? var m?d?r ? Bunlar?n ünlem olmas?; konu?mada vurgu, tonlama, uzun ünlülü olarak söyleme gibi ses bilgisi özellikleri; yaz?da ise ünlem i?areti, uzun ünlü kar??l???nda birkaç harf kullanmak veya uzunluk i?aretiyle yazmak gibi yaz? özellikleri ile sa?lanabilir mi ? Özellikle yaz?l? anlat?mda, bunun yazar?n tercihine b?rak?lm?? bir durum oldu?u belirtilmeli midir? Yaz?daki ünlem i?areti, ünlem olabilen kelimeleri belirleyici bir özellik ise, ünlem i?aretinin konulmad??? cümlelerde ünlem kullan?l?p kullan?lmad??? neye göre belirlenecektir?
?çinde herhangi bir ünlem bulunmamas?na ra?men kal?pla?m?? anlat?mlar?n, soru cümlelerinin, eksiltili cümlelerin ünlem cümlesi olarak kullan?lmas? durumunda bu cümlede ünlem olabilen kelime aranacak m?d?r ? Yoksa cümlenin tümü mü ünlem kabul edilecektir ? Bu durumda ünlem olabilen kelimelerden ayr? olarak ünlem olabilen cümleler ba?l??? alt?nda cümleleri s?n?fland?rmak mümkün müdür ?
Ünlemler duygu, heyecan, üzüntü, korku bildiren k?sacas? anlam bildiren kelimeler ise; bu anlamlara göre bir s?n?flama yapmak gerekli midir ? Üzüntü bildiren ünlemler ayr?, sevinç bildiren ünlemler ayr?, heyecan bildiren ünlemler ayr?, korku bildiren ünlemler ayr?, s?k?nt? bildiren ünlemler ayr? olarak tasnif edilmeli midir? Yoksa içten gelen duygular? anlatan ünlemleri bir grupta, d??a dönük ünlemleri bir grupta tasnif etmek yeterli midir ?
Yaz?l? ve sözlü anlat?mda kullan?l?? ?ekline göre hemen hemen bütün kelimeler ünlem i?levinde kullan?labilece?ine göre, ünlem olabilen kelimeleri ünlem ba?l??? alt?nda ele almak yerine, bunun sadece bir anlat?m özelli?i[37] olarak görülmesi mümkün müdür ? As?l ünlemler d???nda ünlem olabilen kelimeler ?eklinde bir tasnife ihtiyaç var m?d?r ?
Çekimli fiillerin ünlem alarak kullan?l???nda ortaya ç?kan anlat?m ?ekli, dil bilgisi kitaplar?n?n pek az?nda ünlem bölümünde ele al?nm??t?r. Özellikle ikinci ki?i ?art çekiminde ki?i ekinden sonra gelen ünlemin ses uyumlar?na da uyarak kelimeye ekle?mesiyle ortaya ç?kan te?vik edici, evetleyici, a??r? istek bildiren bir emir anlat?m? ünlemin tasnifinde yer almal? m?d?r ?
4. ÜNLEM OLAN KEL?MELER
Terim ve tasnif ile ilgili sorunlarda k?smen de?indi?imiz ünlem olan kelimeler konusunu bu bölümde ayr? olarak ele almak ve kelimeler üzerinde ayr? ayr? durmak istiyoruz.
As?l ünlemler ba?l??? alt?nda ele al?nan ah!, ay!, be!, ha!, hey!, hop!, oh!, oo!, uf! vb. kelimelerin ünlem olu?u konusunda tam bir ittifak bulunmaktad?r. Bu nedenle söz konusu kelimeler üzerinde pek fazla durmak istemiyoruz. Ancak, bu ünlemlerin anlamlar?n?n kullan?l?? yerine göre ayr? ayr? belirlenmesinin yararl? olaca?? görü?ün¬deyiz. Genellikle as?l ünlemler için bir anlam verilmi?tir. Söz gelimi, aman kelimesi dil bilgisi kitaplar?nda daha çok yard?m istendi?inde kullan?lan bir ünlem olarak belirtilmi?tir. Oysa aman ünleminin Türkçe Sözlük'te[38] yedi farkl? kullan?l??? belirlenmi?tir[39]. "Aman Allah?m!" cümlesinde yard?m isteme, "Aman, bir daha yapmam!" cümlesinde ba???lanma, "Aman, ona söylemeyin!" cümlesinde rica, "Aman, bu lâflardan b?kt?k !" cümlesinde usanç ve öfke, "Aman, çocu?a iyi bak?n!" cümlesinde dikkat uyand?rma, "Aman, ne güzel ?ey!" cümlesinde çok be?enme, "Aman efendim bana öyle ?eyler söyledi ki donakald?m" cümlesinde ?a?ma bildirmektedir. Elbette bu anlamlar?n ortaya ç?kmas?nda cümledeki di?er kelimelerin anlamlar?n?n da yeri vard?r, ancak ünlemin anlam?n? sadece bir kelimeyle s?n?rlaman?n do?ru olmad??? dü?üncesindeyiz.
Ünlem olan kelimeler konusunda farkl? yakla??mlar ve de?erlendirmeler oldu?u görülmektedir. Önceki bölümlerde ele ald???m?z dil bilgisi kitaplar?m?z?n bir bölümünde ünlem edatlar? ba?l??? alt?nda ele al?nan kelime türlerinden ünlemler ile seslenme edatlar?n? as?l ünlem edatlar? olarak tan?mlarken sorma, gösterme ve cevap edatlar?n? ikinci dereceden ünlem edat? say?lm??t?r. Ancak, di?er ara?t?rmac?lara ve kaynaklara göre bu kelimeler ünlem bölümünde ele al?nmamaktad?r. Bir ba?ka kelime türü iken ünlem olabilecek kelimeler ba?l??? alt?nda incelenen bu kelimeler ünlem edatlar? ba?l??? alt?nda yer almal? m?d?r ? Örnek kelimelerden yola ç?karak sorunu ortaya koyma?a çal??al?m:
Hani, acep kelimeleri Türkçe Sözlük'te[40] ve dil bilgisi kitaplar?m?z?n bir bölümünde[41] zarf olarak belirtilmi?tir. Baz? dil bilgisi kitaplar?nda[42] ise bunlar ünlem edatlar? ba?l??? alt?nda sorma edatlar? olarak adland?r?lm??t?r. Bu kelimeler, do?rudan ünlem edat? olarak m? adland?r?lmal?d?r, yoksa bunlar?n da niçin kelimesi gibi asl?nda zarf oldu?u, yerine göre cümlede ünlem olarak kullan?labilece?i mi belirtilmelidir ?
??te kelimesi de Türkçe Sözlük'te ve dil bilgisi kitaplar?m?z?n büyük bir bölümünde zarf türünden bir kelime olarak belirtilmi?tir. Bu kelime de ünlem edatlar? bölümündeki gösterme edatlar? ba?l??? alt?nda m? gösterilmelidir, cümledeki kullan??a göre ünlem olabilecek kelimeler bölümünde mi ele al?nmal?d?r ? Bu kelime Türkçe Sözlük'te zarf olarak gösterilirken halk a?z?nda ayn? anlam ve i?levde kullan?lan na, nah gibi kelimeler de do?rudan ünlem olarak adland?r?lm??t?r[43]. Na, bir tane daha ! örne?inin verildi?i bu maddede kelime tamamen i?te anlam?nda kullan?lm??t?r.
Evet, hay?r, yok, peki, hayhay gibi kelimelerin baz? dil bilgisi kitaplar?m?zda[44] ünlem edatlar? ba?l??? alt?ndaki cevap edatlar? bölümünde toplan?rken Türkçe Sözlük'te ve di?er dil bilgisi çal??malar?nda[45] zarf olarak adland?r?lm??t?r. Bu kelimeler zarf olarak adland?r?l?p ünlem olabilen kelimeler bölümünde mi de?erlendirilmelidir yoksa do?rudan do?ruya ünlem edatlar? bölümündeki cevap edatlar? ba?l???nda m? ele al?nmal?d?r ? Halk a?z?nda evet anlam?nda kullan?lan he baz? kitaplarda[46] ünlem olarak al?n?rken Türkçe Sözlük'te bu kelimenin zarf oldu?u belirtilmi?tir. Benzer durum hay?r kar??l???ndaki c?k'ta görülmektedir. Konu?ma dilinde ve halk a?z?nda s?kça kullan?lan bu kelime ünlem midir, zarf m?d?r ?
Banguo?lu'nun ünlemle?en fiiller[47] ba?l??? alt?nda ele ald??? e !, a! ünlemlerinin (vocatifin) ?art ekinin 2. ki?ilerinde kullan?lan ?ekilleri dil bilgisi kitaplar?m?z?n büyük bir bölümünde yer almamaktad?r. Bu kullan??taki e !, a ! ünlemleri as?l ünlemler midir, yoksa ünlem olabilen ?ekiller midir ? Bunlar birer ünlemse, ünlem i?areti kullanmak gerekli midir ? ?art 2. ki?i çekimindeki bir kelimeye eklendi¬?in¬de fiili ünlemle?tiriyorsa, bu kelime türüne ne ad verilmelidir ? Bu çekim ?ekli dil bilgisi kitaplar?m?zda fazla ele al?nmam??t?r. Bu ?ekil, dil bilgisi kitaplar?m?z?n hangi bölümünde veya bölümlerinde i?lenmelidir ?
Deminden beri söylesene.
Baksan?za müsyü memur, bundan sonra yine vapur vard?r ? [48]
Baksan a ?una. Münasebetsiz...[49]
Hemen her kelimenin ünlem olarak kullan?labildi?i yapt???m?z küçük bir tarama çal??mas?yla ortaya ç?km??t?r. Meselâ: bilet !, sakall? !, dürüm dürüm !, valide !, itiyorlar !, vb... Konu?ma dilinde di?er kelimelerden farkl? tonda ve vurguda söylenen, farkl? ünlü uzunluklar?, ünsüz ikizle?meleri ve durgular? ortaya ç?kan bu kelimeler de?i?ik anlat?mlar da bildirebilmektedir. Söz gelimi vay ! ünlemi, derin üzüntü, sevinç, tehdit, ok?ama bildirebilmektedir[50]. Söyleyi? özelliklerinden hangi kelimenin ünlem olarak kullan?ld???n? ve ünlem olan kelimelerin de hangi anlam da kullan?ld??? kolayl?kla belirlenebilir. Ancak ayn? kolayl?k yaz?da yoktur. As?l ünlemlerin hangi anlamlarda kullan?ld??? sözün geli?inden anla??l?r.
Ünlem olabilen di?er kelimelerde ise bu durum tamamen yazar?n tercihine kalm??t?r. Bazen yazarlar, içerisinde ünlem bulunan cümlelere de ünlem i?areti koymamaktad?r. Yazar herhangi bir kelimenin ünlem olarak kullan?ld???n? belirtmek isterse, ünlem i?aretini koymaktad?r. Noktalama i?aretlerinin kullan?lmad??? dönemlere ait tarihî metinlerin yay?mlar?nda da tercih, tamamen metni haz?rlayan ki?iye ait olmaktad?r.
Bu noktada ?u sorular? da sormak istiyoruz: Ünlem olabilen kelimeler için bir s?n?r çizmek mümkün müdür ? Böyle bir s?n?r çizmeye gerek var m?d?r ?
5. SÖZ D?Z?M? ?LE ?LG?L? SORUNLAR
Bilindi?i gibi, bir ünlem (veya ünlem edat?) ve bir isim unsuru ile kurulan kelime grubu ünlem grubu (öbe?i) olarak adland?r?lmaktad?r[51]. Ünlem (ünlem edat?) ba?ta, isim unsuru sonda olmakta ve her iki unsur da eksiz olarak birle?mekte; ünlem (ünlem edat?) tek kelime halinde isim unsuru ise bir isim veya isim yerine geçen bir kelime grubu halinde bulunabilmektedir[52]. Ey Türk gençli?i !, A beyim !, Be birader !, Hey Allah?n kulu ! vb... Ünlem grubu kurulu?unda esas ünlemlerin görev ald??? bilinmektedir. Cümlede ünlem grubu cümle d??? unsur olarak adland?r?lmaktad?r[53].
Ünlem grubundan daha büyük kelime birlikleri, daha do?rusu bir ünlem cümlesi var m?d?r ? Kal?pla?m?? kullan??lar, ünlem anlat?m? veren cümleler için bir terime ihtiyaç var m?d?r ?
Baz? dil bilgisi kitaplar?nda soru cümlesi gibi ünlem cümlesi de bir cümle türü olarak yer almakta, içinde ünlem veya ünlem de?eri bulunan söz dizileri ünlem cümlesi olarak adland?r?lmaktad?r[54]. Ancak, bu cümle türü daha çok yap? ile ilgili s?n?flama içerisinde de?il, anlam ile ilgili s?n?flamalar içerisinde yer almaktad?r. Bu konunun belki de cümle bilgisi ile ilgili olarak yap?lacak bir tart??mada ele al?nmas? do?ru olur, ama konumuzu ilgilendirdi?i için tart??mam?zda ünlem cümlesi ile ilgili dü?üncelerin dile getirilmesinin yararl? olaca?? dü?üncesindeyiz. Böylece ünlemlerle ilgili hiçbir konu bo?lukta kalmayacakt?r.
?u cümleleri ünlem cümlesi olarak kabul etmek mümkün müdür ?
Allah ikbalini art?rs?n ! Kal iki gözüm ! Lâz?m olursa gece de kal ![55]
Size alt? ay mühlet ! Beyinizle istedi?iniz gibi e?leniniz ! ?sterseniz soka??mdan bile geçmeyiniz ![56]
Allah a?k?na sus ![57]
-S?k??madan kendimi bir atay?m !
-Oo !... Bizden önce davranm??lar !...
-Anla??ld? !
-Herifteki enseye bak ! Dürüm dürüm !...[58]
-Baksan a ?una.. [59]
Ünlem cümlesinin varl??? kabul edildi?inde ve cümle bilgisinde bir ünlem cümlesi türü yer ald???nda bu cümlenin unsurlar? nas?l belirlenmelidir ? Ünlem veya ünlem grubunun tamam? cümle d??? unsur oldu?unda, ünlem cümlesinin tamam? da cümle d??? unsur mu olacakt?r, yoksa herhangi bir cümle gibi unsurlar?na ayr?lacak m?d?r ? Bir soru cümlesinde ünlem veya ünlem grubu bulundu?unda bu cümle nas?l adland?r?lacakt?r ?
Kal?pla?m?? anlat?mlardan veya deyimlerden olu?an ünlem gruplar? veya ünlem cümleleri unsurlar?na nas?l ayr?lmal?d?r ?
Galiba ?eytan tüyü var herifte, Allah belâs?n? versin ![60]
Sizin tuzunuz kuru ![61]
Soru cümlesi iken ünlem anlat?m?nda kullan?lan ve soru i?areti yerine ünlem i?areti ta??yan cümleler soru cümlesi mi, yoksa ünlem cümlesi mi kabul edilecektir ? Bu cümlelerin unsurlar?na ayr?lmas? nas?l olacakt?r ?
«?ster misin biz halef selef el ele vererek bir a??zdan ?Ey gaziler...? ?ark?s?n? ça??ra ça??ra memleketten ç?kal?m !» diyordu.[62]
Sende hiç ak?l yok mu ! Sen aptal m?s?n !
?çerisinde ünlem türünden bir kelime veya kelime grubu olmas?na ra?men yazar?n ünlem i?aretini kullanmamas? durumunda bu cümle ünlem cümlesi kabul edilecek midir ?
Vah, vah.... Sizi yine rahats?z ettik.[63]
Bana ayr?lan süre içerisinde ünlemle ilgili olarak belirleyebildi?im sorunlar bunlard?r. Yönlendirmede bulunmamak için sorunlar? sadece sorularla ortaya koyma?a, farkl? görü?leri aktarma?a çal??t?m. Kendi görü?lerimi ise, sorunlar?n tart???lmas? s?ras?nda dile getirme?e çal??aca??m.
________________________________________
[1] Prof.Dr.Do?an Aksan, Her Yönüyle Dil 1, Türk Dil Kurumu Yay?n?, Ankara, 1987, ss.96-97
[2] Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, ?stanbul, 1972, 349-352
[3] Ergin, age, s.352
[4] Necmettin Hac?emino?lu, Türk Dilinde Edatlar, Devlet Kitaplar?, 2. bask?, ?stanbul, 1974, s.VIII
[5] Hac?emino?lu, age, s.293
[6] Hac?emino?lu, age, s.284
[7] Jean Deny, Türk Dili Grameri (Osmanl? Lehçesi), Çev. Ali Ulvi Elöve, Maarif Vekâleti yay?n?, ?stanbul, 1941, s.676
[8] Ahmet Topalo?lu, Dil Bilgisi Terimleri Sözlü?ü, 1. bask?, Ötüken yay?nlar?, ?stanbul, 1989, s.149
[9] Tuncer Gülensoy, Türkçe El Kitab?, Kayseri, 1994, ss.130-131
[10] Tahsin Banguo?lu, Türkçenin Grameri, 3. bas?l??, TDK yay?n?, Ankara, 1990, s.396
[11] M.Kaya Bilgegil, Türkçe Dilbilgisi, 3. bask?, Dergâh yay?nlar?, ?stanbul, 1984, s.229
[12] Zeynep Korkmaz, Gramer Terimleri Sözlü?ü, TDK yay?n?, Ankara, 1992, s.157
[13] A.N. Kononov, Grammatika Sovremennogo Turetskogo Literaturnogo Yaz?ka, Moskova, 1956
[14] Türkçe Sözlük, yeni bask?, TDK yay?n?, C.II, Ankara, 1988, s.1535
[15] Tahir Nejat Gencan, Dilbilgisi, 4. bask?, TDK yay?n?, Ankara, 1979, s.479
[16] Nurettin Koç, Yeni Dilbilgisi, ?nk?lâp Kitabevi, ?stanbul, 1990, s.208
[17] Burhan Paçac?o?lu, Türk Dili ve Kompozisyon, Sivas, 1994, s.92
[18] Ne?e Atabay, Dr. ?brahim Kutluk, Sevgi Özel, Sözcük Türleri, (Yöneten ve yay?ma haz?rlayan Prof.Dr.Do?an Aksan), Türk Dil Kurumu yay?n?, Ankara, 1983, s.181
[19] Haydar Ediskun, , s.322
[20] Fuat Bozkurt, Türkiye Türkçesi, Cem yay?nevi Kültür dizisi, ?stanbul, 1995, s.316
[21] Paçac?o?lu, age, s.92; Koç, age, s.208;
[22] Korkmaz, age, 229; Bilgegil, age, s.229; Banguo?lu, age, s.396; Deny, age, ss.676-705
[23] Türkçe Sözlük II, s. 1535; Atabay ve arkada?lar?, age, s.181; Hac?emino?lu (ünlem tan?m?nda), age, s.292
[24] Ediskun, age, s.322; Gencan, age, s.479; Kononov, age; Ergin (ünlem tan?m?nda), age, s.349;
[25] Ergin, age, s.349; Topalo?lu, age, s.149; Gülensoy, age, s.130;
[26] Ergin, age, s.348; Hac?emino?lu, age, s.V;
[27] Ergin, age, s.348
[28] Bilgegil, age, s.229
[29] Aksan, gy.
[30] Bilgegil, age, s.239
[31] Ba??ml? kelime; tek ba??na anlam? olmayan ve çekime girmeyen, cümle içinde öbür kelime ve kelime öbekleri aras?nda çe?itli ili?kiler kurma?a yarayan kelime olarak tan?mlanmaktad?r. Bkz. Topalo?lu, age, s.33
[32] Ergin, age, ss.351-352
[33] Banguo?lu, age, ss.397-402; Atabay ve di?., age, s.184; Ediskun, age, s.322;
[34] Banguo?lu, age, s.398
[35] Deny, age, s.676; Gencan, age, s.479; Atabay ve di?., age, s.184; Koç, age, s.209
[36] Ancak ilgili bölümde bu terim yerine dokuncal? nidâlar terimi kullan?lm??t?r. Bkz. s.700
[37] Bozkurt, age, s.316
[38] TDK, Türkçe Sözlük, Yeni bask?, TDK yay?n?, C.1, s.61, Ankara, 1988
[39] Bozkurt, bu anlamlardan be? tanesini eserinde vermi?tir. bkz. age, s.317
[40] Türkçe Sözlük, Yeni Bask?, TDK yay?n?, Ankara, 1988;
[41] Bozkurt, age, s.288
[42] Ergin, age, s.350; Hac?emino?lu, age, ss.269-283
[43] Türkçe Sözlük, c.II, s.1067
[44] Ergin, age, s.351; Hac?emino?lu, age, s.291;
[45] Banguo?lu, age, s.372
[46] Banguo?lu, age, s.399
[47] Banguo?lu, age, s.401
[48] Ahmet Rasim, E?kâl-i Zaman, Millî E?itim Bakanl??? yay?n?, ?stanbul, 1992, s.67
[49] Ahmet Rasim, age, s.66
[50] Banguo?lu, age, s.396
[51] Ergin, age, s.390, Banguo?lu, age, s.518; Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi -Cümle Tahlilleri-, Akça? Yay?nlar?, Ankara, 1991, s.27
[52] Karahan, age, ss.27-28
[53] Ergin, age, s.401; Karahan, age, s.28
[54] Koç, age, s.425; Gencan, age, s.86; Bozkurt, age, ss.314-315
[55] Nam?k Kemal, ?ntibah, (Çev. Mustafa Nihat Özön), Remzi Kitabevi, ?stanbul, 1971, s.55
[56] Nam?k Kemal,age, s.146
[57] Nam?k Kemal, age, s.154
[58] Ahmet Rasim, age, s.113
[59] Ahmet Rasim,age, s.66
[60] Re?at Nuri Güntekin, De?irmen, 10. Bask?, ?nk?lâp Kitabevi, ?stanbul, 1985, s.116
[61] Güntekin, age, s.69
[62] Güntekin, age, s.122
[63] Güntekin, age, s.116
|
| |
|
|